Bursa
Parçalı Bulutlu
24.8°
Cennet Yüzer Cankılıç
Cennet Yüzer Cankılıç

Anormalleşen siyasetten anladığım ne?

14 Mayıs 2020 Perşembe, 23:05

Coronanın kontrol altına alındığına dair açıklamalar hayatın normalleşme adımlarını getirirken, bu sefer siyaset anormalleşmeye başladı.

Sanki bir gizli el siyaseti yeniden dizayn ediyor. Önce sosyal medya üzerinden hükümete yönelik itibarsızlaştırma algıları yaratılmaya çalışıldı. Eş zamanlı CHP'nin belli isimlerinden sistem tartışması başladı, ardından erken seçim dendi, sonra darbe söylentileri eklendi.

AK Parti'ye yakın birileri çıktı, "bizim de ölüm listelerimiz var, hodri meydan "dedi. Sonra MHP'den bir genel başkan yardımcısının 10 yıl önce AK Parti aleyhine attığı twit'ler gündeme getirildi.

Devamında İYİ Parti "Memleket Masası kuralım' dedi.

Buna da cevap HDP'li bir vekilden "Onlar bize aracı gönderip görüşümüzü alıyorlardı" diye geldi.

İşte bu karışıklık içinde SP Genel Başkanı "3. Bir ittifak kurulabilir" dedi. Ama bu açıklama diğer gündem maddeleri kadar dikkat çekmedi, sessizce kayıp gitti.

Dün de BBP Genel Başkanı, "dün HDP ile ittifak kuranların bugün PKK uzantısı demelerinin nedeni nedir?" dedi.

Yani her kesimden ilgili ilgisiz birileri çıktı, kuyuya bir taş attı.

Az buçuk siyaseti takip eden biri olarak, bu tuhaflıktan ne çıkıyor dendiğinde şu öngörüde bulunabilirim:

***

Son 10 gündür siyasi arenadaki açıklamaları peş peşe okuduğumda 15 Temmuz benzeri bir darbe çıkmaz diye düşünüyorum. Ama yine de temkinli davranıp "darbe olmaz" diye kestirip atmıyorum. Çünkü 15 Temmuz sonrası TSK ve Emniyet, Jandarma içinde büyük ölçüde Gülen terör örgütünün bağlantıları temizlendi. Bu dönemde böyle iddialarla TSK ve diğer güvenlik güçlerini zan altında bırakmanın da doğru olmadığı kanaatindeyim.

Buna mukabil altta, yani toplumda siyaset dilinin uzun süredir kutuplaştırıcı, ayrıştırıcı ve ötekileştirici üslupta olmasının getirdiği bir bölünmüşlük var. İşte darbe ve bunun karşılığı bazı provokatörlerin ölüm listesi hazırladık diye densiz açıklamalarının amacı, karşılıklı provokasyonlarla toplumsal eylemlere zemin oluşturmak.

Yukarıda da siyasette yeni kartlar kararak, yeni oluşumları hazırlamak.

Cumhur İttifakı'nı bölmek, Millet İttifakı'ndan da İYİ Parti'yi çekerek, burada CHP'yi PKK'nın uzantısı HDP ve diğer marjinal küçük partilerle baş başa bırakmak.

Ve 3. bir ittifak kurulmasının önünü açmak.

Bu ittifak;

Muhtemelen SP, İYİ Parti, yeni kurulan DEVA Partisi ile Gelecek Partisi'nden oluşacak.

Nihai amaç;

2 kutup üzerine kurulu siyasette güçleri bölmek suretiyle, 3. bir ittifakla Hükümeti bir erken genel seçime götürmek.

Sonra ki adım da, tabii ki sistem değişikliğine gitmek!..