Bursa
Çok Bulutlu
24.8°

Özge Tezcan'la Haftanın Rotası: Gölyazı

YAŞAM , 10 Ocak 2020 Cuma, 13:08

enbursa.com'da bu haftanın rotası Gölyazı... Antik çağlara uzanan tarihi, muhteşem doğası ve eşsiz Uluabat Gölü'yle Bursa'nın yanı başındaki Gölyazı'yı bir de Özge Tezcan'ın kalemi ve objektifiyle görün...

Özge Tezcan'la Haftanın Rotası: Gölyazı

Uluabat Gölü'nün kuzeyinde iki yarımada, içinde de yedi ada var. Gölyazı, bu gölün ortasındaki adaya köprü ile bağlı. Kurtuluş Savaşı'na kadar Rumlar'ın yaşadığı köyde, günümüzde Selanik'ten mübadele yolu ile gelmiş Türkler yaşıyor. Bugün Bursa'nın Nilüfer ilçesine bağlı bir mahalle olan Gölyazı halkı, tarım ve balıkçılıkla uğraşıyor.

GÖLYAZI'NIN FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYIN

NASIL GİDECEKSİNİZ?

Göyazı'ya özel aracınızla ya da toplu taşıma ile ulaşmak mümkün. BursaRay'ın Üniversite İstasyonu'ndan neredeyse her saat başı kalkan 5-G otobüsü Gölyazı-Bursa arasında sefer yapıyor. Dönüş için en son otobüs Gölyazı Meydanı'ndan saat 20:30'da kalkıyor. Bursa-İzmir karayolunun 35. kilometresinde bulunan yol ayrımından 7 kilometrelik bir yolla ulaşılan Gölyazı, Uluabat Gölü'nün doğu ucunda, derin bir yarımadanın üzerinde kurulmuş.

OTOPARKI KULLANIN!

Gölyazı'nın hemen girişinde büyük bir otopark var. Eğer özel aracınızla geldiyseniz bu otoparkı kullanarak, hem biraz yürüyüş yapmanızı hem de şirin köy evlerini izlemenizi tavsiye ediyoruz.

Tarihi MÖ. 6. yüzyıla dek uzanan köye girişte, sol yanda kalan tepenin arkasında antik bir kent var. Bölge, tamamen SİT alanı... Aracımızı köyün girişindeki otoparka çekip Gölyazı'ya yürüyerek girmeyi tercih ediyoruz. Size tavsiyemiz de bu yönde...

Zira henüz Gölyazı'nın içine girmeden muhteşem fotoğraf kareleri yakalayabilirsiniz. Bir yol düşünün, sağlı sollu şirin köy evleri. Sağ tarafta evlerin ardında tüm güzelliğiyle bir göl. Turizm hareketiyle birlikte Gölyazı halkı her alanı değerlendirmeye başlamış. Göl tarafına bakan evlerin hemen hemen her birinde oturmanız için alanlar mevcut.

EN AZ YARIM GÜN ŞART!

Gölyazı için en az yarım gün ayırmak gerek. Tabii eğer sadece görmek gezmekse amacınız, yarım gün diyoruz. Bir fotoğraf tutkunuysanız eğer, yarım gün yetmeyecektir size.

'AĞLAYAN ÇINAR'IN HİKAYESİ

Köy meydanında cami, kahve ve "ağlayan çınar" adıyla da bilinen bir anıt ağaç yer alıyor. Meydana girer girmez sizi kollarıyla selamlayan anıt ağaç, 750 yaşında ve özel koruma altında. 400 metrelik gölgesi bulunan ağacın "ağlayan çınar" adını almasının nedeni, haftanın bazı günlerinde gövdesinden akan kırmızıya yakın özsuyu...

Çınarın önündeki tabelada Mehmet Okatan'ın şu şiir yer alıyor:

"Tarihin verdiği yorgunlukla, yan yatmış ulu bir çınar.

