Bursa
Açık
15°
enBursa Haber

MHP Bursa İl Başkanı Kalkancı'dan flaş açıklamalar

BURSA , 03 Temmuz 2019 Çarşamba, 18:22

MHP Bursa İl Başkanı Cihangir Kalkancı, Türk Milleti'nin yerel seçimlerde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine bir kez daha onay verdiğini söyledi. Bursa'nın Kabine'de temsil edilmesinin önemine değinen Kalkancı, "Bursa halkı, MHP'ye veya Adalet ve Kalkınma Partisi'ne tek başına, 'Al Büyükşehir senin' demedi, 'Cumhur İttifakı olarak Bursa'yı siz yönetin' dedi. Biz 'doğruya doğru, yanlışa yanlış' deriz" diye konuştu.

MHP Bursa İl Başkanı Kalkancı'dan flaş açıklamalar

MHP Bursa İl Başkanı Cihangir Kalkancı, ENKAFE'de Esat Kaplan'ın sorularını yanıtladı.

31 Mart yerel seçimlerinin öncekilerden daha farklı olduğunu belirten Kalkancı, "Bizim bakış açımıza göre, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin geleceği açısından farklı bir anlam ihtiva ediyordu" dedi.

'MİLLET CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİNE ONAY VERDİ'

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni Türkiye Cumhuriyet Devleti'nin 3. Evresi olarak gördüklerini kaydeden Kalkancı, sistemin istikrarlı bir şekilde devamı için yerel seçimlerin önem taşıdığını söyledi. Seçimlerin Cumhur İttifakı'nın ezici üstünlüğüyle sonuçlandığını savunan Kalkancı, "Milletimiz yüzde 60'ı aşan oranda Cumhur İttifakı'na, dolayısıyla da Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine onay vermiş oldu" diye konuştu.

Bursa'da Büyükşehir ve 13 ilçede AK PARTİ'nin, Yenişehir'de MHP'nin seçimi aldığını ifade eden Kalkancı, "Bursa'da milletimiz Cumhur İttifakı'na, MHP ile Adalet ve Kalkınma Partisi'ne bir görev tevdi etti. Bu anlamda daha yaşanılabilir bir Bursa için çalışmalara başladık" dedi.

İSTANBUL SEÇİMLERİ

23 Haziran İstanbul yenileme seçimlerine de değinen Kalkancı, "İtirazda esas istek oyların tamamının yeniden sayılmasıydı, ki bu hem milletimizi bir daha seçim telaşına sokmayacak, hem daha hızlı bir şekilde bu iş bitecekti. Fakat CHP'nin başvuruları nedeniyle İl Seçim Kurulu'nun kararı işi bu noktaya getirdi. Sonuç milletimize hayırlı uğurlu olsun. Mutlaka tüm partiler sonuçları kendi kurullarında değerlendirecektir" ifadelerini kullandı.

Seçimlerin ardından yoğunlaşan "yeni parti" tartışmalarına da değinen Kalkancı, şöyle konuştu:

'STRATEJİK DERİNLİK ÇUKURUNDA NEREDEYSE TÜRKİYE'Yİ BOĞMAK ÜZERE OLANLAR...'

"Bizim dışımızda bir mesele. Fakat bu konuyla ilgili özellikle 23 Haziran sonrası sesi çıkanlara da milletimizin iyi bakıp iyi değerlendirmesi gerekiyor. Geçmişte bütün yetkiler elindeyken stratejik derinlik çukurunda Türkiye'yi neredeyse boğmak üzere olanlar 23 Haziran sonrasında, uzun süredir konuşmadıkları halde, sanki bir yerden talimat almışçasına konuşmaya başladılar. Milletimiz bu konuşanların geçmişte yaptıklarını da çok iyi biliyor. Bunu değerlendirecektir. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin iç meselesidir."

Kabine revizyonu tartışmalarını da yorumlayan Kalkancı, şöyle devam etti:

'KABİNE'DE BURSA'NIN TEMSİLİ İYİ OLUR'

"Bursa, Türkiye ekonomisine uzun yıllardır en büyük katkıyı sunan il. Dolayısıyla Bursa'nın siyaseten temsilinde de es geçmemek lazım. Bursa'nın mutlaka bakanlık düzeyinde temsili önemli. Kabine revizyonu olur mu, bilemeyiz, ama olursa da Bursa'nın bu noktada temsili iyi olur."

