Bursa
Açık
24.6°

Prof. Dr. Pala bilimi, sağlık örgütleri Pala'yı savundu

BURSA , 21 Temmuz 2020 Salı, 10:54

enBursa.com'un 21 Nisan'daki canlı yayınında yaptığı pandemi değerlendirmesi nedeniyle Uludağ Üniversitesi tarafından hakkında soruşturma başlatılan Halk Sağlığı Uzmanı Profesör Doktor Kayıhan Pala, bugün savunma yaptı. Türk Tabibleri Birliği yöneticileri, çok sayıda ilden Tabip Odası başkan ve yöneticileri ile sağlık örgütleri, Prof. Dr. Pala'ya destek olmak için Uludağ Üniversitesi'nde buluştu.

Prof. Dr. Pala bilimi, sağlık örgütleri Pala'yı savundu

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve aynı zamanda TTB Covid-19 izleme grubu üyesi Prof. Dr. Kayıhan Pala hakkında enBursa.com canlı yayınında yaptığı değerlendirmelerin ardından Bursa Valiliği'nin talebi ile Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma açılmış, Pala'nın akademisyen olması nedeniyle dosya Uludağ Üniversitesi Rektörlüğü'ne gönderilmişti.

Rektörlük tarafından soruşturma başlatılan ve bugün savunma yapan Pala için sağlık örgütleri ayağa kalktı.

Türk Tabipleri Birliği Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman,TTB Merkez Konseyi Üyeleri, çok sayıda ilden Tabip Odası başkan ve yöneticileri, sağlık ve demokratik kitle örgütleri ile meslek odaları ve sendikaların temsilcileri, CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, HDP Batman Milletvekili Dr. Necdet İpekyüz'ün de aralarında olduğu çok sayıda katılımcı Prof. Dr. Kayıhan Pala'ya destek olmak için Uludağ Üniversitesi Rektörlüğü önünde buluştu.

DOSAB'da termik santral kurulmasına karşı çıkan Panayır Mahallesi sakinleriyle biyokütle enerji santrali projesine karşı mücadele eden Büyükorhan'ın Karaağız Mahallesi sakinleri de Pala'yı yalnız bırakmadı.

Kurum temsilcilerinin tek tek söz aldığı destek eylemi devam ederken Prof. Dr. Pala, savunmasını yapmak üzere Rektörlük binasına giriş yaptı.

TTB Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman, Rektörlük önündeki konuşmasında şunları söyledi:

'MOTTOSU ÖZGÜR DÜŞÜNCE OLAN BİR ÜNİVERSİTE... NE KADAR MANİDAR"

"Gelirken yazıları gördüm. Uludağ Üniversitesi'nin mottosu 'Eğitimde özgür', 'Düşüncede özgür'. Ne kadar manidar değil mi? Mottosu bu olan bir üniversitenin rektörlük binası önündeyiz. Toplum sağlığı için pandemi döneminde halkı bilgilendirmek adına açıklama yapan hocamız düşüncelerini söylediği için burada savunma veriyor."

PROF.DR. KAYIHAN PALA'YA BÜYÜK DESTEK...FOTOĞRAFLAR İÇİN...

Rektörlük binasında savunmasını yapan Prof. Dr. Kayıhan Pala, çıkışta kendisine destek için toplanan meslektaşları ile meslek odaları, sendikalar ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcilerine seslendi.

Pala, şöyle konuştu:

"GERÇEK BİLİM İNSANLARI BİLİMSEL SORUMLULUKLARINI YERİNE GETİRMEYE DEVAM EDECEK"

"Bugünlerde gerçek bilim insanları ile akademik ünvanlı memurlar arasındaki ayrımı gördüğümüz günleri yaşıyoruz. Hiç merak etmeyin. Gerçek bilim insanları bilimsel sorumluluklarını yerine getirmeye devam edecekler. Hepinize hem desteğiniz hem de dayanışmanız için içtenlikle teşekkür ediyorum."

Pala, bilimin ışığında bugüne kadar olduğu gibi doğru bilfiklerini söylemeye devam edeceğini şu sözlerle ifade etti:

"BUGÜNLERİ TARİHE NOT EDECEĞİZ"

"Bugünleri hep birlikte tarihe not edeceğiz ve bundan önce nasıl davranıyorsak bundan sonra da öyle davranmaya devam edeceğiz."

