Bursa
Açık
24.5°

Sağlık örgütleri ayakta! 'Kayıhan Pala yalnız değildir'

BURSA , 03 Temmuz 2020 Cuma, 15:52

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve aynı zamanda TTB Covid-19 izleme grubu üyesi Prof. Dr. Kayıhan Pala hakkında enBursa.com canlı yayınında yaptığı değerlendirmelerin ardından Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nca açılan soruşturma, protesto edildi. Bursa Valiliği'nin ihbarı ile "Halkı yanlış bilgilendirici ve paniğe sevk edici" açıklama yaptığı iddiasıyla soruşturma geçiren Prof. Dr. Pala için Bursa Tabip Odası ev sahipliğinde Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi tarafından yapılan basın açıklamasına Bursa kent dinamikleri, sivil toplum örgütlerinin, sendikaların temsilcileri, TMMOB'a bağlı akademik odaların temsilcilerinin yanı sıra Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem de katıldı.

Sağlık örgütleri ayakta! 'Kayıhan Pala yalnız değildir'

Türk Tabipleri Birliği Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman,TTB Merkez Konseyi Genel Sekreteri Dr. Bülent Nazım Yılmaz, Bursa Tabip Odası Başkanı Dr. Güzide Elitez, İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Osman Öztürk, Çanakkale Tabip Odası Başkanı Doktor Eftal Yıldırım, Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu üyesi Dr. Arif Müezzinoğlu, İzmir Tabip Odası Üyesi Dr. Firdevs Çetin Uysal ile Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem ve Nİlüfer Belediyesi Başkan Yardımcısı Zafer Yıldız'ın yanı sıra çok sayıda akademik oda başkanı, sendika ve STK temsilcilerinin katıldığı basın toplantısında, ilk açıklamayı Bursa Tabip Odası Bşakanı Dr. Güzide Elitez yaptı.

SALONA SIĞMADILAR

Toplantının Bursa Akademik Odalar Birliği ortak toplantı salonunda gerçekleştirileceği duyurulurken, Pala'ya destek için gelenler salona sığmadı, toplantı BAOB Oditoryum da yapıldı.

Elitez, konuşmasına "Ben bu salona baktığımda umudu görüyorum" sözleriyle başladı. Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca bir suçun işlendiği izlenimi dahi olmadığı için, soruşturma başlatmaması gerektiğini kaydeden Elitez, Pala'nın açıklamayı üniversitedeki görevi nedeniyle yaptığını varsayarak, dosyayı soruşturma izni değerlendirmesi için Uludağ Üniversitesi Rektörlüğü'ne gönderdiğini hatırlattı.

"PROF.DR. KAYIHAN PALA, HEKİMLERİN VE BURSA ŞEHRİNİN ONURUDUR"

Prof. Dr. Kayıhan Pala'nın yaptığı açıklamalarla bilim insanı olarak gereğini yaptığını söyleyen Elitez, "Prof.Dr. Kayıhan Pala, bilimin doğrularını ülkemizdeki insanların sağlığını korumak adına kamuoyu ile paylaştığı için soruşturulmak isteniyor. Bu tam da bilim insanının görevi olmasına rağmen. Biz Bursa Tabip Odası ve Bursa'nın hekimleri olarak bilimin savunucularının gereğini yerine getiren Prof. Dr. Kayıhan Pala'nın yanında yer alacağmızı söylüyoruz. Prof.Dr. Kayıhan Pala bilim insanı olmanın gereğini yerine getirmiştir. Hekimlerin ve Bursa şehrinin onurudur. Kayıhan Pala, Bursa'da hava kirliliğinde nefesimiz, pandemi de ise sesimizdir."dedi.

"HEDEFTE BİLİM VAR"

Türk Tabipleri Birliği Başkanı Prof Dr. Sinan Adıyaman ise, halk sağlığı uzmanı ve aynı zamanda Türk Tabipleri Birliği COVID-19 İzleme Kurulu üyesi olan Prof. Dr. Kayıhan Pala'nın iktidar sahipleri tarafından hedef alındığını söyledi.