Lakin yaşamaktan umudunu kesmemiş, uzanmış öylesine

bağrı yanık, yaprakları hüzün, içi kan ağlarcasına

savaşlara, acılara, kara sevdalara, tercüman olurcasına

ardında, sevgi bahçesi açamayan gonca bir gül

önünde, oluk oluk göz yaşlarının eseri, koca bir göl."

Bir de hüzünlü hikayesi var "ağlayan çınar"ın:

Anlatılan odur ki; şimdiki adı Gölyazı olan Apolyont şehrinde, Osmanlı döneminde Rumlar ve Türkler birlikte yaşarmış. Bizim delikanlı Mehmet, güzeller güzeli Rum kızı Eleni'ye sevdalanmış. Çocukluktan beri süregelen bu aşk, Kurtuluş Savaşı sonrasında yapılam mübadele ile kabusa dönüşmüş. Rumlar Apolyont'tan yola çıkarken, Mehmet kalabalığın içinde sevdiği kızı, Eleni'yi aramaya başlamış. Tam onu gördüğü sırada Eleni'nin büyük ağabeyi Yorgo, Mehmet'in yolunu kesmiş ve Eleni'yi unutmasını söylemiş. "Bizler artık kardeş komşular değil, düşman iki milletiz. Bu iş asla olmaz!" demiş. Mehmet'in ısrarları sürünce hançerini çeken Yorgo, defalarca saplamış Mehmet'e. Acı içinde kıvranan Mehmet, son bir gayretle Eleni'yle gizli gizli buluştuğu ulu çınarın oyuğuna kadar gelmiş. Konvoy ilerlerken Eleni'nin sırdaşı Penelopi, olanları can dostuna anlatmış. Olanları öğrenen Eleni de konvoydan ayrılarak doğruca sevdiğine koşmuş. Ama biricik sevdiği, kanlar içerisinde boylu boyuna yatıyormuş. Sevdiğinin başını kollarına almış, son kez gözlerine bakmış, hıçkırıklar içerisinde ağlayarak, "Merak etme Mehmedim, bu çınar var oldukça sonsuza dek yaşayacak sevdamız..." demiş ve oracıkta canına kıymış. Söylece odur ki ulu çınar bu hazin öykünün ardından kanlı gözyaşları dökmeye başlamış!

SOKAK KÖPEKLERİNİN İSTEĞİ SADECE SEVGİ

Köy meydanında kocaman kollarıyla sizi karşılayan "ağlayan çınar"ın hemen arkasında göl, tekneler ve kuyruğunu sağa sola sallayan köpekler karşılıyor sizi. Merak etmeyin ve korkmayın, hepsi o kadar misafirperver ki tek istedikleri birazcık sevgi... Siz sevginizi esirgemezseniz geziniz boyunca eşlik edip rehberlik yapacaklardır. Zira bu köyde 200'e yakın köpek bulunuyor. Hepsi de aşılı ve kısırlaştırılmış.

BALIKÇI KADINLAR

Gölyazı'nın nüfusu bin 380 kişi. Bu nüfusun 694 kişisi erkek 686 kişisi kadın. Kadın-erkek ayırmadan çalışan bir köy. Eğer zamanına denk geldiyseniz teknelerin üzerinde balıkçı kadınları görebilirsiniz.

Köprüdesiniz ve nereye gideceğinizi bilmiyorsunuz! Biz köy meydanına doğru ilerledik... Köprüde fotoğraf çeke çeke köy meydanındaki kahvelere oturup kahve molası verdik. Fotoğraf çeke çek diye diyoruz bu kadar da yazıldığı gibi basit değil aslında çünkü gördüğünüz her yer bir fotoğraf karesi.

Köyün halkı o kadar sıcak ki yanınızdan geçen herkes size selam verebilir.

Köyün meydanında sola doğru ilerlediğinizde balıkçılar ve göl kenarında yürümek isteyenler için patika yollar var.

GÖZLEMEYİ MUTLAKA TADIN

Küçük ve şirin gözlemecileri görmemek elde değil... Kendinizi evinizde gibi hissedeceğiniz bu gözlemeciler, size annenizin gözlemesini aratmayacaktır. Gölyazı'ya gelirken aç gelmenizi tavsiye edeceğiz. Burada kış ayında iseniz sobanın başında gözleme yemezseniz kendinizi Gölyazı'yı gezmiş hissetmeyebilirsiniz.