Prof. Dr. Kayıhan Pala'ya savunma esnasında eşlik eden Türk Tabipler Birliği Avukatı Ziynet Özçelik de savunmanın detayları hakkında bilgi verdi. Özçelik şunları söyledi;

"SAVCININ EYLEMİ CEZA MUHAKEMESİ KANUNU'NA AYKIRI"

"Bu soruşturmanın hiç açılmaması gerektiğini, esasen üniversitenin görevi ile bağlantılı bir açıklama olmadığını, Kayıhan hocanın bilim insanı, halk sağlığı uzmanı olarak kendi bilimsel sorumluluğunu yerine getirdiğini ve toplumu bilgilendirdiğini ve esasen yöneticilerin de bunu bastırmak ve sindirmek yerine bu önerilerden yararlanmak için çaba göstermesi gerektiğini; bunun aynı zamanda pandemi ile mücadelede ciddi bir katkı sağlayacağını söyledik. Üniversitenin Anayasanın 27. Maddesi uyarınca sınırlandırılmamış bir özgürlük alanında Yüksek Öğretim Kanunu uyarınca soruşturma için gerekli yetki unsurunun bulunmadığını ve dolayısıyla savcılığa dosyayı böylece iade etmesi gerektiğini söyledik. Ayrıca, Valiliğin yaptığı şikayet ve savcıların değerlendirmesinde sayın Kayıhan Pala'nın hangi ifadelerinin hangi açıklamalarının bilimsel olarak hatalı olduğu konusunda tek bir cümle edilmediğini buna ilişkin kanıt sunulmadığı dolayısıyla aslında soyut bir suçlama olduğunu; bu suçlamanın her hangi bir suç izlenimi olmadığından derhal red edilmesi ve işleme konmaması gerektiğini belirttik. Savcının eyleminin ceza muakemesi kanuna aykırı olduğunu ayrıca Valiliğin işleminin de kendi mevzuatlarına aykırı olduğunu belirttik. Sonuç olarak böyle bir soruşturmanın sonlandırılarak Kayıhan Pala'nın bilim özgürlüğünü yönelik bastırma girişiminin ortadan kaldırılmasını ve toplumun da doğru bilgiye ulaşma hakkına yönelik bu tür ihlallerin ortadan kaldırılmasını talep ettik. Umuyoruz ki, üniversite bilim özgürlüğünü ve toplumun bilgilendirme hakkını gözeterek üniversel geleneklere uygun bir biçimde soruşturma açılmamasına karar verir".

Türk Tabipler Birliği İkinci Başkanı Dr. Ali Çerkezoğlu, TTB Merkez Konseyi adına Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz ile yapılan görüşmedeki gelişmeleri şöyle anlattı:

"SORUŞTURMAYI AÇAN ZİHNİYETLE COVİD-19 VİRÜSÜYLE BAŞ ETTİĞİMİZ GİBİ MÜCADELE EDECEĞİZ"

"Bize söylenen şudur; Üniversite açısından bir prosedür işletilmektedir. Valiliğin bir başvurusudur, mevzuat uygulanmaktadır. Üniversite açısından bir problem yoktur. Esas olan bizim söylediğimizdir. Bizim söylediğimiz de bu olmuştur. Mutlaka üniversitenin soruşturmasından da aklanacağından hiçbir şüphemiz yoktur çünkü ortada suç yoktur. Soruşturulacak bir mevzu yoktur. Ama mesele ister valilik, ister üniversite, ister otorite, nereden gelirse gelsin; biz burada olan ve olmayan Kayıhan Pala'nın mücadelesine, emeğine, bilimsel bakışına tanık olan ve onun bu emeğine saygı duyan insanlar olarak Türk Tabip Birliği ve ona bağlı olan odalarıyla ve Kayıhan hocanın elinin değdiği bütün kurumlarıyla birlikte hangi aşamaya taşınırsa taşınsın bu soruşturma sürecinin muhatabı kim olursa olsun; Valilik, bakanlık hangi otorite olursa olsun Kayıhan hocayı yalnız bırakmayaacağımızı ilan ettik. Soruşturma mevzuatın derin dosyaları arasında sumen altlarına bekletilmeye alınsa bile biz mücadelemizi sumen altında bırakmamaya kararlıyız. Bu soruşturmacıların peşini bırakmayacağız. Bu soruşturmayı açan aklın zihniyetin bu ülkeye verdiği zararı aynı Covid-19 virüsüyle baş ettiğimiz gibi bu yönetici tutumuyla da baş edeceğiz. "