Bursa
Açık
8.7°
Av. Esra Aydın Ekici
Av. Esra Aydın Ekici
avesraaydinekici@enbursa.com

Sibel Ünli'nin kaybı ve siber zorbalık!

07 Ocak 2020 Salı, 15:00

enbursa.com'dan herkese merhabalar.

Bugünkü konumuz artık yaygınlaşan ve çoğu insanı intihara sürükleyen siber zorbalık.

Siber zorbalık, başka bir kişiyi taciz, tehdit etmek, utandırmak, alay etmek veya hedef almak için teknolojik bazı platformların kullanımıdır. Gelişen teknoloji her ne kadar bizim için birçok faydayı beraberinde getirmiş olsa da, özellikle çocuklar ve gençler bakımından ciddi tehlike arz ediyor. Genellikle özgüveni düşük, insanlarla alay ederek kendi güvenini tatmin etmeye çalışan, hayatta hiçbir yere gelememiş, hiçbir başarısı bulunmayan, internet ortamında edilen sözlerle ilgili ceza almayacağını, çünkü kendini anonimleştirerek bulunmayacağına dair inanca sahip insanların bu yola başvurduğu aşikar.

Kişilerin kendi düşük özgüvenlerini tatmin etmek için başkaca kişilerin hayatlarını mahvettikleri, hatta insanları intihara sürükledikleri tehlikeli bir yol bu. Örneğin, 11 yaşındaki Gülnur Karakuzu, bilimsel deneyler yaptığı bir youtube kanalı mevcutken videoların altında yazan kilosuyla ilgili hakaretler sebebiyle kanalını kapatmak zorunda kaldı. 2016 yılında ABD'de 18 yaşında bir kadın yine aynı şekilde kilosu sebebiyle edilen hakaretlere dayanamayarak intihar etti ve işin en kötü yanı ise intihar ettikten sonra dahi kötü yorumlara devam edildi. Şimdi ise gencecik, pırıl pırıl bir üniversite öğrenci Sibel Ünli, yaşadığı maddi zorlukların üzerine, bir de ismini yazmaya bile cesareti olmayan kişiler tarafından fiziksel görüntüsü sebebiyle hakaretlere maruz kalması sonucu intihar etti. Görüldüğü üzere sadece ülkemizde değil dünyada da yaygın şekilde siber zorbalık devam ediyor ve gencecik insanları intihara kadar sürüklüyor.

Bu durumun psikolojik boyutu bir yana cezai boyutu da mevcut. Yapılan yorumlarda hakaret mevcut ise, ki pek çoğunda mevcut, TCK 125, "(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır."

Bu hakaretin internet yoluyla aleni şekilde işlenmesi halinde ise kanun nitelikli yani daha fazla cezayı gerektiren hal olarak düzenlenmiş ve "Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır" diyerek daha fazla ceza öngörülmüştür.

Öncelikle çektiğiniz bir video ya da paylaştığınız bir fotoğrafın altına kişiler size bu şekilde bir siber zorbalık yapıyorsa, anonim dahi olsa savcılıklara suç duyurusunda bulunun. Sadece ismi gizlendi diye bulunamayacağını düşünmeyin. Teknoloji bu alanda da gelişti, merak etmeyin. Hangi bilgisayardan girilmiş, hangi internet hattı kullanılmış çok kolay bulunuyor.

Ayrıca bahsetmeden geçemeyeceğim. İstanbul Üniversitesi'nde okuyan öğrenciler bir süredir yemeklerin tek öğüne düşürülmesi, diğer öğünlerde yemek yemek isteyen öğrencilere fahiş fiyat belirlenmesi konusunda eylem yapıyorlardı. Bugün öğrendim ki İstanbul Üniversitesi bir açıklama yaparak eski uygulamayı devam ettireceklerini açıklamışlar. Maalesef buna sevinemeyeceğim. Demek ki devam edilebilen bir uygulamaymış. Keşke gencecik bir kadın arkadaşımızın maddi zorluklar sebebiyle intihar etmesine sebep olmadan önce bu açıklama yapılsa, bu karar alınsaymış.

Haftaya başka bir konu ile görüşmek üzere.