Bursa
Az Bulutlu
22.1°
enBursa Haber

Paylaşılamayan Baklava!

YEMEKBU , 16 Haziran 2018 Cumartesi, 17:58

Kültürler arasında paylaşılamayan "baklava" sahip çıkılası bir tatlı... Rivayetlerin ilki Asurlulara kadar uzanırken bugün paylaşılamayan baklavayı kültürel bir değer mertebesinde yarışını merak ettik. Maksat bu bayram yiyeceğiniz baklavanın tadını bildiğiniz kadar kıymetini de bilmeniz.

Paylaşılamayan Baklava!

Baklavanın ilk hali; iki hamur arasına serpiştirilen kuru meyvelerin fırına verilerek pişirilmesi olarak tahmin ediliyor. Yufkanın incecik hale getirilip içine ceviz konarak yapılmasının Orta Asya'ya özgü olduğuna dair iddialar ise güçlü.

Türkler, göçebe yaşamda fırın yerine at üstünde kolaylıkla taşınabilen ince sac üzerinde yufka pişiriyorlar ki bu Anadolu'da halen süren bir gelenek. Bolca bulunan ceviz ağaçları sayesinde elde edilen cevizin, bu ince yufkaların arasına girmesiyle cevizli baklavanın tarihçesi Orta Asya'da başlıyor.

Baklavanın etimolojisine (kelime kökenine) baktığımızda "Baklahu" kelimesinin bohça hamur anlamı taşıdığı rivayet ediliyor.

Hamuru açan oklavanın kökenin ise yine Orta Asya'daki "Oklahu"dan geliyor.

Baklava konusundaki araştırmalarda okların işaret ettiği isim, birkaç kez baklavayı araştırmak için Türkiye'ye gelerek Gaziantep'te bulunmuş olan Los Angeles Times gazetesinin yemek uzmanı Charles Perry. Perry, gazetesinde baklava konusunda uzun bir makaleye yer vermekle kalmıyor aynı zamanda 2001 yılında İtalya'da yapılan Dünya Yemek Sempozyumu'nda baklavanın Türklere ait olduğunu anlatıyor.

Bir yemek otoritesi olan Charles Perry'nin "baklava Türklere aittir" söylemi; zihinlerde yer edip kayıtlara geçse ve Rum mutfağında yeri olduğu iddiaları sürse de; bizim bayram geleneğimiz başta olmak üzere sofralarımızın, yemek sonrası tatlı ikramlarımızın baş tacıdır baklava.

Anne elinden çıkan ev baklavası gibisi yoktur, ama baklava konusunda damak tadımıza uyan kesin olarak Türk baklavasıdır.

Meraklısına tarihten baklava ile ilgili bir kaç not;

Baklava ile ilgili en eski Osmanlı kaydı, Fatih Sultan Mehmed döneminde sarayda tutulan mutfak defterlerinde şöyle olduğunu Ümit Sinan Topçuoğlu'nun notlarında şöyle yer alıyor:

  • 1473 Şaban ayında Topkapı Sarayı'nda baklava pişirilmiş.
  • 17. yüzyıl ortalarında Evliya Çelebi de Seyahatnamesi'nin bir bölümünde baklava yediğini yazmış.
  • Vehbi'nin "Surnamesi"nde ise Sultan 3. Ahmed'in dört oğluna 1720 yılında yapılan sünnet düğününde konuklara baklava ikram edildiği yazılı.
  • Padişahın, Ramazan'ın 15. günü Yeniçeri Ocağı'ndaki askerlere baklava gönderdiği, tarihi kayıtlara geçmiş. Her 10 askere bir tepsi baklava düşüyormuş. Yeniçeri Ocağı'nın kapanmasıyla birlikte "Baklava Alayı" da tarihe karıştı.