Bursa
Açık
29.5°

Prof. Dr. Pala: Sokaklardaki kalabalığı görünce...

SAĞLIK , 28 Mart 2020 Cumartesi, 12:25

Uludağ Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kayıhan Pala, korona virüs pozitif tanısı konan hastaların bulundukları illerin, yaş ve cinsiyet ile semptom bilgilerinin paylaşılması gerektiğini söyledi. Bilim Kurulu'nun aldığı kararların uygulamasında gecikmeler olduğunu belirten Pala, daha sıkı tedbirler için kafa yorulması gerektiğini söyledi.

Prof. Dr. Pala: Sokaklardaki kalabalığı görünce...

Haber kanalları tarafından görüşlerine sıkça başvurulan Profesör Pala, test sayısının yükseldiğini, ancak hala yeterli düzeyde olmadığını belirterek, şöyle konuştu:

'TEST SAYISI YÜKSELDİ AMA YETERLİ DEĞİL'

"Yeterince bilgi sahibi olmayan kişiler konuşunca insanların kafası karışıyor. Testler konusu da biraz öyle olmaya başladı. Aslında testler konusunda Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu'nun açıklamaları toplum tarafından izlenebilse belki bu kafa karışıklığı bir ölçüde giderilebilir. Tip testten söz ediyoruz aslında; biri tanı, diğeri tarama testi. Şu anda Türkiye'nin test yapma kapasitesi bütün olası olguları ve onların temaslılarını kapsayacak şekilde büyük olmadığı için biz yaygın bir şekilde test yapabiliyor değiliz. Test sayısı Sayın Bakan'ın da söylediği gibi yükseldi, ama nüfusumuz göz önüne alındığı zaman henüz istediğimiz sayıda test yapabiliyor değiliz."

Pala, test yapılamıyorsa bile benzer bulgular taşıyan hastaların pozitif kabul edilmesi gerektiğini yineleyerek şunları söyledi:

'TEST YAPILAMIYORSA BULGULAR POZİTİF KABUL EDİLMELİ'

"Bir değerli Bilim Kurulu üyesinin açıklamalarından öğreniyoruz; özellikle Çin'den getirilen testlerin, İspanya'da benzer testleri almış yeterince güvenilir olmadığından dolayı kullanılamayacak olduğunun açıklanması bizim test yapma kapasitemizi azaltıyor. Tamam test çok önemli ama test yapamadığımız koşullarda eğer hastanın bulguları varsa, hem klinik bulgulardan hem tomografi bulgularından söz ediyorum, o zaman o kişiyi kovid pozitif olarak ele almalı ve temaslılarını da ivedi bir şekilde bularak onları da izole etmeliyiz."

Pala, virüs tespit edilen ancak evlerine gönderilen hastalar olduğu konusundaki soruya şöyle yanıt verdi.:

'YÜZDE 80'İNİN TEDAVİYE İHTİYACI YOK'

"Kovid pozitif olarak tespit edilip eve gönderilen hastalar açısından şöyle bir şey var: Bugüne kadar yayınlanan veriler hastaların yüzde 30'unun kendisinin bile hissetmeyeceği kadar ayakta geçirdiğini gösteriyor. Bir kısmı sanki hafif bir nezle geçiriyormuş gibi bu hastalığı geçiriyor. Dolayısıyla pozitif tespit edilen yüz kişiden 80'inin aslında herhangi bir tedaviye ihtiyacı yok. Bu durumda biz bu kişileri evlerine gönderebilir ama çevrelerine bu hastalığı yaymamaları için mutlak izolasyon altında olmalarını isteyebiliriz. Dolayısıyla doktorlar eğer pozitif kişilere evinize gidin diyorlarsa onlar muhtemelen genç ve bugüne kadar bilinen hastalıkla ilgili risk etmeni taşımayan kişilerdir. Yani hipertansiyonu olmayan, kalp hastalığı olmayan ve şeker hastalığı olmayanlar. Üstelik sağlık kuruluşunda karşılaşacakları pozitif vakalar onların durumunun gereksiz bir biçimde ağırlaşmasına neden olabilir."

Sokaktaki görüntüye bakıldığında izolasyon uygulamasının vatandaşların tercihine bırakılmasının artık doğru olmayacağını vurgulayan Pala, daha sıkı tedbirler alınması gerektiğini söyledi ve ekledi:

'DAHA SIKI TEDBİRLERE KAFA YORMALIYIZ'

"Aslında insanlara biz bu süreci çok iyi anlatabilmiş olsaydık en başından bu yana kendinizi izole edin söylemi belki makul olabilirdi. Ama sokaklardaki kalabalığı görünce artık bunu insanların uygulamasına bırakmak çok gerçekçi görünmüyor. Dolayısıyla ayırma dediğimiz izolasyonu daha sıkı tedbirlerle nasıl yapabileceğimize kafa yormamız gerekir."