Bilim özgürlüğü ile bilim insanlarının düşünce ve ifade özgürlüğü için Bursa'da olduklarını belirten Adıyaman, açıklamalarını şöyle sürdürdü;

"Prof. Dr. Kayıhan Pala, ülkemizi ve dünyayı saran pandemiye ilişkin önlemler konusunda, başından itibaren, yetkililere, topluma, düşüncelerini, önerilerini aktarmıştır. Bu kapsamda "enBursa.com" haber sitesinde, 21 Nisan 2020 tarihinde kendisine yöneltilen sorular üzerine, Bursa iline yönelik pandemiyle ilgili bilgilendirmenin yetersizliği, verilerin tam olarak paylaşılmaması, çalışmaların şeffaf olmaması, filyasyon, test merkezi sayısının yetersizliği, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesine test yetkisi verilmemesi, ücretsiz ya da sembolik ücretle su sağlanmaması gibi konularda, düşüncelerini, önerilerini, bilgilerini paylaşmıştır. Bursa Valisi, Kayıhan Pala'nın bu açıklamasına atıfla, "halkı yanlış bilgilendirdiği, paniğe yönlendirdiği" iddiası ile hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayetçi olmuştur. Savcılık, bu açıklamayı, Türk Ceza Kanununun "suç ve suçluyu övme" başlıklı 215/1 maddesi kapsamında değerlendirmiş. Yüksek Öğretim Kanunu uyarınca soruşturmayı yürütmeye Uludağ Üniversitesi Rektörlüğünün yetkili olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı vermiş ve dosyayı Rektörlüğe göndermiştir. Rektörlük soruşturma açmış ve 21 Temmuz 2020 günü saat 11.00'de Sayın Pala'yı savunma yapmak için çağırmıştır.

"BİLİM İNSANINA YÖNELTİLMİŞ BİR TACİZDİR"

Her üç kurumun tutumu, toplumun bilgilenme hakkına ve bilim insanına yöneltilmiş bir tacizdir. Vali, toplumun doğru bilgiye ulaşmasını, bilim insanının toplumu bilgilendirmesini baskılamak için harekete geçmiştir. Cumhuriyet Savcısı suç izlenimi dahi oluşturmayan açıklamanın soruşturmaya konu edilemeyeceğine karar vermesi gerekirken; hukuk dışı bir vasıflandırma ile suç izlenimi varmış gibi hareket etmiştir. Kayıhan Pala açıklamasını bir bilim insanı olarak ve Bursa Tabip Odası verileri üzerinden yapmıştır. Açıklamayı Üniversitedeki görevi dolayısıyla yapmamasına rağmen dosyası Üniversiteye gönderilmiştir. Üniversite Rektörlüğü ise, 2547 sayılı Kanun uyarınca, bir ön inceleme yaparak, hem ortada soruşturma yürütecek bir suç olmaması hem de üniversitedeki görev dolayısıyla yapılan bir açıklama olmadığı için, dosyayı Savcılığa iade etmesi gerekirken; doğrudan soruşturma açmıştır.

NEDEN SORUŞTURMA AÇILIYOR?

Dünya ve Türkiye sarsıcı bir pandemi sürecinden geçiyor. Pandemi çok ciddi sosyal ve ekonomik etkiler ortaya çıkarırken bu alanlarda birçok tartışmayı da beraberinde getiriyor. Aşıdan ilaca, sağlık hizmetlerinden eğitim ve sosyal hizmetlere kadar hemen her alanda, kamunun rol ve işlevinin halk sağlığından çok özel sağlık sektörünün büyütülmesi ve beslenmesi olduğu bir zamanda, ülkelerin sağlık sistemleri, sosyal ve ekonomik politikaları bir sınavdan geçiyor. Salgın kamucu bilimin, kamucu sağlık sisteminin, kamucu sosyal politikaların önemini bir kez daha gösteriyor. Bu duruma işaret edilmesi, hakikatin ortaya konulması istenilmiyor. Salgınla ilgili değerlendirme yapmaya yetecek bütünlükte, epidemiyolojik veri açıklanmadan başarı hikâyeleri yazılırken vaka sayıları artmaya devam ediyor.

Buna karşılık doğru bilgiye en çok ihtiyaç duyulan ve toplumun en savunmasız olduğu bu dönemde ona doğru bilgiyi aktarmayı bilim insanı sorumluluğu olarak gören ve bilimsel araştırmalarla zamana karşı yarışarak olabildiğince çok insanın hayatının kurtulması ve salgının toplum üzerindeki olumsuz sonuçlarının engellenmesi için uğraş verenlere karşı baskı giderek artıyor. Prof. Dr. Kayıhan Pala da doğru bilgiyi, en çok ihtiyaç duyulan dönemde topluma aktarmak için çaba gösteriyor.

