Bursa
Parçalı Bulutlu
24.6°
Cennet Yüzer Cankılıç
Cennet Yüzer Cankılıç

Biz Avrupa gibi yaşlılarımızı yalnızlığa ve riske atmıyoruz!

28 Mart 2020 Cumartesi, 21:39

Yaşlılarımız ve büyüklerimize yönelik sosyal medyada pek çok görüntü dolaşıyor. Çoğu esprili ama bazen de güldürürken haddi aşan, incitici, kırıcı ve mağdur duruma sokan görüntüler de var. Ve tabii içlerinde bizleri düşündüren ve duygulandıran, hatta ağlatan örnek görüntüler de yok değil.

Bir tanesi Eskişehir'in Yunus Emre Mahallesi'ndeki evine bir ihtiyacının olup olmadığını sormak için gelen Vefa Sosyal Destek Grubu ekiplerine "Evi öğrendiniz ya oğlum üzümler olunca da gelin emi diye" tüm samimiyetiyle misafirperverliğini ortaya koyan 84 yaşındaki Tevhide Nine'nin görüntüsü idi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da çok etkilendiği için görüntüyü sosyal medya hesabından hemen paylaştı.

Bu bağlamda dün Yıldırım Belediye Başkan Yardımcısı Ali Mollasalih'den de benzer, beni çok ama çok etkileyen bir görüntü geldi.

Yıldırım Belediyesi'nin özel hijyenik kıyafetli, maskeli, eldivenli elemanı elinde sefer tasları zili çalıyor. "Vahit Amca" diye sesleniyor. Kapıyı elinde bastonla ayakta zor duran yaşlı bir amca açıyor.

"Buyur evladım" diyor.

Görevli elindekileri uzatıp "afiyet olsun" diyor. O da tüm içtenliğiyle "Allah razı olsun evladım" diyor. Sonra "1928'liyim. Hanım da 1927'li. Benden bir yaş büyük. Şeker hastası gözleri görmüyor" diye konuşuyor. Bu sırada içeriden ayakta zor yürüyen iki büklüm şeklindeki cılız bir nine geliyor kapıya.

Gözleri görmediği için el yordamıyla yürüyor ve kapıyı eliyle buldurduktan sonra yüzündeki o masum gülümseme ile "Bizi unutmuyorsunuz, Allah razı olsun evladım"diyor. İşte o anda kapıda dikilen yalnız bu 2 yaşlı nine ve dedenin görüntüsü sizi bitiriyor!

Diyeceksiniz ki, bu yardımlar yeni değil. AK Parti iktidarı döneminde belediyelerin sosyal sorumluluk projelerinden biri. Evet, doğru ama şu anda bu bir "proje" değil. Onlar evlerinde yalnızlar, sokağa çıkamıyorlar. Salgın nedeniyle kapılarını da mahalleden konu komşu çalamıyor. İşte sırf bu yüzden Yıldırım Belediyesi'nin Somuncu Baba Vakfı işbirliğiyle Yıldırım Bayezid Aşevi'ndeki dev kazanlarda büyük bir özenle pişirilip, hazırlanan yemeklerin 65 yaş ve üstü ile kronik rahatsızlığı bulunan ihtiyaç sahibi vatandaşlara dağıtımını önemsiyorum ve takdir ediyorum.

Takip ediyorum. Bu güzel ve örnek uygulamayı içinde bulunduğumuz şu sıkıntılı günlerde tüm riskleri üzerine alarak diğer belediyeler de yapıyor. Bu beni bitiren iki yaşlı ve yalnız çiftin ayaklarına kadar getirilen yemekler karşılığında duydukları o minnettarlığı, o şükran duygusu, o mapcubiyetleri ve tavırlarını anlatmam mümkün değil.

Evet, yardımlar gizlidir ama bazen de burada olduğu gibi farkındalık yaratması için gösterilmelidir. Ben de etkilendiğim için Yıldırım Belediyesi'nden örnek verdim. Bu vesileyle hem Başkan Oktay Yılmaz'a hem de diğer belediye başkanlarımıza ve ekiplerine teşekkür ediyorum.

Ve tabii bir büyük teşekkürüm de İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya.

Avrupa ülkelerinde görüldüğü gibi insanlarımızı riske atmadığınız, sokağa ve yalnızlığa itmediğiniz için.

65 yaş ve üstüne getirilen sokağa çıkma yasağı ile hem onların canlarını ve sağlıklarını güven altına aldığı için hem de onları bakanlık bünyesinde acil olarak kurduğu Vefa Sosyal Destek Grubu'ndaki tüm polis ve jandarma ekiplerini evlerine gönderip ihtiyaçlarının olup olmadığını sordurduğu, gıda ve erzak alışverişlerini yaptırdığı için...