Pala, ABD'den gelen ve evine gönderilen bir vatandaş örneği ile uygulamadaki hatalara vurgun yaparak şöyle konuştu:

'ELİNİ KOLUNU SALLAYARAK EVİNE GİTMİŞ'

"Bir arkadaşım aradı. Bir yakını Çarşamba günü ABD'den uçakla İstanbul Havalimanı'na inmiş ve elini kolunu sallayarak evine gitmiş. Hatta hava limanında ben ne yapmalıyım diye sorduğunda "Siz eve gidin kendinizi izole edin" demişler. ABD gibi bugün artık olgu sayısının Çin'i bile geçtiği bir ülkeden gelen birisi elini kolunu sallayarak toplumun içine karışabiliyorsa burada bir problem var demektir. Boşaltılmış olan yurtlarda, otellerde onları 14 gün misafir edip durumlarını izlemenin daha doğru olacağını düşünüyorum."

Pala, Bilim Kurulu'nun aldığı kararların uygulamasında gecikmeler olduğunu söyledi ve şu ifadeleri kullandı:

'BİLİM KURULU'NUN KARARLARININ UYGULANMASINDA GECİKMELER VAR'

"Sağlık Bakanlığı daha Ocak ayı başlarında bir bilim kurulu toplayarak ne yapılması gerektiği ile ilgili rehberler oluşturdu. O rehberlerdeki vaka tanımlarını zaman içinde değiştirdi, güncelliyor ve sadece sağlık müdürlüklerine değil, aile sağlığı merkezlerine, kamu hastanelerine, üniversite hastanelerine ve özel hastanelere gönderiyor. Dolayısıyla ülkemizdeki prosedür standart. İstanbul'da ne uygulanıyorsa diğer illerde de o uygulansın diye bir standart prosedürümüz var. Böyle bir dönemde eksikler üzerinden tartışmak doğru değil ama Bilim Kurulu'nun aldığı kararların uygulanmasında gecikmeler var. Örneğin sınır kapılarının kapatılmasında, umreden gelenlerin kontrolsüz biçimde dağıtılmasında bazı sıkıntılar yaşandı. Oysa Bilim Kurulu buralarda daha sıkı önlemler alınmasına ilişkin önerilerini Bakanlığa ilettiğini söylüyor."

Bütün hastanelerin pandemi hastanesi ilan edilmesinin yanlış olduğunu vurgulayan pala, kalp krizi ve kanser tedavisi örneklerini vererek şunları söyledi:

'KALP KRİZİ VEYA KANSER DURMUYOR'

"Korona vakaları var diye kalp krizi durmuyor. Gerçekten tedavisinin aksamaması gereken kanser vakaları var. Bunları çoğaltabiliriz. Dolayısıyla bu eylem planı yapılırken başlangıçta bütün hastanelerin pandemi hastanesi olarak ilan edilmesi yerine acil durumlar için bazı hastanelerin, özellikle kamu hastanelerinin belirlenmesinde büyük yarar vardı. Ciddi rahatsızlığı olsa da korona pozitif vakalarından çekinerek hastanelere gitmekten uzak duran hasta ve hasta yakınları var."

Profesör Pala, vakaların il, yaş, cinsiyet ve semptomlarının şefaf biçimde açıklanması gerektiğine bir kez daha vurgu yaparak şöyle konuştu:

'İLLER, YAŞ VE CİNSİYET İLE SEMPTOMLAR AÇIKLANMALI'

"Biz salgının Türkiye'ye girdiği andan itibaren hangi illerde olduğunu, hangi yaş gruplarında olduğunu, hangi cinsiyette olduğunu ve tanı konmuş hastaların hangi semptomları ve risk etmenleri olduğunun bildirilmesini istedik ki hem mevcut durumu topluma anlatıp hangi risklerin daha ön planda olduğunu açıklayabilelim hem de önümüzü görmeye çalışalım. Dolayısıyla ben açıklanmasından yanayım."

Yaylalarda görsel şölen
Yaylalarda görsel şölen
Bursa'da geceyi şimşekler aydınlattı
Bursa'da geceyi şimşekler aydınlattı
Jakaranda ağaçları çiçek açtı
Jakaranda ağaçları çiçek açtı
Yeni BMW 4 Serisi ne zaman çıkacak?
Yeni BMW 4 Serisi ne zaman çıkacak?