Bursa
Çok Bulutlu
25.3°
Cennet Yüzer Cankılıç
Cennet Yüzer Cankılıç

Bakan Çelik'ten 'Suriye'de ne işimiz var?' diyenlere cevap

02 Mart 2020 Pazartesi, 23:43

Bir tarafta hepimizi derinden sarsan şehitlerimizin acısı ve ordumuzun İdlib'deki bu hain saldırının hemen ardından başlattığı Bahar Kalkanı Harekatı ile küresel güçlerin planlarının alt üst edilişi, diğer taraftan tüm bunların içinde Ortadoğu haritası 100 yıl sonra yeniden şekillenirken, "Bizim Suriye'de ne işimiz var?" diye olayları basite indirip bölücü ağızla konuşanların yaratmaya çalıştıkları algı.

Kutuplaşma sadece burada değil. Dünya düzeninde de biz sade halkın gözünden kaçırdığı veya anlamakta zorlandığı yeni bir ayrışma, kutuplaşma söz konusu.

AK Parti hükümetlerinin en uzun soluklu bakanlarından biri olarak devlet tecrübesi yapısıyla ön plana çıkan Faruk Çelik, son dönemde çeşitli platformlarda yaptığı konuşmalarda yeni oluşan sisteme yönelik analizleriyle de dikkat çekiyor.

Dün telefonla yaptığımız görüşmemizde bu minvalde altı çizilesi bir tahlilde bulundu.

İlk olarak, "Ülkemizin başı sağ olsun. Şehitlerimizden ve onları yetiştiren ana babalardan Allah razı olsun" dedi.

Ardından "Suriye'de ne işimiz var?"diyenlere şu cevabı verdi:

"Biz Ortadoğu'da nesne değil, özneyiz. Bunu tüm dünya bilsin."

Sonra da Irak ve Suriye ile başlayan Arap baharıyla devam eden iç savaş ve yeni devletçik oluşturma operasyonlarında hedefin Türkiye olduğunu belirterek, "Kanla çizilen sınırlarımızın ne cetvelle ne de pergelle değiştirilmesine asla müsaade etmeyiz" dedi.

ÇOK KUTUPLU DÜNYA DÜZENİ YİNE 2 KUTUPLU MU OLUYOR?

Konuşmamızın devamında tarihsel bir perspektif de bulundu:

"Birinci Dünya Savaşı'na kadar dünya Avrupa merkezli idi. Sonra Amerika ile Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin etkileri ortaya çıkmaya başladı. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra 'soğuk savaş' olarak adlandırılan yeni diplomatik dönemde Amerika ile Sovyet Rusyası'ndan oluşan iki kutup çıktı. Bu dönemde Türkiye, Batılılaşma hareketinin de etkisiyle ABD öncülüğündeki Batı paktının stratejik önemli ortağı olarak konumunu muhafaza etmeye çalıştı. Sovyetler Birliği'nin çökmesiyle bir dönem ABD tek kutuplu imiş gibi bir pozisyona büründü. Ancak bu durumu sürdüremedi ve 2000'li yıllarla beraber Dünya; ABD, AB ile Rusya, Çin, Japonya, İran, Hindistan gibi erklerin ticari ve siyasi savaşlarıyla çok kutuplu sisteme döndü."

Sonra da günümüzün yeni siyasal sistem dönüşümünü değerlendirdi:

"Ortadoğu'daki yeni şekillenmede bakıyorsunuz çok kutuplu sistem yerini iki kutupluya bırakmış. Suriye'nin batısında ABD, doğusunda Rusya var, sınırları da çizilmiş. Sanki aralarında gizli ittifak yapılmış. Birbirlerinin sınırlarına müdahale etmiyorlar. ABD, Peşmerge ve PKK eliyle; Rusya, Esed ve İran eliyle burada sözde bir PKK devleti oluşturmaya çalışıyor. Yani iki kutbun da ortak amacı aynı. Çin, bu bölgede oyun kurucu olmaktan çıkmış. Hangi ara çıktı?"

TÜRKİYE BU YENİ DÜZENİN NERESİNDE?

Bakan Çelik, Afrika ve Ortadoğu'da Amerika'nın daha lokal bazda hareket ettiğini, Rusya'nın ise doğudan sıcak denizlere, Libya'ya kadar inerek açıktan yayılmacı politika izlediğini belirtirken, kendisine "Peki Türkiye bu sistemin neresinde?" diye sordum.

"Tam ortasında" dedi ve şu tesbiti yaptı:

"Yeniden kurulan iki kutuplu bu dünya düzeninde Ortadoğu'da sıkıştırılmaya çalışılan bir Türkiye var. Suriye, bu yeni pozisyonun çıkardığı bir durum ve Türkiye, hem sahada hem masada yer almaya çalışıyor. Çünkü Suriye'de demografik yapı değiştirilmeye çalışılıyor. Türkiye'nin orada oluş amacı hem burada güvenliğimizi tehdit eden yeni Kürt devletini engellemek, hem bu demografik yapının değişimini durdurmak, hem Suriye'nin toprak bütünlüğünü sağlamak. Hem de göçü durdurmak. Çünkü oradaki savaş, iç çatışma 5 milyona yakın insanın doğrudan Türkiye'ye göçüne neden oluyor. Bu büyük göç dalgası bizim için hem güvenlik hem de ekonomik sıkıntı anlamında. Esed saldırdıkça göç dalgası bize geliyor."

Sonuç itibariyle Faruk Çelik'in bu analizlerinin doğrusu son zamanlarda yapılan en iyi, akılcı değerlendirmeler olduğunu söyleyebilirim.