Bursa
Açık
18.5°
Cennet Yüzer Cankılıç
Cennet Yüzer Cankılıç

BTSO Başkanı İbrahim Burkay'ın dikkatine!..

21 Mart 2020 Cumartesi, 23:08

Korona virüs tedbirleri kapsamında zorunlu olmadıkça dışarıya çıkmama kuralına sonuna kadar katılıyorum. Bu madalyonun bir yüzü. Ama bir de arka yüzü var ki, ekonomik anlamda tam bir kriz durumu. Kamu çalışanları ve emekliler ile hatta İSO'nun her yıl açıkladığı ilk 500 dev şirket dışında tüm sektörler işçisinden iş verenine kadar sıkıntı içine girdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığı ekonomik kalkan paketi beklentilere istenilen düzeyde karşılık vermemekle beraber piyasalara bir nebze de olsa güven pompaladı, ama özellikle KOBİ'ler noktasında tam bir rahatlama sağlamadı.

İşte bu noktada yerel dinamikler teker teker devreye girmeye başladı.

Türkiye'nin İstanbul, Ankara ve İzmir'den sonra en büyük iş dünyası örgütlenmesi olan BTSO, üyelerine bu süreçte destek olmak amacıyla, bünyesinde kriz yönetim ekibi oluşturduğunu ve bir dizi önlem ve destek paketlerini hayata geçireceklerini duyurdu.

Bunlardan en önemlisi de nefes kredisi...

Söz konusu açıklamayı dün İnci Sözlük'ün ortağı ve Twitter fenomeni Emin Adanur'un paylaşımından öğrendim. Attığı twitte;

"BTSO'dan üyelerine çok iyi imkan. İşletmelere vereceği 'Nefes Kredisi' ile virüsten etkilenen işletmeler için rahat nefes almalarına yardımcı olacak. Ayrıca aldığım bilgi özel talimatı ile işlemler çok hızlı ilerleyecek ve herkese yardımcı olunacak. Tebrikler" yer aldı.

Ama keşke ben de onun gibi iyi niyetli algılayıp "Oh be, yerelde esnaf rahat nefes alacak" diye sevinebilseydim.

Maalesef işletmelerin çoğu bu krediyi yine alamayacak!..

Çünkü, bir buçuk yıl önce de BTSO, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın esnafa, KOBİ'ye nefes kredisi imkanı vereceğiz talimatı doğrultusunda Bursa'da da web sitesinden duyuru yapmış, 50 bin TL'ye kadar faizsiz ve bir yıl sonra geri ödemeli şartlarında tanınan bu destekten yararlanmak isteyenlerin evraklarını hemen hazırlayıp 3 kamu bankası ile bir kaç tane de yanılmıyorsam özel bankaya başvurmalarını istemişti.

Ben de başvuru yapanlardanım. Tüm evraklarımı hazırlayıp bankaya gittiğimde "alamazsınız" dediler. "Vergi borcum yok, SSK borcum yok, Oda aidat borcum yok, kara listede de değilim. Neden?" dediğimde "Kredi kartı ödemeleriniz düzensiz de ondan" dediler.

Ben de "Neticede tüketici kredisi, konut ya da araç kredisi için başvurmuyorum. İşletme sahibiyim, bende aranan koşul önce vergi ve SSK borcunun olup olmadığıdır, sizden alacağım para ile kredi kartımı, işletme borçlarımı ödeyeceğim, hem piyasaya nakit girdisi sağlayacağım hem de ben rahat nefes alacağım. Adı üzerinde nefes kredisi. Niye zorluk çıkarıyorsunuz?"diyerek itiraz etmiştim.

5 bankayı gezdim. Yok. Sonradan bu durumu başta TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı Hakan Çavuşoğlu ile milletvekilleri olmak üzere tüm yetkililere anlatmıştım ve onların da verdiği cevap "Maalesef sizin gibi binlerce esnafımız bu durumdan muzdarip oldu" idi.

Diyeceğim o ki BTSO Başkanı Sayın İbrahim Burkay, böylesine olağanüstü durumda madem ki üyelerinize destek kredisi vermek istiyorsunuz, samimi iseniz lütfen bir önceki gibi bankaların katı kurallarına takılmayalım. Çıkın esnafla konuşun. Hangi birinin kredi kartı borcu düzenli ödeniyor ki?

Bu önemli konuya bankalar nezdinde düzenleme getirmezseniz benden söylemesi sadece sözde icraat yapmış olursunuz!..

İŞTE BUNA ÇOK ÜZÜLDÜK!

Biz kadınların vazgeçilmezidir. Pazara çıkar önce baştan sona tezgahları ve fiyatlarını bir güzel inceleriz. Mevsimine göre Allah ne verdiyse meyveyi, sebzeyi gözümüzle keseriz. Sonra nazikçe elleriz, yetmedi pazarcı esnafının mor ışıklarıyla daha bir kırmızı görünen domatesi alır, şöyle bir gün ışığına doğru tutarız.

Yetmedi yakın gözlüğümüzden yardım alırız.

Çünkü, bazen ciladan parıl parıl parlayan, gözümüzün içine kadar sokulan o elmaların, domateslerin ya arka tarafları çürük olur ya da en iyileri, irileri üsttedir, çürükleri, cılızları alttadır. Kiraz ve çileklerin çürükleri de öyle. Bize annelerimizin öğretisidir. Hele ki patlıcanları,dolmalık biberleri ellemeden, parmağımızla bastırmadan asla almayız!..

Pazarcı esnafı da iyi bilir ki, hanım ablalar, teyzeler, nineler ellemeden meyve sebze almaz. O yüzden "seçmece bunlar, seçebilirsin" diye bütün gün bağırır.

İşte ne yazık ki Covid-19 tedbirleri bizim pazardaki bu geleneksel inceden inceye yaptığımız "seç-al" dönemini de baltaladı. Artık pazarda tezgahlardaki ürünlere dokunup öyle almak yasak!