Koçdemir: Kazanmak isteyen takımın taraftarı olmak bile yeter, takdir Sayın Akşener'in - Haberleri - enBursa Haber
Bursa
Açık
27°
enBursa Haber

Koçdemir: Kazanmak isteyen takımın taraftarı olmak bile yeter, takdir Sayın Akşener'in

BURSA , 16 Mayıs 2018 Çarşamba, 14:36

MHP'den istifa ederek İYİ Parti'ye katılan Bursa Milletvekili Kadir Koçdemir, aday adaylığı başvurusunda bulunmadığını açıkladı. enbursa.com'a konuşan Koçdemir, siyasette yaşanan son gelişmeleri futbol terimleriyle anlatırken, "Hakikaten parti gibi bir parti olduğu için İYİ Parti'ye geçtim" dedi.

Koçdemir: Kazanmak isteyen takımın taraftarı olmak bile yeter, takdir Sayın Akşener'in

İYİ Parti Bursa Milletvekili Kadir Koçdemir, enbursa.com Haber Müdürü Filiz Şentürk'e açıklamalarda bulundu.Türkiye'de siyasetin mevcut statükonunun devamı haline geldiğini belirten Koçdemir, yeniden adaylık için başvuru yapmamasının nedenlerini de anlattı. İşte Koçdemir'in açıklamaları...

'İYİ PARTİ SORUNLARI BİLİYOR'

"Türkiye'nin sorunlarıyla ilgili isabetli, doğru, uygulanabilir çözümler öneren ve bu çözümlerin arkasında ısrarla duran tek parti İYİ Parti'ydi."

'KENDİ FORMASIYLA BAŞKA TAKIMDA'

"Bu zaman kadar, siyaseti bir lig düşünün, takımın birisi diyor ki 'Ben A takımının şampiyonluğunu destekliyorum, 7 sezondur destekliyorum.' Ama kendisi de o takımda. Bu seçimden önceki İttifak Kanunu'nda şu da yapıldı. Mesela Bursasporlu futbolcu yeşil beyaz formayla başka bir takımın 11'ine çıkıp, yine yeşil beyaz forması üstünde kalarak, o takım için oynayabilecek. Yani siyaset mevcut statükonun devamı haline geldi Türkiye'de. Bütün partiler, bazıları açıktan, benim eski partim gibi; bazıları tersten, kırmızı kart görerek, oyuncusunu, kalecisini son üç dakikada devre dışı bıraktırarak; bazıları da gizlice, mesela bu Anayasa değişikliğinde 10 yıllardan beri başkanlığı isteyen, savunan bir parti bunu açıkça söylemedi. Bazı mensupları 'Evet diyeceğiz' dedi."

'İKTİDAR OLMAK İSTEMEYEN PARTİLER VAR'

"Reklam yapmak istemem, ama elektronik mamül üreten bir fabrika var Türkiye'de. Fabrikadan çıkan televizyonların üzerinde 4-5 tane marka var. Tüketici bu markayı alıyor, ama arıza yaptığında götüreceği yer, bir markanın yetkili servisi. Siyaset de böyle, Türkiye'de 'miş' gibi yapılıyor, ama iktidar olmak istemeyen partiler var, yani mevcut durumdan yardım alıyor, binası var, etrafında her gün egosunu şişiren insanlar var ve hiçbir şeyden sorumlu değil, hiçbir şey için sorumlu değil. Dolar yarın 6 lira olsa o sadece fiyakalı bir cümle kurmak zorunda. Bir yerde deprem olsa 'Battaniye nerede, hasar tesbitini yaptınız mı, hala oraya yetişilmedi' diye hesap soracak. Ama iktidardaki Recep Tayyip Erdoğan, dolar 6 lira olduğunda dünya kadar insanla oturup konuşacak. Neremizi yıkar, nereden alır nereye veririz, falan. Böyle bir durum vardı Türkiye'de. Bunu da 7 Haziran'da gördük, seçmen tek başına hiç kimseye yetki vermedi. Dedi ki 'Ben sizin bağırmanızdan, çağırmanızdan, kavga etmenizden bıktım, usandım. Ben istiyorum ki birbirinizle konuşun, beraber olun, birbirinizin eksiğini tamamlayın, birbirinizin yanlışını düzeltin.'

'PARTİ GİBİ PARTİ'

"Biz ne yaptık? Seçimleri yenilettik ve yine mevcut muktedire iktidarın verilmesini sağladık. Ama bu sadece vatandaşımızın gördüğü gibi olmadı, herkes buna katkıda bulundu. 37-38 gün istikşafi görüşme yapmak da bunun içindeydi. İlk defa 'Bu ligde ben şampiyon olacağım. Ben şampiyon olmak için bu ligdeyim' diyen bir hareket çıktı. İlk defa 'Ben Ahmet'ten Mehmet'ten bile hızlı koşarım. En hızlı ben koşacağım' diyen birisi çıktı. İlk defa 'Ben bu sınavda başarılı olacağım' diye iddia eden birisi çıktı. Bu da İYİ Parti. Onun için burada, özellikle benim düşüncem son anayasa ile birlikte yaşama tecrübesine, birikimine vurulan darbeyi telafi etme, yaraları sarma ve tekrar ömrümüzün kalan kısmı için, çocuklarımız için, torunlarımız için iyi bir Türkiye'yi hazırlama yolu mümkün hale geldi. Temel düşüncem, hakikaten parti gibi bir parti olması."

'TEKNİK OLARAK ADAY ADAYI DEĞİLİM'

"Aday adayı olmadım. MHP'de de aynıydı durumum. Orada olduğu gibi aday adaylığı süreci, adaylık ve kampanya süreci gibi bir girişim yapmadım açıkçası. Bu sefer de yine sayın genel başkanın takdirindedir. Ben teknik manada aday adayı değilim ama yeni bir dönemde başlıyor. Çünkü siyasi kadrolar sadece milletvekili kadroları olarak değil. Yarın Cumhurbaşkanlığı kazanıldığında icraatın içinde olmak gerekiyor, milletvekili olmamak gerekiyor, milletvekiliyseniz düşüyor. Ya da mutfakta olmak gerekebilir, çünkü bu süreci iyi yönetmek lazım. Hata yapmamak lazım. Yani şampiyon olmak isteyen bir takım var, bu takımın top toplayıcısı, masörü, yedek oyuncusu, kalecisi, seyircisi, hatta stada giremeyen taraftarı olmak bile çok güzel bir şey. Ama şike yapan bir takımda da ister başkan olun, ister kaptan olun insana haz vermeyecektir. Türkiye'de ligin doğru olduğunu düşünmüyorum. 3 yıl içinde de görmedim..."