Bursa
Parçalı Bulutlu
26.4°
Abdullah Çiftçi
Abdullah Çiftçi

Çin'in koronavirüs ile mücadelesi ve dijitalleşme projesi

02 Nisan 2020 Perşembe, 20:47

21. yüzyılın yeni dünya düzeni "Dijital Dünya Düzeni"dir. Dijital Dünyaya Düzeni'nin tasarımcıları 2020 yılını Dijital Dünyaya geçiş yılı ilan etmişti. Dünya insanının bir süre eve kapanarak, işleri, sosyalleşmeyi, alışveriş gibi faaliyetlerini Dijital olarak online yapması gerekiyordu. Tam da bu sırada Koronavirüs çıktı ve insanları eve kapattı.

Koronavirüs tesadüfen mi çıktı, yoksa Dijital Dünya tasarımcıları projelerini gerçekleştirmek için kendileri mi çıkarttı? Bu sorulardan bağımsız nasıl bir dijitalleşme planı vardı kısaca değerlendireyim.

Çin, "Sosyal Kredi Sistemi" adı altında yapay zekanın yönettiği Dijital Devlet Modeline 2020 yılı Ocak ayında geçeceğini ilan etmişti. Çin'in büyük şehirleri kameralar ve yüz tanıma sistemleri ile donatıldı. Sokakta yürüyen herhangi biri kısa sürede sistem tarafından tanınıp kim olduğu görülebiliyor. Ancak birçok Çinli kişisel verilerini "Sosyal Kredi Sistemi"nin "Bigdata"sına kaydettirmemişti. Koronavirüs olayı ile Çinliler gönüllü olarak tüm bilgilerini sistemin kontrolüne verdi ve sistemin Koronavirüs ile mücadelesinde başarılı olup kendilerini kurtaracağı vaadi ile de sistemi sorgulamadı.

Ekranlarda "Çin Kamu Devleti olduğu için Koronavirüs ile mücadelede başarılı oldu" yaklaşımları var. Bu görüş 20.yüzyıl düşünce şekline göre doğru, ama 21. yüzyıl Dijital Dünya kavramlarına göre yanlış. Çin sadece kamu devleti değil aynı zamanda yapay zekanın yönettiği "Dijital Devlet"tir.

Koronavirüs ile mücadelede Çin'de, Nesnelerin İnterneti (IoT), Bigdata (Büyükveri), Yapay Zeka ve Blockchain ile "Dijital Kast Sistemi" uygulandı. Bigdata (Büyük veri) verilerine göre kişiler Kırmızı, Yeşil, Sarı olarak etiketlendi. Bir kişinin yaşadığı apartmanda, mahallesinde veya gittiği herhangi bir ortamda Koronavirüslü biri varsa Kırmızı (Karantinaya alınmalı) olarak etkilendi. Kişinin oturduğu apartmanında Koronavirüslü kimse yok, ama mahallesinde var ise Sarı olarak etiketlendi (İzlenmeli). Kişinin oturduğu apartmanda, mahallesinde ve gittiği yerlerde Koronavirüslü biri yoksa Yeşil olarak etiketlendi (Güvenli).

Çin'de robotlar, Koronavirüsle önemli görevler üstlendi. Lokantalarda yemek pişirdiler, hastanelerde görev yaptılar ve drone olarak lojistik, teslimatlarda kullanıldılar. Ayrıca otonom olarak çalışan sürücüsüz elektrikli arabalar ise taşımacılıkta görev yaptı. Hastalara verilen ilaçlar ise Sağlık Bakanlığı ve eczanelerce Blockchain üzerinden kayıtları izlendi.

Halk sağlığı ve izleme şirketleri olan Metabioa ve BlueDot Koronavirüs ilk çıktığında salgını izlemek için kullanıldı. BlueDot şirketi Dünya Sağlık Örgütü uyarı yapmadan önce Koronavirüs iile ilgili müşterilerini bilgilendirdi.

Çin'deki bazı hastaneler yeni Koronavirüs COVİD-19 belirtilerini hasta akciğerlerinde aramak ve BT götüntülerini taramak için Infervision şirketinin AI (Yapay Zeka) tabanlı yazılımını kullandı.

SenseTime ve Sunell gibi yüz tanıma sistemlerine termal kamera özelliği ilave edilerek sokakta veya sınırlarda hastaların ateşi otomatik olarak ölçüldü. Çinli Baidu, Remark Holding ve Panasonik şirketinin FacePro yüz tanıma sistemleri maske takan kişilerin de kimliğini tespit ettiklerini bildirdi.

Koronavirüs, sağlık alanında hızlı bir dijitalleşmeyi de beraberinde getirdi. Hastanın, hastaneye gitmeden doktoru ile "online muayene olma" dönemi açıldı. Bundan sonra yapay zeka tabanlı sağlık yazılımları ile donatılmış "sanal klinikleri" göreceğiz. Hasta verilerinin kayıt edildiği Bigdata (Büyük Veri) üzerinde çalışan yapay zeka projeleri, Covid19 ile kazandığı tecrübeyle bundan sonraki salgınlar daha kısa sürede önlenebilir.

Çin'in Koronavirüs ile mücadelesinde bir başarı varsa bu Çin'in "kamu devleti" olmasından değil "yapay zeka" tabanlı "Dijital Devlet" olmasındandır.