Bursa
Açık
29.3°
Cennet Yüzer Cankılıç
Cennet Yüzer Cankılıç

Ankara'nın gündeminde sadece 'virüs krizi' var!

11 Mart 2020 Çarşamba, 23:58

ANKARA - Bir kaç gündür Ankara'dayım, AK Parti Genel Merkez ile bakanlıklarda dost ziyaretleri yapıyorum. Dün de bütün gün TBMM'de idim. Önce Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkanlığındaki AK Parti Gurup toplantısına katıldım, ardından da Meclis'te Bursa Milletvekili Refik Özen ile Bilecik Milletvekili ve AK Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Selim Yağcı ile görüştüm.

Öncelikle söyleyeyim, Ankara'nın gündeminde ilk sırada Coronovirüs salgını var. Ve bu virüsün Türkiye'de görülmüş olmasının yarattığı bir tedirginlik çarşıda, pazarda, markette, kamu kurum ve kuruluşlarında ve tabii ki siyasetiin merkezi TBMM'de de var.

Öyle ki, AK Parti'nin Grup Toplantısından hemen sonra Türkiye'nin en yeni partisi olarak siyaset sahnesine çıkan Ali Babacan'ın tanıtımını yaptığı parti bile coronovirüs yüzünden hem medyadan hem de siyasilerden ve halktan beklediği ilgiyi göremedi.

Oysa, sosyal medyadan takip ettiğim kadarıyla Babacan, Davutoğlu'nun partisinin tanıtımına göre daha sade ve daha nitelikli bir görsel şovla "Türkiye'nin yeni umudu olarak artık biz burdayız" mesajını verdi. Konuşmasının içeriği de hem zengin hem de dolu idi.

TV kanallarının vermediği, Babacan'ın şahsi Twitter hesabından canlı yayınlanan tanıtım videosunu izleyen 962. kişi olduğumu da belirtmeliyim.

Demokrasiden, özgürlüklerden, adaletten, hak ve hukuktan, ekonomik gelişmeden bahsetti. Son bir kaç yıldır Türkiye'de bunların kısıtlandığını söyledi. Sonra da "Zaman ümitsizlik zamanı değil, Zaman Türkiye için sorumluluk alma zamanı. Türkiye için demokrasi, atılım zamanı geldi. Artık Türkiye için iyileşme zamanı geldi diyoruz. Derdinize ortak arıyorsanız, biz devayız. Derdinize hızlı çözüm arıyorsanız, biz devayız. Artık DEVA zamanı diyoruz." dedi.

Dedi de...

Bu sözlere millet olarak hiç de yabancı değiliz. Daha doğrusu yaşı 30'un üstünde olanlar. Çünkü, Türkiye tam 19 yıl önce aynı otelin salonunda Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında kuruluşunu açıkladığı AK Parti ile bu sözleri duydu ve 2002 ila 2014 arası bu kör alanlarda büyük bir ivme kaydetti. Sonra Türkiye'nin birden bire güçlenip büyümesini hazmedemeyen küresel güçler iç mihraklarla peşpeşe sahneledikleri türlü oyunlarla hem siyaseti çizgisinden çıkarmaya hem de demokrasiyi baltalamaya kalkıştılar.

O yüzden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Babacan'ın partisinin tanıtımını yaptığı saatlerde AK Parti Genel Merkezi'nde 81 ilin il başkanına hitaben umudun yeni partilerde değil, yine AK Parti'de olduğunu söyledi ve şu mesajı verdi:

"Ülkemizde hala istikbalimiz için hayaller kurabilme, bunu projelendirme, planlama ve hayata geçirme kabiliyetine ve iradesine sahip tek parti AK Parti'dir."

GRUP TOPLANTILARI DA KAPALI OLSUN

Grup Toplantısına gelince;

Daha öncede bu salonda toplantı izledim. Bu sefer de katılım öncekileri aratmadı, oldukça fazla idi ama salonun o eski heyecanı ve coşkusu nedense dün yoktu. Coronovirüs vakasının Türkiye'ye yansımasının tedirginliği ile İdlib şehitlerimizin acısı olabilir mi?

Büyük ölçüde evet...

Hatta Cumhurbaşkanı için ilk defa kameralı bir koruma yöntemi de geliştirilmiş. Çevresine yaklaşanların ateşini ölçen bir dijital kamera ile korunan Cumhurbaşkanı'nın da eski neşesinin ve heyecanının olmadığını söyleyebilirim. Kaldı ki ülke olarak bu kadar üst üste sorun ve acı yaşadığımız bir dönemde insan üstü performans sergilemesini gözönüne alırsak çok normal bir durum.

Cumhurbaşkanı Erdoğan partisinin grup konuşmasında yeni partilerle ilgili hiçbir söz etmezken ağırlığı her zamanki gibi "Bay Kemal" diyerek Kemal Kılıçdaroğlu ve partisi CHP'ye verdi.

Bu arada Meclis'te de giriş ve çıkışlarda, koridorlarda virüs salgınına karşı dezenfektan solusyonlarının bulunduğunu, görevlilerin eldiven ve maske anlamında tam teçhizatlı duruma getirildiğini belirteyim.

Ama...

Okulların tatil edilmesinin, maçların seyircisiz oynanmasının ve kalabalık yerlere gidilmemesinin gündemde olduğu bu günlerde TBMM'de de grup toplantılarının kapalı olması gerektiği inancındayım. Zira aynı çekince dün kapılardaki görevlilerde de vardı.

Çünkü dün de gördüm. Türkiye'nin her bir bölgesinden buraya çeşit çeşit insan akın ediyor. Sadece AK Parti için değil, salı günü diğer partilerin grupları vardı ve onlarda da aynı risk durumu yaşandı. Hiç olmazsa havaların ısınmaya başladığı mayıs ayının başına kadar grup toplantılarına davetli alınmasın.

Yoksa çok rahatlıkla İtalya, İran ve diğer ülkelerde gördüğümüz salgına yakalanmış Bakan, milletvekili vakaları hatta daha üst düzeyde bizde de çok rahatlıkla ve peş peşe görülülür.