Bursa
Çok Bulutlu
25.2°

Tarihi camide kaçak kazı!

GÜNCEL , 27 Haziran 2020 Cumartesi, 11:35

Mimar Sinan'ın eserlerinden olan Behram Paşa Camisine defineciler dadandı. Korona virüs salgını nedeni ile bir süre devam eden sokağa çıkma kısıtlamalarından yararlanan defineciler, caminin girişinde 1 buçuk metrelik kazı yaptı.

Tarihi camide kaçak kazı!

Diyarbakır'ın Sur ilçesinde bulunan ve dönemin Diyarbakır Valisi Behram Paşa tarafından Mimar Sinan'a yaptırılan Behram Paşa Camii, korona virüs salgını nedeniyle uygulanan kısıtlama döneminde definecilerin hedefi oldu. Yetkililer, kapı girişinde kaçak kazı yapıldığının tespit edilmesi üzerine suç duyurusunda bulunuldu.

Sur ilçesi Ziya Gökalp Mahallesinde bulunan Behram Paşa Camisi, dönemin Diyarbakır Valisi Behram Paşa tarafından 1564 yılında Mimar Sinan'a yaptırıldı. 1564'te yapılan ve 1572 yılında tamamlanan Behram Paşa Camisi, korona virüs salgını nedeniyle kısıtlamaların uygulandığı dönemde definecilerin hedefi oldu. Kapı girişinde yaklaşık 1 buçuk metrelik kazı cami imamı tarafından fark edilerek 8 Mayısta Diyarbakır Vakıflar Bölge Müdürlüğüne aktarıldı. Kazı yapılan alan, Kültür Turizm İl Müdürlüğü, Kültür Varlıkları Koruma Kurulu ve müze müdürünün ortak kurul kararıyla emniyet tedbirleri alınarak kapatıldı. Camide güvenlik kameralarının bazılarının yaklaşık 2 yıl önce söküldüğü, olanın da çalışmadığı tespit edildi. Diyarbakır Vakıflar Bölge Müdürü Metin Evsen, konunun kendilerine intikal ettikten sonra gerekli çalışmaların yapıldığını, Diyanet İşleri Başkanlığının, Müftülüğün bu konuda hassas olduklarını, vatandaşların da bu güzel eserleri sahiplenmesi gerektiğini ifade etti.

Mimar Sinan'ın kentteki 5 eserinden biri

Diyarbakır Vakıflar Bölge Müdürü Metin Evsen, Behram Paşa Camii'nin Mimar Sinan'ın kentteki 5 eserinden biri olduğunu söyledi. Evsen, Mimar Sinan'ın kentteki ilk eserlerinden olan Behram Paşa Camisinin bölgenin en önemli eserleri arasında yer aldığını dile getirdi. Caminin mimari açıdan iftihar edilen bir eser olduğunu aktaran Evsen, "Behram Paşa Camisi ana kapı girişinde olan harim dediğimiz yerde çukur kazılmış, üzerine tahta bırakılmış. Tahta burayı kamufle ediyor. 8 Mayısta cami görevlisi idareye geldi. Bu durumu izah edince anında teknik eleman arkadaşları gönderdim. Son dönemde Diyarbakır'da gerçekten tarihi dokuya çok büyük zarar veren kaçak kazı yapan defineciler var. Bunların biran evvel bulunmasıyla ilgili ben vali bey, Sur Kaymakamımız ve İlçe Emniyet Müdürümüz ile görüştüm. Gerekli yazışmaları yaptım, telefonlarla kendileriyle de görüştüm. Fakat burası tarihi, tescilli bir yer olduğu için bunun kurul boyutu da var. Ben Kültür Turizm İl Müdürümüzü, Kültür Varlıkları Koruma Kurulundan bir arkadaşımızı, yine müze müdürümüzü buraya çağırdım. Emniyet tedbirleri alınarak bu, yaklaşık 1 metre 50 santim kadar yapılan kazıda bu kazının kapatılmasıyla ilgili ortak bir karar aldık. Dolayısıyla burayı kapattık. Sonradan 9 Haziranda kuruldan aldığımız bir kararla proje kapsamında buranın tekrar eski haline getirilmesiyle ilgili çalışmaları başlattık" dedi.

"Kazının sokağa çıkma kısıtlaması döneminde yapıldığını tahmin ediyoruz"

Cami imamının kendilerine bilgi vermemesi durumunda definecilerin kazıyı ileriye taşıyabileceğini düşündüklerini kaydeden Evsen, "Belki başka yerleri de kazarlardı. Son zamanlarda kültür varlıklarına büyük zararlar verilmeye başlandı. Biz Vakıflar Bölge Müdürlüğü olarak, genel müdürlük olarak buranın kamera sistemini kurduk. Kameraların yaklaşık 1 buçuk, 2 sene önce tamamının ortadan kaldırıldığıyla ilgili, çalındığıyla ilgili bize bilgi verildi. Bu pandemi süreci, sokağa çıkma kısıtlamaları bu gibi fiili durumlarda definecilerin belki de en çok aradığı ortamlardan bir tanesi. Bu dönemde burada bir kazı yapıldığını biz tahmin ediyoruz. Eserimizin ana caddeden uzak oluşu, mahalle arasında oluşundan dolayı bir durum söz konusu. Bu mümtaz, mükemmel eserin sahiplenilmesi lazım. Vakıflar Bölge Müdürlüğü olarak biz görevimizi zaten yapıyoruz. Genel müdürlük talimatlarıyla biz buradaki her türlü restorasyon çalışmalarını yapıyoruz. Ama tabi biz mülkiyet sahibi olarak restorasyon çalışmalarını yaparken, bunların korunması ve temizliğiyle ilgili Diyanet İşleri Başkanlığımız, Müftülüğümüz bu konudaki hassasiyetlerini göstermeleri lazım. Dolayısıyla bu eserlere hepimizin, ilgili kurumların ve vatandaşlarımızın da bu güzel eseri sahiplenmesi lazım ki bir daha buna benzer herhangi bir kazı yapılmasın" diye konuştu.