Bursa
Açık
32.2°
Cennet Yüzer Cankılıç
Cennet Yüzer Cankılıç

Bu neyin ayak sesi? Erken seçimin mi, yoksa postmodern darbenin mi?

13 Mayıs 2020 Çarşamba, 00:00

Ülkede son dönemde adlandıramadığım bir hava estiriliyor. İnşallah bu, demokratik ortamda en kötü ihtimalle bir erken seçimin alt yapısıdır, yoksa benzetmek veya dillendirmek dahi istemiyorum, ama inşallah 28 Şubat benzeri bir postmodern darbenin alt yapı hazırlığı değildir.

Çünkü, 28 Şubat'a gidilen süreci bir hatırlayalım.

Bir taraftan sözde imamlar, nereden çıktığı bilinmeyen Aczmendi tarikatı lideri Ali Kalkancı'nın zikir ayinleri, cüppeli, elleri sopalı gruplar halinde caddelerde boy göstermeleri, sahte şeyh Müslüm Gündüz-Fadime Şahin'in rol aldığı evde basılma sahneleri, genç kızların başörtülü oldukları için okullara alınmamaları, coplanmaları, kapatılan RP'nin Sincan Belediye Başkanı Bekir Yıldız'ın düzenlediği Kudüs Gecesi, bunun üzerine tankların Sincan sokaklarında yürütülmesi, siyasiler arasındaki gerginlik, dönemin hükümetinin cemaat liderleriyle Köşk'teki iftar programı fotolarının çarşaf çarşaf gazetelerde yer almasıyla ülkede İran benzeri rejim yaşanacağı korkusu, diğer taraftan iş dünyasının ekonomik buhran içerikli mesajları...

Tüm bunlar asker tarafından dosya halinde Refah-Yol Hükümetinin önüne konmuş ve hükümet yoğun baskılara dayanamayarak istifa etmişti. Böylelikle tarihi 28 Şubat postmodern darbe süreci başlamıştı.

Şimdi de yeniden bir şeyler hortlatılmaya, birileri hem sağdan, hem soldan kaşındırılarak bir anormalliğin alt yapısı, sanki meşru veya gayri meşru hükümet değişikliğine gidilen sürecin taşları döşenmeye çalıştırılıyor gibi bir hava var.

***

Hep yazıyorum, salgın başladığı andan itibaren önce sosyal medya merkezli Sağlık Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Eğitim Bakanı üzerinden bir takım kaos yaratmaya yönelik paylaşımlar yapıldı. Dikkat edin, okyanus ötesi FETÖ ve PKK destekli hesaplar üzerinden yapılan bu algı yönetimi her gün farklı konulardan hükümete saldırıyor.

Ardından Sağlık Bakanlığı'nın açıkladığı verilerin gerçeği yansıtmadığı, vaka ve can kaybının yüksek olduğu belirtilip, dünyaya örnek olacak pandemi yönetimindeki başarıya rağmen süreç baltalama yoluna gidildi.

Sonra bunlara CHP'nin iki yaramaz çocuğunun, Canan Kaftancıoğlu ile Özgür Özel'in "hükümet gidecek, rejim değişikliği olacak, bu erken seçimle de olabilir başka yolla da" sözleri eklendi.

"Hükümeti meşru yollarla gönderemeyeceklerini bildikleri için bu tür demokrasi dışı yöntemlerle tehdit ediyorlar" diye, o bildik sözleri tekrarladığımız noktada bu sefer de ilginçtir;

AK Parti'ye yakın bazı isimlerden bunlara tehdit dolu cevaplar geldi.

Önce Kocaeli eski Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu'nun oğlu ve AK Parti eski Gençlik Kolları Başkanı İsmail Karaosmanoğlu Facebook hesabından;

"15 Temmuz'daki hain kalkışmaya kadar hobi amaçlı birkaç çakım vardı sadece. Şimdi, bir mangayı donatacak kadar silah ve mühimmatım var. Benim gibi de yüzbinler var. Bir daha 'başka şekilde' iktidar değiştirmeye niyetlenen olursa deneyeceğimiz çok fantezi var haberiniz olsun" dedi.

Hemen ardından Bursa'nın da eskiden tanıdığı Sevda Reggio isimli Sevda Noyan çıktı Ülke TV'de şok edici "Bizim aile 50 kişiyi götürür. Bu konuda çok donanımlıyız maddi ve manevi olarak. Liderimizin yanındayız ve asla yedirmeyiz bu ülkede, onu söyleyeyim. Ayaklarını denk alsınlar. Bizim sitede hâlâ 3-5 var, benim listem hazır" dedi.

Daha bu sözleri sindirememişken, iki gün önce de Fatih Tezcan çıktı provokatif paylaşımda bulundu:

"Biz bir daha sokağa çıkarsak eğer kimleri toplayacağız, listelerden haberiniz var mı sizin, ailenizi nasıl koruyacaksınız? Karınızı, çocuklarınızı nasıl koruyacaksınız bizden? Erdoğan'ın bir damla kanına milyonlarca kan dökülür bu ülkede."

Dün de HDP eski Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Millet İttifakı ortağı İYİ Parti için kendilerine elçiler göndererek, görüşme talebinde bulunduğunu iddia etti ki, siyaset arenasında taşları yerinden oynatacak bir hamle.

Ne olursa olsun bu açıklamalar hangi taraftan gelirse gelsin yanlış, ülkeyi kaosa sürüklemeye yönelik kabul edilemez bu çirkin senaryolar bir an evvel bertaraf edilmelidir.