Bursa
Parçalı Bulutlu
23.8°
Cennet Yüzer Cankılıç
Cennet Yüzer Cankılıç

AK Parti Bursa'da hiçbir dönem böyle bir "erozyon" yaşanmamıştı!

03 Temmuz 2020 Cuma, 23:36

Bursa'da pandemi öncesinde yani mart ayında genel görüntü şu idi:

Genel Merkez mevcut İl Başkanı Ayhan Salman ile yeniden kongrelere gitme eğiliminde idi. Daha önce de yazmıştım. Çünkü İl Başkanı Ayhan Salman başkanlığındaki teşkilatlar, milletvekilleri ve belediye başkanları Ankara'ya tam bir birlik ve beraberlik görüntüsü veriyordu.

Çünkü, Bursa'dan hiçbir şikayet ve problem, kavga Ankara'ya aksettirilmiyordu. Bursa Koordinatörü Muhammet Balta da üst yönetimle tam bir uyum içinde idi. Adeta güllük, gülistanlık bir Bursa vardı. Ayhan Salman'da bu görüntüyü iyi kullandı.Kestel, Nilüfer ve İnegöl ilçe başkanları görevden alınıp, yerlerine yeni isimler getirildi. Göreve geldiğinden bu yana tartışmaların odağında kalan Kadın Kolları Başkanı Gülten Kapıcıoğlu'nun da istifa ederek, Büyükşehir Belediyesi'ne geçiş yapması ellerini rahatlatmıştı. Yerine ataması yapılan Emel Gözükaradurmaz, kadın kolları için isabetli bir seçimdi.

Kongre takvimi işlerken Genel Merkez'in kararı tüm yurtta olduğu gibi önce 17 ilçenin tamamında büyük bir değişim ve yenilenme idi. Ardından il yönetiminde de büyük bir değişim isteniyordu. Bu seferki yönetimlerde eski partililerden de ağırlıklı isimlerin bulunması, genç ile kadın kontenjanının arttırılması şart koşuluyordu.

Tabii, partinin üst yönetimi bu şekilde gayet uyumlu bir görüntü veriyordu ama, ya aşağısı?

İşte bu noktada büyük bir kopukluk vardı. Teşkilatlar, taban ve halk ayağı yoktu. Yani binanın çatısı sağlamdı, su akıtmıyordu. Ama alt katı, temeli yoktu.Tabii mevcut yönetim için bu önemli değildi!

****

Peki ya şimdi?

Aradan geçen 3 ay yukarıdaki görüntüden çok şeyler aldı götürdü. Ayhan Salman başkanlığındaki mevcut yönetim, belediyeler şimdi çıkar, rant, iş takipçiliği, adam kayırma ve kavga iddialarıyla, özel hayatları hedef alan çok çirkin ve düzeysiz dedikodularla, sen ben tartışmalarıyla, ayak kaydırma oyunlarıyla gündemden düşmüyor.

Bursa sosyal medya üzerinden çakan, partiye aklınca dizayn veren hadsiz kalemşörler ve FETÖ ile ilişkilendirilen sözüm ona gazeteci ile onun yaverlerinden oluşan üç buçukluk adamlara çekilen peşkeşlerle anılıyor.

Gazete köşelerinde, sosyal medyada sürekli bu çirkinlikler yazılıp,çiziliyor. Daha 3 gün önce sosyal medyada sabah sabah "uyan Bursa" hashtagı ile ondan 2 gün önce de "Bursa'da neler oluyor?" hashtagı ülkenin bir numarasına oturdu.

Bu paylaşımlardan bile rahatlıkla anlaşılıyor ki, Bursa'da yönetim zafiyeti var. Oysa AK Parti'nin elindeki en büyük şehir olarak gözbebeği durumuna gelen Bursa, hantallık ve yönetim boşluğu ile anılmak yerine halka kapılarını sonuna kadar açmış, makamında değil sokakta siyaset yapan, kavga yerine kucaklamayı seçen, tabanıyla üst yönetimi buluşturmuş, belediyeler arasında ayrım yapmak yerine birlikteliği sağlamış, temiz ve dürüst yöneticilerden oluşan güçlü bir siyasi iradenin başkanlığında 7/24 halka hizmet için çalışan belediyelerle anılıyor olmalıydı.

Ben bu kentin sokağındayım, çarşısındayım, pazarındayım. Hem teşkilatların içindeyim, hem siyasilerle hem de sade vatandaşla beraberim. Siyasetin nabzını da, kulislerin dilini de bilirim.AK Parti Bursa'da güven kaybediyor, 18 yılda ettiği kazanımları heba ediliyor.

Bursa AK Parti tarihinde hiçbir dönem böyle bir itibar erozyonu ve yönetim boşluğu ile karşı karşıya kalmamıştı. Hiçbir dönem tabanından ve halktan kopmamıştı, hiç bir dönem Facebook gazetecileri ile satılık kalemlere teslim olmamıştı. Hiçbir dönem bir ilçe başkanı, partisinin il başkanı ve milletvekilleri için argo yazışmalarda bulunmamıştı. Çürümüşlük, itibarsızlık, FETÖ medyasına destek iddiaları, parti büyüklerine saldıranlara açık destek ve bu saldırılara parti yönetimlerinin sessizliği, parti yöneticilerinin iş ve özel hayatlarına ait kirli ilişkileri artık Bursa'da kalmıyor ve doğrudan Ankara'ya teşkilat başkanlığı ile Külliye'ye gidiyor.

Bana şu ana kadar doğrudan bir telefon gelmedi ama, parti içinde bazı "hatırlı" isimlere Ankara'dan "Bursa'da neler oluyor?" sorularının geldiğini biliyorum.

Dolayısıyla artık hiç kimse yerinde "sağlam" ve "güçlü" değil