Bursa
Puslu
6.1°
enBursa Haber

Ünlü siyaset sosyoloğu Sarıbay'dan seçim yorumu

GÜNCEL , 30 Haziran 2018 Cumartesi, 08:58

Siyaset Sosyoloğu Ali Yaşar Sarıbay, 24 Haziran'da muhalif Cumhurbaşkanı adaylarının sistemin mucidiyle yarıştığını belirterek, "Eleştirdikleri figürün yerine kendilerini koydular. Bir anlamda 'Gelirsem ben de onun gibi yapacağım' dediler. Muhalefet adaylarının en büyük paradoksu buydu" diye konuştu. CHP'nin yapısal sorunları olduğunu söyleyen Sarıbay'a göre, sorunlar şimdilik rafa kaldırılacak, ama yerel seçimlerden sonra patlayacak!

Ünlü siyaset sosyoloğu Sarıbay'dan seçim yorumu

Türkiye'nin önde gelen siyaset sosyologlarından, Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Yaşar Sarıbay, 24 Haziran seçimlerini yorumları. OLAY TV'de Ahmet Emin Yılmaz'ın "Her Açıdan" adlı programına katılan Sarıbay'ın analizleri özetle şöyle:

'İKİ SEÇİMİN MANTIĞI FARKLI'

"Cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimlerinin mantığı ayrı, karıştırmamak lazım. Cumhurbaşkanı seçiminde şahıslar belirleyici. TBMM seçimindeyse değişim, doktrin, program gibi faktörler etkili."

'MUHALEFET SİSTEMİN MUCİDİYLE YARIŞTI'

"Bu seçimle Türkiye'de yönetim sistemi değişti. Bana göre en önemli nokta şuydu: Bir sistem değişikliği yapılıyor ve bu yeni sistemin mucidi sistemin başında. Diğer adaylar sistemin mucidiyle yarıştı. Konuya bu noktadan bakmak lazım. İşte burada muhalefetin bir paradoksu karşımıza çıkıyor. Bana göre bunun üzerinde pek durulmadı. Bu seçimde yalnızca Cumhurbaşkanı seçmedik, sistemin seçimini de yaptık. Adı cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi olan yeni bir sisteme cumhurbaşkanını seçerek onay verdik. Sayın Cumhurbaşkanı'nın karşısındaki adayların konuşmalarında şunu gördüm: Hepsi iktidara geldiğinde, eleştirdikleri o sistemin figürü rolünü oynayacak şekilde konuştu. Rütbesini sökerim, yıkarım, bozarım, kaldırırım... Böyle konuştuğunuzda bu sistemin mucidi olan güçlü kişinin yerine kendinizi koyuyorsunuz. Bir anlamda 'Gelirsem ben de onun gibi yapacağım' diyorsunuz. Bana göre muhalefet adaylarının en büyük paradoksu buydu ve bunu aşamadılar. Yani, bir yandan sisteme karşı olup antidemokratik bulurken diğer yandan o sistemin başındaki kişi edasıyla konuşmak inandırıcı olmadı. Seçmenin de kafası karıştı. Söylenenleri inandırıcı bulmadı. Mitinglere gittiler, ama 'Bildiğim, tanıdığım, somut şeyler de yapan biri var, bunu riske etmeye değmez' deyip güvenilir bulduğunu yeniden seçti."

'ERDOĞAN ŞAHSINA YÖNELİK İLGİYİ SAĞLAMLAŞTIRDI'

"Sayın Cumhurbaşkanı'nın kazandığı başarıya, şahsına yönelik teveccühü tahkim etti diyebiliriz. Yani, kişiliğine olan ilgiyi sağlamlaştırdı. Her zaman partisinden ayrı bir yerde görülüyor. Zaten partilileri bile bunu kabul ediyor."

'SONUCU İNSAN FAKTÖRÜ BELİRLER'

"Siyasetin içinde tutku, heyecan, bağlılık var. Elbette sonucu etkileyen nedenler arasında ekonomiden bir takım krizlere kadar pek çok unsur var, ama en önemli faktör, daha doğrusu sosyolojik etkisi olan insan faktörü. Onun için meydanların görüntüsü sandığa yansımadı, şahsiyet üzerinden gidildi."

'CHP'NİN YAPISAL SORUNLARI VAR'

"Sayın Muharrem İnce'nin aldığı oy yalnızca CHP'nin değil. İçinde başka partilerin seçmeni de var. Fakat, cumhurbaşkanı seçiminde aldığı oyların CHP oylarını arttırabileceği varsayılıyor. Bunun yanı sıra, CHP'nin başına geçerse yüzde 30'u daha da arttıracağını varsayanlar var. Bütün bunlar gerçekleşebileceği gibi, yüzde 30'un içindeki konjonktürel davranıp oy veren seçmenin çekilebileceği de unutulmamalı. Lider değişirse her şeyin düzeleceği inancında olanlar var, ama bana göre CHP'nin yapısal sorunları var. Kemikleşmiş sorunlar durdukça tek başına ne Sayın İnce'nin ne bir başkasının halledebileceğini sanmıyorum."

'CHP'DE KRİZ 9 AY SONRA PATLAR'

"CHP yönetimiyle Sayın Muharrem İnce arasında farklı söylem ve çelişkiler var. Yeni bir parti onların kararına bağlı elbette, fakat ben şunu görüyorum: Sorunlar şimdilik buzdolabına kaldırılır, ama 9 ay sonra yerel seçimde patlama yapar ve müthiş şekilde ortaya çıkar."