'YENİŞEHİR OLARAK VOLKSWAGEN'E TALİBİZ'

Alman otomotiv devi Volkswagen'in Türkiye'de kurmaya hazırlandığı fabrikaya da değinen Kalkancı, "Bu tarz büyük şirketlerin yönetim tarzcı devlet gibidir. Elbette onların bir stratejisi vardır. Nereye yapılacağından lojistik imkanlarına kadar birçok hesaplaması vardır. İki büyük otomobil fabrikasının Bursa'da olması aslında, Bursa'yı biraz daha ön plana çıkarıyor. Manisa, Gaziantep konuşuluyor, ama Bursa'nın biraz daha ön planda olduğunu düşünüyorum. Yakından takip ediyoruz. Ekonomik durgunluğun Bursa'ya da ciddi bir yansıması söz konusu. Bu anlamda Bursa için hayırlı bir yatırım olacaktır. İnşallah siyaseten de yetkili arkadaşların bu konuyla ilgili yeterli derecede konuyla ilgilenip işi Bursa üzerine odaklamaları önemli. Yenişehir'de test merkezinin kurulmuş olması, o bölgede bu tarz yatırımların yapılabileceği anlamına geliyor. Yenişehir'de MHP'li belediye, biliyorsunuz. Yer şartları uyhun, havaalanı mevcut. O konuda biz talibiz" diye konuştu.

Kalkancı, "MHP neden sadece Yenişehir'de aday gösterdi, MHP için Yenişehir'in sembolik bir anlamı var mı?" sorusuna da şöyle yanıt verdi:

'CUMHUR İTTİFAKI MHP'NİN KATKISIYLA SONUCA ULAŞTI'

"Siyaset bir iddia işi, ben de iddialı bir siyasetçi olarak, 17 ilçede de aday çıkarmak, Büyükşehir'i de kazanmak isteriz. Siyasetin doğası bu. Ancak yerel seçimler salt yerel seçim olmaktan çıkmıştı, yeni sistemin de oturması gerekiyordu. Sayın Genel Başkanımızın da bu işe ne kadar ciddi baktığının göstergesi. Şunu diyoruz: Bir belediyeyi ben almışım, üç belediyeyi başkası almış, siyaseti yapabileceğimiz bir alan olmadıktan sonra bir anlamı yok. Biz bu mantıkla yaklaştık bu işe. Belli hesaplamalar oldu, bir önceki seçimler baz alınarak, bir paylaştırma söz konusu oldu. Burada bizim yerel teşkilatlar olarak, ne Adalet ve Kalkınma Partisi ne MHP bir dahlimiz olmadı. Elbette Bursa'da MHP her zaman olduğu gibi iddialı. Bizim sorumluluk alanımıza düşen her ilçede yine üzerimize düşeni yapar, yine kazanırdık. İki genel merkezin görüşmeleri sonucu Bursa'da MHP'ye bırakıldı. Yenişehir, Osmanlı'nın ilk başkenti olması dolayısıyla bizim için zaten ayrı bir değeri söz konusuydu. Üzerimize düşen görev, sorumluluk alanımızdaki belediyeyi tam anlamıyla kazanmak ve Bursa genelince Cumhur İttifakı'na en üst seviyede katkı koymaktı. Her iki noktada da çok başarılı olduğumuzu düşünüyorum. Hem Büyükşehir'de hem de 17 ilçenin tamamında MHP varlığını çok net şekilde gösterdi. MHP'nin katkısıyla birçok ilçede ve Büyükşehir'de Cumhur İttifakı sonuca ulaştı. Bu zaten az çok hesap yapmayı bilen herkes için çok açık bir şekilde görünen bir netice oldu."

AK PARTİ'li Yenişehir Belediye Başkanı Süleyman Çelik'in belediye meclisinde yer almasını takdir ettiklerini ve bunun bir dava adamlığının sonucu olduğunu söyleyen Kalkancı, "MHP'nin Büyükşehir Belediye Meclisi'ndeki tavrı nasıl olacak?" sorusuna da şöyle yanıt verdi:

'MHP GRUBU HER MECLİS'TEN ÖNCE TOPLANIYOR'

"MHP Bursa İl Teşkilatı olarak oluşturduğumuz bir yapı var. Komisyon bazlı yönetim sistemini getirdik. 17 komisyonumuz var. Yerel Yönetimler Komisyonumuzu da Akademik Odalar, Hukuk, ARGE, bürokrasi ve iş dünyası komisyonlarından gelen üyelerle teşkil ettik. Bu komisyon, her ay Büyükşehir Belediye Meclisi'nden bir gün önce Meclis üyelerimizle bir araya geliyor, gündem değerlendiriliyor, MHP grubunun vereceği karar tartışılıyor ve o karar da Büyükşehir Belediye Meclisi'nde hayata geçiriliyor. Bu noktada biz biraz daha teknik çalışıyoruz, şehir plancısı, inşaat mühendisi, harita mühendisi, mimar, avukat, emlak müşaviri.. birçok arkadaşımız ilgili konularda araştırmalarını yapıyor. MHP ve Adalet ve Kalkınma Partisi, farklı dünya görüşlerine sahip iki ayrı siyasi parti. Elbette Cumhur İttifakı, çok sağlam temeller üzerine kurulmuş, liderlerimizin sonuna kadar sürdüreceğini söylediği bir ittifak.

