Bursa
Açık
25.3°
enBursa Haber

Tarkan'ın hayatından bilinmeyenler

MAGAZİN , 02 Haziran 2018 Cumartesi, 15:50

Tarkan'ı çoğumuz seviyoruz ve onu gördüğümüz kadarıyla tanıyoruz. Ancak onun hayatı, hiç de bildiğimiz kadar kolay geçmemiş. Ekşi Sözlük yazarı bilimkurgusal isimli kullanıcı, Tarkan ile ilgili o bilinmeyen, travmatik gerçekleri yazmış. Gelin bakalım neler olmuş?

Tarkan'ın hayatından bilinmeyenler

Annesi Neşe Hanım, Tarkan'a hamileyken bir trafik kazası geçiriyor ve doğum, annenin hayatı için risk oluşturuyor.

Doktorlar annenin yaşamını tehlikeye atmamak için çocuğun alınmasını ön görüyorlar.

Fakat bu arada babası Ali Bey, rüyasında oğlunun sağlıklı doğduğunu, hatta başının üstünde bir yıldız olduğunu görüyor.

Her şeye rağmen Tarkan dünyaya geliyor...

"BU ÇOCUK YAŞAMAZ"

Çocukluğunu ailesiyle Almanya'da geçiren Tarkan, abisi Hakan ile at arabasının peşinden koşarken feci bir kaza geçiriyor.

Abisi Hakan'la Alzey'de her akşam meydandan geçen at arabasına takılıyor kardeşler.

Ancak Tarkan bir gün o at arabasına binemiyor ve at, Tarkan'ı ezip geçiyor.

Apar topar hastaneye götürüyorlar, herkes "bu çocuk yaşamaz" diyerek bakıyor ona.

Tarkan yine hayata dönüyor.

Yüzündeki yara izi de bu kazadan kalma.

ABİSİYLE EVDEN KAÇIYOR

Biraz daha büyüdüğünde abisiyle evden kaçıyor.

Fakat bu sefer tehlike, içerden geliyor.

Babası Ali Bey, Tarkan'ı çok fena dövüyor, hırpalıyor.

Bu, Ali Bey'in gösterdiği ilk aile içi şiddet de değil üstelik.

Böyle böyle büyüyor Tarkan.

Türk olduğu için dönemin ırkçı ve faşist kitlesinden büyük bir baskı görüyorlar Almanya'da.

Her türlü küfrü duyuyor, psikolojik baskıyı ailecek iliklerine kadar yaşıyorlar.

Babasının kalp hastası olmasından sonra Türkiye'ye kesin dönüş yapıyorlar ancak bu yeni hayat hiç de kolay olmuyor.

Tası tarağı toplayıp İzmit'e yerleşiyor aile.

Babası bir market açıyor ancak kısa süre sonra market batıyor.

Aile çok büyük bir maddi zorluk içerisine giriyor.

Bu yüzden çocuklar aileye katkı sağlamak için çalışmaya başlıyorlar.

Çınarcık gazinolarında şarkı söylemeye başlıyor Tarkan.

O Avrupalı tipi, her nedense bazılarını rahatsız ediyor ve "Kız Tarkan" diye seslenmeye başlıyorlar. Büyük bir psikolojik şiddete daha maruz kalıyor.

Lisedeyken saçlarını zorla kazıtıyorlar Tarkan'ın.

Küpe taktığı için de bol bol üstüne yürünüp tartaklanıyor.

Almanca şivesi ile çoğu zaman dalga geçiliyor.

Güzel kızlarla arkadaşlık ettiği zaman bunu sindiremeyenler tarafından denize atıldığı zamanlar bile oluyor.

UZUNCA BİR SÜRE PSİKOLOJİK DESTEK ALDI

Öyle bir zaman geliyor ki, bir gün arkadaşına "Buradan atlarsam ölür müyüm?" diye soruyor ciddi ciddi. Askerlik sebebiyle Türkiye'ye dönemediği, uykusuzluk hastalığına yakalandığı ve panik krizleri yaşadığı günler.

Gözlerinin feri kaçmış ve oldukça yorgun olduğu zamanlar. Durumun vahametini anlayan yakınları tarafından doktor seanslarına başlatılıyor Tarkan. Uzunca bir süre psikolojik destek alıyor ve bu sayede toparlanıyor.

KAZALAR BASINDAN HEP SAKLANDI

Fransa'da geçirdiği trafik kazası ise çoğu kişi tarafından bilinmiyor çünkü bir kez daha kefeni yırtıyor Tarkan.

Uzun süre yoğun bakımda kalıyor Tarkan.

Vücudundaki kırıkların izlerini hala daha göğsünde ve sırtında taşıyor.

Neyse ki iyileşiyor.

Ancak tam Karma albümü çıktığı sırada, konsere giderken bir trafik kazası daha geçiriyor.

Otobanın ortasında öylece kalıyor ama mucize eseri yine hayata tutunuyor.

Bu kazalar basından hep saklanıyor.

Bir ara rüyasında ne görse çıktığına inanıyor ve o akşam da rüyasında bineceği uçağı görüyor.

Uçağın düştüğünü görüyor rüyasında ve o uçağa binmiyor.

Gerçekten de uçak kalkıştan yarım saat sonra hidrolik arıza gerekçesiyle piste geri iniyor.

Kısacası korunaklı dünyasında epey büyük travmalarına rağmen ayakta kalabilen, üstüne üstlük müthiş bir başarı yakalayan bir adam Tarkan.

Aile içi şiddet var, göçmenlik var, ekonomik sıkıntı var, kültürel uyum sorunu var...

Bir de kendini bildi bileli cinselliğiyle kafayı bozmuş bir dış dünya gerçeği var.

Ve kim bilir daha neler neler..