Bursa
Çok Bulutlu
21.7°

Tatlıoğlu: Türkiye fakirlik kapanına kısılmak üzere

EKONOMİ , 15 Ağustos 2020 Cumartesi, 11:28

İYİ Parti Kalkınma Politikaları Başkanı İsmail Tatlıoğlu Türkiye'nin "fakirlik kapanı"na kısılmak üzere olduğunu belirterek, bütçe ve cari açıkta "ikiz açık" tehlikesine dikkat çekti.

Tatlıoğlu: Türkiye fakirlik kapanına kısılmak üzere

İYİ Parti Bursa Milletvekili Prof. Dr. İsmail Tatlıoğlu Haftalık Basın Toplantısında ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Enflasyonun, faizlerin ve dövizin adeta yolunu kaybettiğini ve insanların gelecekten endişe duyduğunu belirten Tatlıoğlu, özetle şunları söyledi:

YETKİLİ YOK

"Türkiye'nin kurulları ve kurumları var ama ekonomide siyasi sorumluluğu üstlenen bir yetkilinin olmadığını gördük. İkinci hafta bitiyor döviz 6,80'lerden 7,37'lere gelmiş. Türkiye'ye sadece dış borçlar üzerinden 250 milyar lira 2019 yılında tüm ülkeden toplanan Gelir ve Kurumlar Vergisi tahsilatlarına eşit maliyet söz konusu. Toplumun karşısına çıkıp bunun nedenleri ve ne olacağı konusunda sorgulama yapılan bir siyasi yetkili yok.

NEPOTİZM TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK HASTALIĞI

Sayın Bakan'ın (Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak) çizdiği imajın ekonomiye yanlış politikalardan daha yıkıcı bir tesiri var. Bunun piyasa aktörleri tarafından ve dışarıdan algılanışı yetersiz bir ekonomi yönetiminin varlığı konusunda içerisini ve dışarısını tam bir kanaat sahibi kılmıştır. Bu tipik bir nepotizmdir. Yakınları korumak ülkeyi korumaktan, yakınların itibarı ülkenin itibarından daha önemli değildir. Nepotizm, Türkiye'nin bugün önemli bir hastalığıdır.

BAKANA RAĞMEN HALA AYAKTAYIZ

Türkiye saray ve saraya bağlı hastalıklardan kurtulmalıdır ve artık nepotizm devri Erdoğan dönemi ile beraber kapatılmalı ve Türkiye'de milletin iradesiyle yeni bir dönem başlamalıdır. Bu çerçevede Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ekonomiyi beyaz eşya satışlarıyla ölçtüğü, Bakanın da bu işi bir asansöre benzettiği Türkiye tam bir fakirlik kapanına kısılmak üzere.

TÜRKİYE'NİN FOTOĞRAFI DEĞİL

İstihdam konusunda veriler birbirini hızla eskitiyor. 2019 rakamlarına göre Türkiye'de nüfus artmış, çalışma çağındaki nüfus da atmış ama işgücü azalmış. Çalışmak isteyenler 33 milyondan 29 milyona düşmüş. Çalışan sayısı 28 milyondan 25,5 milyona düşmüş. Sigortalı kayıtlı çalışan sayısı 21,5 milyondan 19.6 milyona düşmüş. Bu rakamlara baktığımızda Türkiye'nin yaş ortalaması birden 60'a mı çıktı diye düşünülebilir. Bu Türkiye'nin fotoğrafı değildir.

İŞSİZ SAYILMAYAN İŞSİZ

Türkiye'de işsizlik resmi rakamları 13 milyon civarında açıklandı, geniş işsizlik yüzde 23'lerin üzerinde. İşsiz sayılmayan işsizimiz var, bu Türkiye'nin literatüre kazandırdığı bir kavramdır. 4.7 milyon, resmi işsizimiz, 3,8 milyon işsiz sayılmayan işsizimiz var. Bundan 50-100 yıl önce nüfusunu sayamayan ülkeler vardı. Şimdi çalışanını ve çalışmayanı ayırt edemeyen ülkeler grubundayız.

İKİZ AÇIK

Kamu verilerinde bütçe açığı problemi vardır. Geldiğimiz nokta itibariyle geniş anlamda temmuz itibariyle 12 aylık açık (cari açık) 196 milyardır. Geniş anlamda açık bunun fevkalâde daha üstündedir. Aşağı yukarı 2020 bütçesindeki 139 milyar liralık açık hedefinin yaklaşık yüzde 75'i aşılmış durumdadır. Türkiye'de bu anlamda ikiz açık yolunda tekrar ilerlemektedir. Cari açık ve de bütçe açığı şeklinde bir süreç içerisinde gitmekteyiz.

FAİZLERDE ÖRTÜLÜ YÜKSELİŞ

Faizlerde örtülü bir yükseliş söz konusudur. Hem döviz hem faiz yükselmekte, dolayısıyla fiyatlar artmaktadır ve Türkiye'nin ekonomideki uluslararası göstergesi sayılan CDS risk prim oranı 549'dur. Ne anlama geliyor bu? Ciddiye alınabilecek ekonomiler içerisinde Arjantin'den sonra ikinci büyük CDS'tir. Mısır, Ukrayna, Pakistan bizden iyidir. Bu Türkiye'nin borçlanma maliyetlerini yükseltmektedir.

HİÇBİR PROGRAM HEDEFİNE ULAŞMADI

Partili Cumhurbaşkanlığı döneminde yaklaşık bir buçuk aya bir program açıklanmış ve hiçbiri hedeflerine ulaşmamıştır. Ne enflasyon hedefine ulaşmıştır ne istihdam ve işsizlik, ne bütçe açığı, ne döviz kuru, ne de borçlanma oranı.