'DOĞRUYA DOĞRU YANLIŞA YANLIŞ DERİZ'

Fakat bu, şu demek değil: Elbette bir eksik, bir yanlış görüldüğünde 'Bu hatadır, bu yanlıştır' demeliyiz. MHP de bu noktada iyi sınav vermiş bir partidir. Biz 'doğruya doğru, yanlışa yanlış' deriz. Bu Türkiye Cumhuriyeti Devleti'yle ilgili meseleler için de geçerli, yerelde belediyeyle alakalı meseleler için de geçerli. Bursa için söylüyorum, bizim için aslolan şudur: Bursa halkına yararı olacağını düşündüğümüz meselelerde, Meclis'inde bulunduğumuz belediyenin hangi partiden olduğu bizim için çok önemli değil. CHP'li bir belediyede de bir karar Bursa halkına yararı olacağını düşünüyorsak, orada o karara elbette destek çıkarız. Ama Cumhur İttifakı'na bağlı bir belediyede de yanlış bir şey görüyorsak, onun yanlış olduğunu söyler, o noktada gerekli tavrı gösteririz. MHP, ki bu değerlendirildiğinde hakkı teslim edilecektir, sayılarla değerlendirilecek bir parti değil. Nicelikten öte nitelikli bir parti, özgül ağırlığı olan bir parti. O nedenle bazı yerlerde sayımız bazı kararları almaya ya da almamaya yeterli olmayabilir, ama MHP'nin özgül ağırlığı her türlü karara etki etmeye yetecektir. Bunu da net bir şekilde ifade etmek lazım.

'BURSA HALKININ İTTİFAK'A YÜKLEDİĞİ SORUMLULUK BİZİM DE OMZUMUZDA'

MHP'nin Bursa'da Cumhur İttifakı'na olan katkısı da düşünüldüğünde, elbette MHP üzerine düşen sorumluluğu, Bursa halkının Cumhur İttifakı'na yüklediği sorumluluğun büyük bir kısmı da elbette MHP'nin omuzlarında. Biz bunun farkındayız, bunun bilinciyle hareket ediyoruz. 31 Mart'ta Cumhur İttifakı'na verilen yüzde 52.5 oyun hatırı sayılır bir kısmının da MHP olduğunu bilerek hareket ediyoruz. Bu sorumluluğu, halkımızın, 'İttifak olarak Bursa'yı siz yönetin' dediğinin de farkındayız. Ağırlıklı olarak teknik konuları göz önüne alıyoruz, siyasi karar vermemeye gayret gösteriyoruz. O nokta ben özellikle hassas davranıyorum. Bir istişare meclisimiz var, oradan çıkan kararları da belediye meclislerinde uygulamaya koyuyoruz."

Kalkancı, "Bu sözlerinizden 'İttifak'tayız, diye her şeye de evet diyecek değiliz' anlamı mı çıkıyor?" sorusunu da şöyle yanıtladı:

'HALK BURSA'YI BİRLİKTE YÖNETİN DEDİ'

"Elbette. Yoksa bizim ayrı bir parti olmamızın bir anlamı kalmayacaktır. Altını önemle çizdiğim nokta şu: Bursa halkı Cumhur İttifakı'na bu sorumluluğu teslim etti. Biz şunun bilincindeyiz: Cumhur İttifakı, MHP'ye veya Adalet ve Kalkınma Partisi'ne tek başına, 'Al Büyükşehir senin' demedi. Bir denge var, Cumhur İttifakı'na bir güven var. Dedi ki 'Bu iki parti, iki partinin yetkilileri bir araya gelecek, ortak şekilde bu işi yönetecek.' Dolayısıyla hem Adalet ve Kalkınma Partisi hem de MHP'nin birbirini dengeleyecek bir noktada olması lazım. Biz bu sorumluluk bilinciyle üzerimize düşeni yapıyoruz. Buradan Bursa halkına net bir şekilde bunu ifade edebilirim."