Bursa
Açık
17.5°
Cennet Yüzer Cankılıç
Cennet Yüzer Cankılıç

Biraz da futbol... Başarısızlığın faturasını başkana kesmek doğru mu?

29 Temmuz 2020 Çarşamba, 21:42

Futboldan teknik açıdan hiç anlamam, ama söz konusu Bursaspor olunca her Bursalı gibi ben de az buçuk siyasi ve toplumsal açıdan değerlendirme kabiliyetine ve hakkına sahibim diye düşünüyorum.

Sonuçta futbol toplumun yüzde 49'u için bir fanatizim. Moral, heyecan, tutkuyla bağlanma, sahiplenme, birlik ve beraberlik gücünün sahada vücut bulması. Ne verirsen onu alırsın. Takımını yalnız bırakırsan boynun bükük olur, tutarsan, kentinle beraber marka değerin ve coşkun artar.

İşte bu açıdan baktığımda pazar günü kader maçı olan Adana Demirspor karşılaşmasında 4-1 yenilgi ile kente ikinci defa TFF 1. Lig'de devam sonucu ile dönmesi tüm Bursa olarak hepimizi derinden sarstı. Adana, tüm sezon boyunca olduğu gibi o günde takımı için siyasetçisinden, iş dünyasına, taraftarından bürokratına kadar kenetlenmiş bir görüntü verdi. Adana'nın bu görüntüsü, tribünde en üst düzeyde temsil edilmesi, Bursaspor'un şu son 13 aydaki "yalnız takım" görüntüsünü tescilledi...

Birincisi, Adanalı olan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in o gün tüm işini gücünü bırakıp tribünde kentinin takımını yalnız bırakmayarak yerini almış olması. İkincisi ise maç esnasında sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımlarıyla takımının taraftarlarına güç, kuvvet ve moral takviyesi vermesi idi, özellikle daha ilk twitinde Bursa'ya öyle bir siyaseten üst çalım attık ki, Bursa bu anlamda o kadar siyasetçi ismine rağmen boynu bükükleri oynadı.

Dedi ki:

"Adana sıcağında ŞİMŞEK ÇAKIYOR. Yaz sıcağında ŞİMŞEK NASIL ÇAKAR" diye merak edenler Adana Demirspor'a baksın."

İşte o şimşek Bursaspor'un üstüne yıldırım gibi düştü.

UÇAK KALDIRMAKLA BU İŞ OLMAZ

Evet diyeceksiniz ki, Bursaspor maçına o gün kentten uçak kaldırıldı. Milletvekilleri, büyükşehir ve ilçe belediye başkanları, AK Parti il başkanı, yöneticiler,meclis üyeleri gittiler. İyi de yaptılar ama edindiğim izlenim kendi kendilerini avuttular. Hangi biri uçakta futbolcuların yanına gitti, hangi biri maç öncesi soyunma odasına girerek, maddi ve manevi destek verdi?

Yok, yok, yok...

Şimdi birkaç gündür izliyorum, "Başkan Mesut Mestan istifa etsin, olağanüstü kongre yapılsın" çağrıları yapılıyor, aday isimleri telaffuz edilmeye başlandı.

Doğrudur da,siyasette olduğu gibi sporda da başarısızlık başkana ve teknik driektöre aittir, kabul. Ama burada gerçekçi olalım, bu başarısızlıktan sadece başkan sorumlu değil.Onu yalnız bırakan bu kentin valisi, iktidar partisinin il başkanı,Bursa'nın siyasi büyükleri, oda başkanları vb...

Maddi desteği de her zamanki gibi sadece Büyükşehir Belediye Başkanının üzerine yıkmakta doğru değil...Bu kentin ağa babaları var,hani nerdeler? Toplanıp da son maçta uçak kaldırmak yerine 13 aydır bu kentin marka değeri olan takımına neden maddi destek sağlanmadı? diye düşünmek gerek!

ÇELİK VE TUNÇAK HER DAİM DESTEK ÇIKTI

Siyaseten küme düşmüş takımın önünü açan 2 kişi oldu, bunu Başkan Mesut Mestan süreçte çıkıp da açıkça mevcut siyasi yapılaşmadan çekindiği için söyleme cesaretini gösteremedi, daha önce yazdığım için ben yineleyeyim.

Mesut Mestan 13 ay önce takımın başına geldiğinde onu kolundan tutup Cumhurbaşkanı Erdoğan'a götüren ve tanıştıran AK Parti eski il başkanı, milletvekili ve halen Siyasi Hukuki İşler Başkan Yardımcısı Mehmet Tunçak oldu.

Tunçak, Mestan'ı Cumhurbaşkaın Erdoğan geçtiğimiz ağustos ayında İstanbul-İzmir Otabanı ve Şehir Hastanesi'nin açılış töreni için Bursa'ya geldiğinde Merinos AKKM'deki özel yemekte görüştürdü.

İkincisi de her dönem Bursaspor'un ağabeyi, kara gün destekçisi eski bakan Faruk Çelik'ti.

Çelik öyle peş peşe destekler çıktı ki, yoksa takımın hali bugünkünden daha perişandı. Kapanan kapıları açtı. Daha önce İbrahim Yazıcı'ya, Ali Ay'a verdiği desteği Mestan'a da verdi.

İlk olarak tranfer yolu kapalıydı. Tahtanın kapanmasına da 2 gün kala, takımı ipten aldı. Ağustos ayının sonuna doğru Cumhurbaşkaın Erdoğan'la birlikte Artvin'deki baraj açılışı için helikopterde iken, konuyu aktardı. O da hemen TFF Başkanı Nihat Özdemir'e konuyu halletmesini istedi. Özdemir'de "Takımın vergi ve SSK borçları var efendim,bunlar ödenmeden tahta açılamıyor" deyince Cumhurbaşkanı da "Faruk halleder" diyerek sorumluluk verdi. Bakan Çelik de bunun üzerine 11 kişilik TFF yönetim kurulu üyelerini tek tek arayarak elden dosyaları imzalattı ve tahta açtırdı.

İkinci büyük desteği de kredi borçlarından dolayı hacizle uğraşan kulübe rahat nefes aldırması oldu. Kredi ve vergi borcunu yeniden yapılandırırken, yeni kredi imkanı da sağladı.Bunun dışında ufak tefek dokunuşları da oldu ama dediğim gibi Onun sağladığı maddi ve manevi desteğin onda birini diğer kentin büyükleri gösterse idi, şimdi bu takım 1. Lige çıkmıştı!..Bursa'da çifte bayram coşkusu vardı.

Ne diyelim, Bursaspor taraftarı diğer kentlerin taraftarına benzemez. Yapılan desteği de hiç unutmaz,kötü gününde kim yanında kim değil bilir. Şimdi o hafızayı tazeleme zamanı. Sorun burada Mestan değil... Önümüzde Erzurumspor örneği var.Acun Ilıcalı'nın "destek "programını valisi,ticaret odası, bakanları, milletvekilleri, iş dünyası hep birlikte organize etmişlerdi.Bizde ise böyle program son anda iptal edildi. Kim etti, kimler vazgeçti? Düşünün artık...

O yüzden başarısızlığın faturasının sadece ona çıkarılması haksızlık! Bugün istifa, kongre diyenler, adaylık arayışında olanlar bir yıldır neredeydiler? Diye sormak lazım...