Bursa
Açık
30.9°
Cennet Yüzer Cankılıç
Cennet Yüzer Cankılıç

Ateş ölçme uygulaması ne kadar sağlıklı?

15 Mayıs 2020 Cuma, 22:39

Coronovirüs tedbirleri kapsamında maske ve gerekli durumlarda eldiven takma zorunluluğu ile bir buçuk metre mesafeyi koruma kuralı tamam da;

Şu ateş ölçme uygulamasını hiçbir yere oturtamıyorum...

Küçük bir markete girerken dahi hemen ateş ölçümü yapılıyor. Size denk geldi mi bilmiyorum ama bu kadar yaygın ölçüme rağmen ben daha girişte "ateşiniz 38 derece, sizi buraya alamayız" diyen bir görevliye rastlamadım.

Bu ölçümün salgının kontrole alınmasında pek sağlıklı olduğu kanaatinde değilim. Çünkü, ben Covid-19 testi yaptırmadan tam bir gün önce eczaneye, kargo firmasına, belediyeye, özel bir hastaneye ve bir büyük markete gitmiştim. Her birinde ateşimi ölçtüler, normal değerlerde çıktı.

Halbuki o gün çok şiddetli boğaz ağrısı ve ses kısıklığı şikayetlerim vardı.

Allah'tan maskem takılıydı da, en azından bulaşma riskinde kendi adıma önlemimi almıştım. Hastalığın başından beri en belirgin özelliğinin yüksek ateş olduğunu biliyoruz, bu açıdan ateş ölçerin pek çok Covid hastasının teşhisinde etkili olduğu doğrudur, ama ya benim gibi hiç ateşi olmayan ve bu hastalığın diğer belirtilerini taşıyanların ya da Covid-19 hastası olduğunu bilmeyen, ayakta geçirenlerin kapılarda ateşini ölçmenin ne faydası olacak?

Diğer sağlıklı bireylerle beraber aynı ortamda temas halinde bulunacak.

Bu ateş ölçme uygulaması sanki biraz salgının rutine bindirilmiş görsel tarafı gibi geliyor.

Bakın daha pazartesi günü örneğini yaşadık. Berber ve kuaförlerin açıldığı ilk gün Burdur'un Bucak ilçesinde Covid-19 hastası olduğunu bilmeyen bir berber, hem müşterilerine, hem çevre esnafı dahil omak üzere tam 50 kişiye hastalığı bulaştırdı.

SÜS HAVUZUNA DALMALARINI BİLE ÖZLEMİŞİZ!

Tam 45 gün olmuş, sokaklarımızda, parklarımızda çocuk ve gençlerin sesini duymayalı. Top peşinde koşturmalarını, bisikletle turlamalarını. birbirlerine sataşmalarını, kovalamalarını, köşe başlarında oturup sohbet etmelerini, cafelerdeki buluşmalarını, top sahalarındaki maçlarını...

Velhasıl özlemişiz kerataları.

Hatta bunaltan sıcak havalarda belediyelerin su havuzlarını, yüzme havuzu gibi kullanmalarını da.

Bu fotoğrafı dün öğle saatlerinde İzmir-Ankara yolu Merinos Kavşağı'ndan geçerken tesadüfen çektim. Orta refüjdeki belediyeye ait süs havuzu gençlerimiz için dünün bunaltan öğle sıcağında tam bir serinlik imkanı oluşturmuş.

Salgından önce de bu mevkiide aynı görüntüleri gördüğümde açıkçası kızıyordum. Ama dün havuzun içinde birbirleriyle su şakaları yapan bu gençlerin neşesini izlemenin keyfi inanın şu yasaklı günlerde bir başka oluyor. O yüzden refüjün etrafında tam 3 tur attım.

Bu arada;

Belli bir yaş sınırına varanların yaptığı gibi, söz bir daha parkta oynayan çocuklara penceremden "çok gürültü yapıyorsunuz" diye çıkışmayacağım.

Ya da topları bahçeme geldiğinde sinirlenmeyeceğim.

O gürültüleri bile doğal hayatımızın ne büyük mutlulukları imiş de farkında değilmişiz...