Bursa
Çok Bulutlu
26.4°
Av. Esra Aydın Ekici
Av. Esra Aydın Ekici
avesraaydinekici@enbursa.com

Kadir için adalet!

11 Şubat 2020 Salı, 19:53

Enbursa.com'dan herkese merhabalar.

Bugünkü konumuz sevgilisi tarafından şiddet gören bir kadını kurtarmaya çalışırken ölümüne sebep olan Kadir ve Kadir'in eyleminin cezai boyutu.

Öncelikle her geçen gün ağır cezaların varlığına karşın kadına şiddet her geçen gün artarak devam ediyor. Bu konu ile ilgili daha önce bahsetmiş olsak ta, öldürenler ve ölenler devam ettikçe kadına şiddet Türkiye' nin kanayan yarası olarak maalesef ki devam edecek. Şu an ise gündemde farklı bir konu var. Sevgilisi tarafından şiddet gören bir kadını kurtarmak için girdiği arbede de şiddet göstereni öldürmesi ile sonuçlanan Kadir' in tutuklanması.

Kadir bu eylemi şiddet gören bir kadını kurtarmaya yönelik olduğu ve kadının da aynı doğrultuda ki ifadesi dikkate alınarak eylemin bu şekilde yapıldığı kabulüne göre bu eylemi değerlendirmeyi uygun buluyorum. Öncelikle bu eylemi Türk Ceza Kanunu boyutunda değerlendirelim.

TCK Madde 25' e göre

"(1) Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.

(2) Gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelik olup, bilerek neden olmadığı ve başka suretle korunmak olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak zorunluluğu ile ve tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasında orantı bulunmak koşulu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez."

Türk Ceza Kanunu' muz bazı nedenlerle suç işlenmesi halinde bu nedenlerin cezayı hafifleteceği veya kaldıracağı halleri düzenlemiş. Bunlardan bir tanesi de meşru savunma. Yani failin meşru savunma kapsamında suç işlemesi halinde faile ceza verilmeyeceği öngörülmüş. Tabi bir eylemin meşru savunma kapsamında kalabilmesi için belirli şartların mevcut olması lazım. Bu şartlar ise öncelikle kişinin kendisine veya bir başkasına devam eden bir saldırı olması lazım. Tabi bittiği halde tekrarlanmasından endişe duyulan bir saldırı da henüz sona ermemiş bir saldırı olarak kabul edilmektedir ve bu saldırının haksız bir saldırı olması gerekmektedir. Ayrıca bu saldırının bir hakka yönelik olması gerekmektedir.

Yine aynı şekilde saldırıdan başka bir şekilde kurtulma imkanı olmaması gerekmekle birlikte, saldırı savunma ile orantılı olması gerekmektedir ve mutlaka saldırıyı yapana karşı eylemin gerçekleşmesi gerekmektedir. Tüm bu şartlar sağlandığında ise, fail bu eyleminden kaynaklı ceza almayacaktır.

Şimdi ise Kadir' in eylemine bakıldığında ise Kadir sevgilisi tarafından dövülen kadını kurtarmak için müdahale etmiş ve şiddet gösteren kişiyle yaşadığı arbede sonucu boğulmak üzereyken cebindeki bıçağı saplamak suretiyle adamı öldürmüştür. Burada incelenmesi gereken ise, bıçaklama eyleminin saldırıya karşı orantılı olup olmaması meselesidir. Burada Kadir' in bu saldırıdan bıçaklama eyleminden başkaca bir eylemle kurtulması mümkün değilse eylemi meşru savunma kapsamında kalacaktır. Fakat değilse ise Türk Ceza Kanunu' muz meşru savunma da sınır aşılmasının mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmesi halinde yine ceza verilemeyeceğini hüküm altına almış. Burada da Kadir bakımından irdelenmesi gereken olay heyecan korku veya telaş sebebiyle davranışlarının yönlendirme yeteneğinde azalma meydana gelip gelmediğidir.

Ama 18 yaşında sicili temiz yaşı daha küçük sayılabilecek bir gencin bu saldırıdan kurtulabilmek için bu eylemi gerçekleştirmesinde heyecan panik ve korku sebebiyle olması hayatın olağana akışına uygundur. Yani kanımca Kadir' in bu eylemi meşru savunma kapsamında kalmaktadır ve meşru savunma kapsamında kalan eylemden ceza verilemeyeceği de açıktır.

Bu konu ile ilgili hukuki nitelendirme bir yana, özellikle kadınların şiddet gördüğü olaylarda çevredeki kişilerce hiç yardım edilmemesi bilinen bir gerçek. Bir kadını belki de öldürülmekten kurtaran gencin bu şekilde cezalandırılması ise, kadınların gördüğü şiddet neticesinde yardım almamasını ne yazık ki önünü açacaktır.

Haftaya başka bir konu ile görüşmek üzere.