Bursa
Parçalı Bulutlu
enBursa Haber

'Nebula' Türkiye'de ilk kez Nilüfer'de izleyici karşısına çıktı

KÜLTÜR-SANAT , 08 Aralık 2018 Cumartesi, 16:48

Dünyanın en eski film festivallerinden Locarno Film Festivali'nde, 'En İyi Yeni Yönetmen' ödülüne değer görülen Tarık Aktaş'ın "Nebula" isimli filmi, Türkiye'de ilk kez Nilüfer'de sinemaseverlerle buluştu.

'Nebula' Türkiye'de ilk kez Nilüfer'de izleyici karşısına çıktı

Nilüfer Belediyesi, birbirinden değerli filmleri sinema tutkunlarıyla buluşturmaya devam ediyor. Son olarak çekimleri Bursa'da gerçekleştirilen, ulusal ve uluslararası film festivallerinde büyük ilgi gören, Tarık Aktaş'ın yazıp yönetmenliğini üstlendiği "Nebula" filmi, Türkiye'de ilk kez Nilüfer Belediyesi Konak Kültürevi Serdar Şafak Sahnesi'nde izleyici karşısına çıktı. Yönetmen Tarık Aktaş ve oyuncular Barış Mert Bilgi, Ali Yavuz Ilman, Ömer Bora, Serkan Aydın, Dilara Topuklular, Hasan Türker, Serkan Özsalgıncı, Mümin Süren ve filmde rol alan yöre halkının katılıyla gerçekleştirilen ön gösterime sinema tutkunları yoğun ilgi gösterdi. Nilüfer Belediye Meclisi Üyesi Pınar Göz de filmi izleyenler arasındaydı.

"Nebula" filminin senarist ve yönetmeni Tarık Aktaş, film başlamadan önce filmde rol alan çocuk oyuncuları sahneye davet ederek teşekkür plaketi verdi. Aktaş, filmde rol alan diğer oyuncuları da sahneye davet ederek izleyicilere tanıttı. Nilüfer Belediye Meclisi Üyesi Pınar Göz de, Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey adına oyuculara teşekkür ederek çiçek verdi.

Tarık Aktaş'ın ilk uzun metraj filmi olma özelliğini taşıyan "Nebula", insanın tabiatla olan ilişkisini irdeliyor. Filmde, Hay karakteri, yedi yaşındayken açık arazide ölü bir at bulur. Büyüleyici keşfi başında yaptığı gözlemler, yetişkinlerin gözünde bir at leşine dönüşen bu sorundan kurtulmak için verilen çaba, onu gençliğinde bile etkileyecek bir anıya, uyanışa dönüşür. 20'li yaşlara geldiğinde, kurban bayramında koyunun boğazını keserken yanlışlıkla kendi bacağını keser. Bu olay, bir şekilde geçmişinde yaşadığı çocukluk anısının yeniden ortaya çıkmasını sağlar. Koyun ve kendisi arasındaki bağın farkına varmasıyla birlikte Hay, kendisi ve köyün etrafında gerçekleşen olaylar arasında bir ilişki olduğunu gözlemlemeye başlar. Böylece adım adım, madde ile canlının uyumuna, ruhun doğadaki yerine tanık olduğu kaçınılmaz bir yolculuğa çıkar.