Bursa
Parçalı Bulutlu
24.6°
Cennet Yüzer Cankılıç
Cennet Yüzer Cankılıç

Bakan Faruk Çelik, kimler için 'siyaset fukarası' dedi?

20 Mayıs 2020 Çarşamba, 23:45

Bursa'da son haftalarda birileri tarafından siyasi linç kampanyasına maruz bırakılan, AK Parti otoriterlerinin de nedense sessizce izlemeyi tercih ettiği, AK Parti hükümetlerinin 11 yıl gibi en uzun süreli bakanlarından Faruk Çelik, bu asılsız iddialara cevap vermek yerine memleket meselelerine kafa yormayı sürdürüyor.

Dün öğle saatlerinde Karadeniz bölgesinin en etkili yöresel TV'si Çay TV'ye konuşan Çelik, Türkiye'nin coronovirüsle mücadelesi başta olmak üzere, darbe ve erken seçim söylentilerine yönelik gündemdeki son gelişmeleri değerlendirdi.

BAŞARININ ALTINDA YATAN 3 NEDEN VAR

Ankara Temsilcisi ibrahim Eksilmez'in 25. Saat programında soruları yanıtlayan Çelik, coronovirüsle ilgili önce bir genel tespitte bulundu:

"Coronovirüsten önce dünyanın gündeminde ne vardı? Devletlerin birbirleriyle düşmanlıkları, düşmanlıklara yönelik hesapları vardı. Para konuşuluyordu, silah konuşuluyordu, birden bire onlar kalktı. Dünyanın tek düşmanı coronovirüs oldu. Her ne kadar ortak düşman olarak görülse de, devletler bu düşmanla tek başına savaşmak zorunda kaldı. Ülkeler sınırlarını kapattı."

Çelik, daha 3-4 ay öncesine kadar dünyanın en büyük ve en etkili birlikleri, örgütleri olan BM'nin, Atlantik Birliği'nin, NATO'nun, AB'nin ve son olarak Dünya Sağlık Örgütü'nün de anlamını yitirdiğini söyledi ve "Avrupa'da gördük, İtalya, ispanya gibi ülkeler AB tarafından yalnız bırakıldıklarını söylediler. Paranın, silahın gücünün yetmediği bir süreç yaşandı" dedi.

Programda, "Türkiye'nin bu süreci çok az zayiatla geçirdiğini görüyoruz. Elbette gönül ister ki bu kayıplarımız da olmasaydı, ama en az kayıpla süreci atlatıyor olmamız büyük başarı. Bu başarı elbette bugünün bir sonucu değil" diye konuşan Çelik, devamında;

"Çünkü başarılı bir yönetim süreci gerçekleştiriliyor ve bu başarının altında yatan, netice almamıza neden olan maddeler var" diyerek bunları 3 ana başlıkta topladı.

  • "Birincisi, sağlıkta son 18-20 yılda alınan önlemler, reformlar, yasal düzenlemeler, yatırımlar var. Benim de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olduğum dönemde Sosyal Güvenlik Reformu, Genel Sağlık Sigortası başta olmak üzere yapısal ve kurumsal pek çok yasal düzenlemeler yapıldı.
  • İkincisi, ortak akılla mücadele. Ben bilirim dayatmasına gidilmedi. Çok değerli bilim adamlarından, hocalarımızdan Sağlık Bakanlığı bünyesinde bir Bilim Heyeti oluşturuldu.
  • Üçüncüsü, Cumhurbaşkanımızın siyasi tecrübesyle beraber kriz yönetim becerisi. Bakınız, dünyada pek çok lider bu pandemi sürecinde aldıkları kararlarla ülkelerini risklere soktular. Bizim Cumhurbaşkanımız süreç başladığı andan itibaren hiçbir panik emaresi göstermeden, gayet sağduyu ve sakinlikle bu süreci başarıyla götürdü. Onun panik yapmaması millet olarak bizim de moral ve motivasyonumuzu yüksek tutmamızı sağladı. Kriz yönetimi ayrı bir liderlik özelliği ister."

BU YARDIMLAR GELECEĞE YATIRIMDIR

Faruk Çelik, programda dış ülkelere yapılan yardımların hafife alınıp, eleştirilmesine de tepki gösterdi:

"Ben Devlet Bakanı ve Çalışma Bakanı olduğum dönemlerde Sudan'ın Darfur bölesine gittim. Çok yoksul halkı var. İnsanların ayaklarına baktığınızda önce lastik ayakkabı giydiğini sanıyorsunuz ama daha dikkatlice bakınca nasırlaşmış, siyahlaşmış deriyi görüyorsunuz. Oraya 10 bin metrekare modern bir hastane yaptı devletimiz. Yaşlılar bize Kurtuluş Savaşı'nda Krallarının bize yaptıkları yardımları anlattılar. Aradan 100 yıl geçmiş o yardımlar unutulmuyor. Aynı şekilde bugün bu yardımlara anlam veremeyenler önümüzdeki 10 yıllarda görecekler ki 'dara düştüğümüzde bize elini uzatan Türkiye idi' diye anlatacaklar, o yüzden bu doğru ve geleceğe yapılan yatırımdır."

BİRAZCIK YÜZÜ OLANLAR SEÇİM, OLMAYANLAR DARBE İSTİYOR

Darbe söylentileriyle ilgili soruya da şu cevabı verdi:

"Türk solunun maalesef böyle bir hastalığı var. Bana göre coronovirüs gibi bulaşıcı bir hastalık öteden beri. Sol anlayışa saygı duyuyorum ama Türkiye'de o sosyal adalete dayalı, halk için didinen çaba gösteren bir sol anlayışı yok. Dün ideolojk nedenlerden dolayı konuşanlar, bugün Recep Tayyip Erdoğan rahatsızlığından dolayı darbeyi gündeme getiriyorlar. Ufak bir nüans var, ama zihniyetlerinde farklılık yok. Bu süreçte bir sosyal demokrat anlayış neler yapmalı bunları ortaya koyamıyorlar. Bunlar siyaset fukarası. Siyasette başarılı olamayanlar, halktan gerekli desteği alamayanlar, son derece başarılı bir performans gösteren hükümete karşı teşekkür ederiz, sağolun demek yerine darbeyi konuşuyorlar. Türkiye'de istikrarlı bir hükümet var, meşru bir hükümet var. Arkadaş bırakın ya sorunlarımızla uğraşalım. Milletimizin yakasından düşün."

Erken seçim olur mu sorusuna da;

"Erken seçim isteyenler siyasette hiç yüzü gülmeyenlerin talebidir. Birazcık yüzü olanlar seçim istiyor, yüzü olmayanlar da darbe istiyorlar. Böyle bir siyasi tablo ile karşı karşıyayız. Ben birileri tarafından kulaklarına bir şeyler üflendiği kanaatindeyim. Türkiye'de gündem bellidir." cevabını verdi.