Bursa
Açık
22.9°
Av. Esra Aydın Ekici
Av. Esra Aydın Ekici
avesraaydinekici@enbursa.com

Depremde hukuki ve cezai sorumluluk kime ait?

05 Şubat 2020 Çarşamba, 14:08

Enbursa.com'dan herkese merhabalar.

Bugünkü konumuz depremde yıkılan binalarda hukuki ve cezai sorumluluk ve bu sorumluluğun kime ait olacağı.

24 Ocak'ta meydana gelen Elazığ depremi hepimizi derinden yaraladı ve tüm Türkiye gerek maddi gerek manevi olarak canla başla depremzedelere yardım etti. Öncelikle ölenlere rahmet yaralananlara da acil şifa dileklerimi iletiyorum.

Bu depremde yıkılan binalar gösterdi ki, yan yana da olsa her bina depremden aynı şekilde zarar görmüyor. Bir bina yıkılırken diğeri sapasağlam ayakta kalabiliyor. Daha önce büyük oranda can ve mal kaybının yaşandığı Marmara depremi ile acı bir tecrübe yaşayan ülkemiz bu zamana kadar özellikle deprem yönetmeliğine uygun binalar yapılması konusunda hem hassas hem de müteahhitlere sıkı denetimler öngörmüş durumda. Her ne kadar şimdi bu binalar dikkatli yapılıyor olsa da eski ve çok yıllık binalar açısından durum pek iç açıcı değil.

Herkes böyle yapacağından değil de bugün duyduğum bir olay durumun ne kadar vahim olduğunu bana bir kere daha hatırlattı. Yapı denetim gelip kontrol edip onayladıktan sonra inşaatta bulunan demirlerin neredeyse yarısının çekilerek kara geçmeye çalışan ve orada oturacak insanların canını hiçe sayan insanların bulunduğundan bahsetti. Bu olayın doğru olması halinde ise vay halimize demekten başkaca bir şey de gelmiyor insanın elinden.

Şimdi ise bir deprem olması halinde yıkılan binalar bakımından cezai ve hukuki olarak kimler sorumlu oluyor onlara bakalım. Öncelikle müteahhidin cezai ve hukuki bir sorumluluğunun doğması için bu binayı kural ve kaidesine uygun yapmaması gerekmektedir. Kullanılan malzemenin uygun olmaması, statiğin hesaplanmaması, plan ve projenin uygun olarak çizilmemesi gibi eksik veya hatalı olarak yapılması gerekmektedir. Yani müteahhidin bir kusuru olmalıdır. Her şeyi uygun olarak yapması halinde yine de deprem bir yıkıma neden olursa illiyet bağının kesilmesi sebebiyle, müteahhide bir sorumluluk yüklenemeyecektir.

Yani yukarda bahsettiğimiz gibi, yapı denetim firması gittikten sonra demirleri yarı yarıya azaltan müteahhit yapıyı uygun yapmadığı için tabii ki bir can ve mal kaybı olması halinde cezai ve hukuki sorumluluğu doğacaktır.

Cezai sorumluluk bakımından ise yapının uygun şekilde yapılmaması halinde uygun olsaydı hiç doğmayacak bir ölüm veya yaralama meydana gelirse müteahhit taksirle öldürme ve yaralamadan sorumlu olacaktır. Taksirle öldürmenin cezası ise

Madde 85- (1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Türk Ceza Kanunu' nda bir insanın ölümü halinde 2 yıldan 6 yıla kadar, birden fazla kişinin ölümü veya bir yada daha fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına sebep olmuşsa da iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezasıdır.

Haftaya başka bir konu ile görüşmek üzere.