Bursa
Açık
19.1°
Cennet Yüzer Cankılıç
Cennet Yüzer Cankılıç

Başkan Salman'ın paylaşımına imzamı atıyorum!

10 Mayıs 2020 Pazar, 00:48

AK Parti Bursa İl Başkanı Ayhan Salman, dün akşam saatlerinde Twitter hesabından bir paylaşımda bulundu. Altına imzamı atıyorum. Çünkü son günlerde Bursa medyasında içine siyasileri de alan çirkin saldırılar söz konusu ve bu saldırıların çıkış odağını da sosyal medya oluşturduğu için rahatsızlığını gayet kibar ayarda dile getiren paylaşımı tam yerinde olmuş.

Başkan Salman dedi ki:

"İnsanlar genellikle kişisel çıkarlarını korumak ve çoğaltmak için kavga ederler. Aralarında kavga ederek, birilerine iftira atarak, fitne, dedikodu yayarak başarılı olabilecekleri tek şey sadece birbirlerinden cehaletlerini ve korkaklıklarıni saklamaya çalışmaktır. Üstad N.Fazıl Kısakürek 'İnsan bağırırken düşünemez. Düşünemeyenlerse hep kavga içindedirler.' Diye ne güzel söylemiş. Ortamı gererek kavgadan, nefretten, dedikodudan yana taraf olmak hem bizlere, hem şehrimize, hem de ülkemize zaman kaybından başka bir işe yaramaz. O yüzden "Sosyal Medya Etik Kuralları"nı son derece önemsiyor, bu mecranın geleceğinin daha berrak olmasında, siyaseti daha erdemli kılmasında önemli rol oynayacağını düşünüyoruz."

Çok doğru.

Sosyal medya çıktı, mertlik bozuldu. Evet sosyal medyanın yazılı ve görsel medya gibi çok büyük bir güç haline gelmesini önemsiyorum. Çünkü doğru ve yerinde kullanıldığında pek çok yanlışın önüne geçebildiği gibi, toplumsal olaylarda da öncülük ediyor. 15 Temmuz darbe girişimi, a-politik diye nitelendirdiğimiz gençlerimizin sosyal medyada etkin olup sokağa dökülmeleri sonucu engellendi.

Ama şer güçlerin eline geçtiğinde de silahtan, bombadan beter etki gösteriyor. Günlerce yazıyorum. Coronavirüs salgını başladığı andan itibaren hükümete yönelik okyanus ötesi hesapların da desteğiyle iktidarı, Cumhurbaşkanı'mızı ve hükümeti yıpratma, iktidar partisini devirme ve operasyon çekme saldırıları oluyor. Allah'tan İçişleri Bakanlığı provokasyon içeren tüm bu hesapları yakinen takip ettiği için gerekli önlemleri ya alıyor ya da hesap sahiplerini bulup, adalete teslim ediyor. Daha son bir ay içinde hükümete ayar çekmeye çalışan Ankara Kuşu ile Kaç Saat oldu? Twetter hesaplarının kullanıcıları bulunup, gözaltına alındılar.

Ve yine bu mecra çoğu zaman şahsi, siyasi veya ahlak dışı bir takım ilişkiler için de güç olarak kullanılabiliyor. Paylaşımlarda küfürler, hakaretler, haksız ve asılsız itham ve iddialar ya gerçek hesaplarından ya da sahte hesaplardan olabildiğince serbestçe yapılıyor. Bu yazılanların onda biri bir gazete veya mecmua yoluyla yapılsa hukuken suç teşkil ediyor ama, sosyal medya veya internet sitelerinden yapıldığında yasal düzenlemesi olmadığı için ve bir de bu hesapların IP'leri yurt dışı kaynaklı olduğundan bulunmaları ve yasal işlemlerin yerine getirilmesi bir hayli zaman alıyor.

2015 seçimleri sırasında densizin biri alkollü iken Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik bir paylaşımda bulunmuş, ben de cevap yazmıştım. Benim cevabımın altına döşenen bu şahsı bilişim suçlarına şikayet ettim. Mahkeme tam 1 yıl sürdü. Para cezasına çarptırıldı. Yine Bursa'da son bir yıldır kendini gazeteci olarak tanıtan bazı şahısların sosyal medya hesaplarından fütursuzca ve yalan dışı iddialarıyla karşı karşıyayım. Hiçbirine cevap vermedim. Hukuki zemine taşıdım. Çünkü onların yazdıklarının hiçbiri doğru değildi.

Tıpkı son birkaç gündür yazılıp çizilenler gibi...

Bir süredir "Bursa Fedaisi / Türkiye fedaisi" sahte hesaplarından enbursa.com'un sahiplerine ve eski Bakan Faruk Çelik'e saldırılar yapılıyordu. Faruk Çelik'in hiçbir şekilde bu medya ile direkt yada endirekt ilişkisi olmadığı halde onunla ilişkilendirip gündeme taşımaya kalktılar. Yetmedi. Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş'a da sahte hesaplar üzerinden çirkin saldırılar eş zamanlı gerçekleşerek sanki teşkilat yönetimleriyle Bakan Çelik'i karşı karşıya getirmek gibi bir algı oluşturmaya da kalktılar.

Oysa ikisinin de birbiriyle çekişmesi olmadığı gibi başka birilerinin ya da sahte hesaplar üzerinden de yazı yazdırma gibi bir siyasetçiye yakışmayan düşünceleri dahi yok.

Tabii bu saldırıların dayanağında, uzun süredir Bakan Çelik'in teşkilat içi toplantı ve törenlere davet edilmemesinin de getirdiği bir dışlanma pozisyonundan güç alma durumu bulunuyor.

Hatta Bakan Çelik'e bir gazetenin ve onun sahibinin sosyal medya üzerinden çirkin ve nefret diliyle yaptığı itibarsızlaştırmaya yönelik son saldırı AK Parti teşkilatlarında büyük infial uyandırdı. AK Parti'lilerce tepkiyle karşılanan ve yargıya taşınan bu yalan ve itira dolu paylaşımlar için "nasıl ki Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş'a sahte hesaplar üzerinden ahlaksızca vuruşları tasvip etmiyorsak, Devlet Bakanlığı yapmış, ülke siyasetine mal olmuş, en başarılı bakanlarımızdan Faruk Çelik'e açıktan yapılan saldırıları da asla tasvip etmiyoruz, o bu kente hizmeti geçmiş ve bu kentin sokaklarında başı dik rahatça dolaşan bir parti büyüğümüz. Cumhurbaşkanımızın da yakın çalışma arkadaşlarından. Son yerel seçimlerde bizzat Cumhurbaşkanı'nın talimatıyla sahaya inen, seçimin kazanılmasında büyük rolü olan siyasetçi. Bu saldırıları hak etmiyor. Neden parti yöneticilerimiz bu saldırılara sessiz kalıyor. Onlar değil, partimiz bu saldırılardan zarar alıyor. CHP bile bu zararı veremedi " dedikleri noktada, işte AK Parti İl Başkanı Ayhan Salman'ın çıkıp bu paylaşımla üstü kapalı da olsa gayet nazik bir uslupla sessizliğini bozmasının doğru ve çok yerinde bulduğumu belirtmeliyim.

Tabii biraz daha net ifadeler olabilirdi...