Bursa
Açık
19.5°
Cennet Yüzer Cankılıç
Cennet Yüzer Cankılıç

Bu 'af' inşallah Rahşan Affı'na dönmez!..

07 Nisan 2020 Salı, 22:55

Eğer bu günlerde corono virüs hayatımızı etkileyip, tek gündem maddemiz olarak yerini almasaydı, eminim TBMM'nin gündemine de bu af yasası zor gelecekti.

Hadi diyelim ki bir şekilde geldi ama inanın bugünlerdeki gibi öyle sessiz sedasız geçmez yine ülkenin en önemli siyasi tartışması olarak gündemdeki yerini alırdı.

Ancak şartlar bugün farklı.

4 ay önce yoğun toplumsal baskılardan dolayı AK Parti ile MHP'nin rafa kaldırdığı af yasasını hükümet yeniden gündeme getirdi ve karşımıza "zorunlu hal" olarak çıkarıldı.

Çünkü cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısı kapasitenin 3 katı arttığı için şu anda coronovirüs tedbirleri kapsamında olası riske karşı acilen boşaltılmalı.

Af düzenlemesi geçen hafta Adalet Komisyonu'ndan geçti. Dün görüşülmeye başlanan ve muhtemelen de Perşembe günü TBMM'de AK Parti ve MHP'nin büyük olasılıkla oylarıyla yasallaşacak olan af yasasıyla beraber cezaevlerindeki 100 bin tutuklu ve hükümlü dışarıya salıverilecek.

Daha önceki yazımda belirtmiştim. Toplumun belli suçlarda hassasiyeti var.

Birisi törer, diğeri kadın ve çocuklara yönelik cinsel istismar ile şiddet. Bir de en önemlisi uyuşturucu ticareti yapanlar. Bu suçlardan dolayı içeride bulunanların salıverilmesi toplum vicdanında öyle büyük yaralar açacak ki...

90'lı yıllarda çıkarılan Rahşan Affı yanında masum kalacak.

İşte bu hassasiyetten dolayı Meclis'e getirilen Af Yasası'nda toplum hassasiyetinin önemli ölçüde korunduğu belirtiliyor. Terör, kadına ve çocuğa yönelik cinsel istismar ve şiddet, uyuşturucu madde ticareti suçluları ile kasten adam öldürmek suçları af yasasının içinde değil.

Ama infaz düzenlemesinde kasten adam öldürme, gasp, dolandırıcılık gibi adi suçlara yönelik belli oranlarda getirilen indirim oranlarının kadın ve çocuğa yönelik cinsel ve şiddet ile uyuşturucu suçlarını da kapsadığına dair bir takım hukukçu görüşleri var ki, bu konuda hukukçu olmadığım için derinlemesine bir bakış açısına sahip olmamakla beraber, hem vicdanen hem de adaletle bağdaşmadığını belirtmeliyim.

BAŞKAN ERDEM'DEN HÜKÜMETE ÇAĞRI

Salgın ülkemizde görülmeye başladığı andan itibaren merkezi hükümet bir taraftan yerel yönetimler bir taraftan yoğun bir çalışma temposu içine girdiler. Bu konuda belediyelerin hiçbir siyasi parti ayrımı gözetmeksizin takdir topladıklarını ifade etmeliyim.

Özellikle yerelde belediyelerin büyükşehir ve ilçe belediyeleri olarak sahada çok hızlı organize olmaları ve anında önlem alarak bunları sahada uygulamaları ve vatandaşı gerek evinde gerekse de dışarıda yalnız bırakmamaları dikkat çekiyor.

Dün enbursa yazarları olarak Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem'le evlerimizden canlı yayın gerçekleştirdik. Programda Başkan Erdem, belediyelerin gerek nitelikli kadro gerek yapısal olarak saha yeteneğinin bulunduğunu ve sahadaki operasyonlarda daha çok kabiliyete sahip olduğunu söyledi.

Ve merkezi iktidara öneride bulundu:

"Belediyeler bir merkezi hükümet gibi değil. Birebir vatandaşla iletişim halinde. 7/24. Bu yüzden belediyelerin böyle olağanüstü dönemler için kaynaklar ve maddi destekler anlamında daha da güçlendirilmesi lazım."