"ENGELLEME GİRİŞİMLERİNE DERHAL SON VERİLMESİNİ İSTİYORUZ"

Kayıhan Pala hakkındaki şikayet ve soruşturma süreci tam olarak bilim insanlarının ve toplumun özgürlük ve hak alanlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Hekimlik mesleğinin hasta ve toplum yararını önceleme ilkesi gereği, topluma salgınla ilgili bilimsel bilgilerin aktarılmasını engelleme girişimlerine derhal son verilmesini istiyoruz. Bilim insanının akademik özerkliğini ve mesleki bağımsızlığını tehdit eden soruşturmalar ve incelemeler asıl olarak toplumun sağlık hakkını, doğru bilgiye ulaşma hakkını tehdit etmektedir. Bundan vazgeçilmelidir. Bilim insanlarının hakikati aramasına izin vermeyen, bilimsel yaklaşıma baskı girişimlerinin karşısında haklarımızı savunmak için buradayız. Yalnızca bilim insanları için değil, toplumdaki, dünyadaki her insan için ve gelecek nesiller için bu baskılara karşı çıkmak gerektiğinin bilincindeyiz. TTB ve Bursa Tabip Odası Prof. Dr. Kayıhan Pala'ya ve temsil ettiği değerlere saygı duymakta ve sahip çıkmaktadır."

"KAYIHAN PALA'YA YÖNELİK MÜDAHALE BİLİME YÖNELİK BİR MÜDAHALEDİR"

Prof. Dr. Kayıhan Pala'ya destek veren TTB Merkez Konseyi Genel Sekreteri Dr. Bülent Nazım Yılmaz'da, yapılan müdahalelerin bilime yönelik olduğunu söyledi. Yılmaz, "Tüm Türkiye'de hekimler açısından bir tarihi gün yaşıyoruz. Bu gün aslında bir mücadelenin başlangıç günüdür. Pandeminin doğasından kaynaklanan sınırlılıkları siyasal iktidarların kendi çıkarları doğrultusunda bir baskı ortamına dönütürüldüğü adına çabalar safedildiğini ve her yıl yeni bir yasaklarla karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Hayatımızı daraltan bir siyasal anlayışla karşı karşıyayız. Kayıhan Pala'ya yönelik müdahale Bursa'da temiz hava solumak isteyen kişiye yönelik müdahaledir. Kayıhan Pala'ya yönelik müdahale, Bursa'da insan gibi yaşamak isteyen emeklilere yönelik bir müdahale, bilime yönelik bir müdahaledir. Bilim insanının toplumun sorunlarıyla buluşmasını engellemeye yönlik bir çabadır. Aslında akademik özgürlüklere bir müdahaledir. Yani bizim geleceğimize yönelik müdahaledir. Bu süreci büyük bir kararlıkla sürdüreceğiz. 21 Temmuz'da buradan daha büyük bir coşkuyla buradaki kitle örgütleri, siyasal parti temsilcileriyle birlikte bu sefer soruşturmanın yapıldığı yerde olacağız ve hepimiz birer Kayıhan Pala olacağız. Her gün teevizyonlarda izliyoruz bilim insanı kılığında bir çok insan her gün yalanları topluma satmaya çalışıyor. Gerçekleri toplumdan gerçekleri gizlimeye çalışıyor. Aslında bizim yaptığmıız şudur; toplumla greçekle buluşturmanın mücadelesidir. Kayıhan Pala tam da bunu yapmıştır. Bir çok insan hergün yalanları. Salgın sürecinde bu pervansızlığı yapan idarecilere yöneticilere kimse onlar; kimse bu soruşturmanın altında imzası olanlar. Onlara karşı bu süreci dar edeceğiz. Etmek zorundayız." dedi.

'KAYIHAN PALA YALNIZ DEĞİLDİR'

'Kayıhan Pala Yalnız Değildir' sloğanlarının atıldığı salonda basın açıklamasına destek veren İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Osman Öztürk, Çanakkale Tabip Odası Başkanı Doktor Eftal Yıldırım, Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu üyesi Dr. Arif Müezzinoğlu, İzmir Tabip Odası Üyesi Dr. Firdevs Çetin Uysal da birer açıklama yaptı.

Açıklamayı izleyen Prof. Dr. Kayıhan Pala ise, kendisine verilen destekten dolayı tüm katılımcılara teşekkür etti.