Balıkçılar demişken... Balık ürünlerini bulacağınız küçük küçük tezgahlar... Hepsi taze hepsi köy halkının elinden... "Balık alıp eve gideceğim ama nasıl?" diyenler için de balık satan teyzeler tarifini veriyor. Ama yine de "Ben pişiremem" derseniz Gölyazı Balıkevi sizin için sizin istediğiniz gibi pişiriyor göl balıklarını... Üstelik sadece pişirme parası alıyor.

Ara sokakları gezmeden dönmeyin. Otoparktan sonra karşılaştığınız evlerden daha fotojenik hali var bu sokakların. Bazıları terk edilmiş evlerin ürkütücülüğü nasıl da merak uyandırıyor!..

Daracık aralıklarıyla sanki Gölyazı'dan değil bu sokaklar... O meydanda görünenin diğer yüzü sanki bu aralar... İşte bu aralar Gölyazı halkının yüzü... Gölyazı halkının gerçeği... Her bir karede Osmanlı döneminin izleri... Hepsi birinden güzel, hepsi birbirinden şirin...

ULUABAT GÖLÜNDE TEKNE TURU

Gelelim tekne turuna. Teknelerin hepsi özenle süslenmiş. İki tür tur mevcut. Biri uzun biri kısa. Uzun tur, sazlıklar, nilüfer çiçekleri, Kız Adası ve köy turu yaptırıyor. Fiyatı ise 50 TL.. Tekneler en fazla 5 kişiyle tura çıkıyor.. Bir de kısa tur var, 15 dakika sürüyor ve sadece köy turu yaptırıyor. Fiyatı ise 30 TL...

Günü batırmadan dönmeyin. Eğer güneşi Gölyazı'da batırmazsanız çok pişman olursunuz. Sonra fotoğraflara bakıp, buraya kadar gittim neden güneşin batışını izlemedim diye kendinize kızarsınız. En güzel batış köprüden izleniyormuş. Gölyazı halkı bunu söylüyor.

Gölyazılı Timur Yılmaz... Balıkçılık yapıyor ve inanılmaz derecede hayvansever. Evinde ve bahçesinde 7 köpeği var. Sadece bunlarla yetinmiyor. Gölyazı'daki köpeklerin hepsine elinden geldiği kadar bakmaya çalışıyor. Hepsi etrafında pervane oluyor köpeklerin. Yüzündeki çizgiler "Ben yaşadım" diyor adeta. O kadar güzel sohbeti var ki her sözü şiir gibi. Ve üzerine Gölyazı'ya gelen ziyaretçilerden tek bir şey rica ediyor: "Biraz temiz olalım lütfen!"

YA TURNA YA YAYIN

O kadar dedik balıkçılıkla geçinen bir köy diye... Balık yemeden dönmek tabii ki olmaz. Köy meydanının aksi yönüne çeviriyoruz akşam üstü rotayı. Güneşi de orada batırıyoruz. Küçük küçük butik restoranların ve otellerin bulunduğu taraf. Her biri birbirinden güzel. Masalar göl manzaralı. Gün batmak üzere hava kırmızılaşmış. Tam bir görsel şov... Turna ya da yayın balığı doğanın şovuna eşlik ediyor.

TAM BİR KUŞ CENNETİ

Gölyazı'nın nam salmış bir şeyi daha var aslında. Dışarıda bilinmez bu ama köy halkı hep söyler. Kuşlarının güzelliği... Tarihiyle meşhur olan Gölyazı, böyle giderse kuşlarıyla da nam salacak. Gölün çeşitli yerlerine konan bu güzel kuşların dansı şiir de yazdırır insana, aşık da eder.

enBursa.com ekibi olarak elimizden geldiği, dilimizin döndüğü, objektifimizin gördüğü kadarıyla Gölyazı'yı anlatmaya çalıştık. Gezi rehberinize Gölyazı'yı eklemeyi unutmayın.