Bursa
Açık
32.2°
Cennet Yüzer Cankılıç
Cennet Yüzer Cankılıç

Bu durumlar hiç "etik" değil...

05 Temmuz 2020 Pazar, 00:24

AK Parti'nin eskiler hatırlayacaktır, Büyükşehir eski Belediye Başkanı Rahmetli Hikmet Şahin prensipli biriydi. Siyasette hak ve hukuku gözettiği gibi, siyasi etik kurallara da önem verirdi. Göreve geldiğinde İl Başkanı Hayrettin Çakmak, İl Sekreteri de Abdurrahman Tığ'dı.

Abdurrahman Tığ aynı zamanda BURFAŞ Genel Müdürü idi. Hikmet Başkan, il Yönetim Kurulu Toplantısına girdiği zamanlarda, İl Sekteri Abdurrahman Tığ dışarı çıkardı( ya da çıkarılırdı).

Çünkü siyasi anlamda etik bulmazdı. Zaten Abdurrahman Bey'de bir süre sonra il yönetiminden istifa ederek bu " sıkıntılı duruma "son verdi.

Hikmet Başkan derdi ki:
"İl Başkanı, il sekreteri ve il yöneticileri siyaseten hiyerarşik yapıda benim üstümdür. Ama burada bir tezatlık var. Abdurrahman Tığ benim belediye şirketlerimdeki bir genel müdür.Bugün Abdurrahman olur, yarın bir başka isim altında bir başka belediye şirketinde müdür ya da işçi olur.Benim emir verdiğim, benim altımda çalışan birine siyaseten nasıl hesap veririm? "

Hayrettin Çakmak'ın ilk döneminde belediye ve diğer kamu alanlarında bu şekilde işçi statüsünde ve ya sözleşmeli personel statüsünde olup, il ve ilçe yönetimlerinde görev alan pek çok Ak Partili isim oldu.

Çakmak, ikinci döneminde bu etik olmayan duruma son verdi.

Ondan sonra İl Başkanı seçilen Sedat Yalçın, teşkilatlarda yönetici pozisyonunda görev alanların belediye ve kamu dairelerinde çalışmamasını prensip kararı olarak benimsedi. Aynı zamanda büyükşehir belediyesi şirketlerinin hiç birine yönetim kurulu üyesi vermedi.

Aynı şekilde teşkilat ana kademelerinde görev alanların kamusal alanda ticari ilişkilerinin bulunmamasını da şart koştu.

Sedat Başkan bu konularda hassastı.

Derdi ki:

"Siyasilerin görevi kamuya yön vermek. İktidar iseniz, sizin partinize mensup belediyeleri ve işleyişleri denetlemekle, vatandaşla belediye ve kamu kuruluşları arasında köprü vazifesi görmekle vazifelisiniz. Siz eğer kamu kuruluşunda çalışıyor ve aynı zamanda ilçe başkanı ya da il başkan yardımcısı ve ya yönetim kurulu üyeliği yapıyorsanız, o kamudaki işleyişi nasıl denetleyeceksiniz? Burada hukuki açıdan bir problem yok ama, siyasi etik açıdan büyük problem var. Zaten toplumun güveni daha çok bu etik kurallara bağlılığınızla oluşur".

Çok doğru bir saptama...

Peki ya şimdi?

İl yöneticileri , il başkan yardımcıları , ilçe başkanları sıfatında belediye şirketlerinde yönetim kurulu üyesi olarak görev yapanların sayısı maalesef son dönemde arttı.

Siyasi anlamda etik dışı bu görevlendirmeler doğal olarak teşkilatlar ve halk nezdinde çeşitli soru işaretlerini ve iddiaları beraberinde getirdiği için bir güven zedelenmesine yol açıyor.

Parti kulislerinde yöneticilere "kıyak" olarak geçen böyle görevlendirmeler, toplumda "bu makamlar iş kapısı mı? parti yöneticilerine maaş mı bağlanıyor? " sorusunu gündeme getirip tepki topluyor.

Dün de yazmıştım. AK Parti'nin özellikle Bursa'da son dönemde itibar ve güven kaybına uğradığı görülmekte. İşte bu tür etik dışı uygulamalar da güven kaybının nedenlerinden biri.

Parti yönetimi kendini sorgulamazsa, zaten millet sorgulayacak. Yönetim, bu olumsuz gidişatı durdurmak için temiz siyaset yapılanması ile ilkeli ve nitelikli politik duruş pozisyonuna dönmezse,korkarım ister erken, ister zamanında olsun yapılacak ilk seçimlerde milletten onay alamayacak!