Bursa
Açık
5.8°

Kılıçdaroğlu: Devletin kılcal damarlarına FETÖ'yü yerleştirenler siyasi ayaktır

GÜNCEL , 11 Şubat 2020 Salı, 17:03

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kılıçdaroğlu, "Devletin kılcal damarlarına FETÖ'yü yerleştirenler siyasi ayaktır" açıklamasını yaptı.

Kılıçdaroğlu: Devletin kılcal damarlarına FETÖ'yü yerleştirenler siyasi ayaktır

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Suriye rejimi unsurlarının İdlib'de Türk askerlerine yönelik saldırısına ilişkin "Devleti yönetenlerden istirham ediyorum; yeni şehitlerimiz gelmesin. Ölenler bizim insanlarımız. Suriyeli komşumuzla kavga etmek istemiyoruz. Hele hele vekalet savaşının maşasının konumuna gelmek istemiyoruz. Türkiye, egemen güçlerin Orta Doğu'daki taşeronluğuna soyunmamalıdır, bedelini bizim asker ödememelidir" dedi.

Partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuşan Kılıçdaroğlu, dün İdlib'de şehit olan piyade uzman onbaşılar Davut Özcan, İbrahim Albayrak, Enes Alper, İbrahim Halil Açıkgöz ve Fatih Saylak'a Allah'tan rahmet diledi.

"Onlar bizim onurumuz, bizim gururumuz." diyen Kılıçdaroğlu, şehitlerin ailelerine, yakınlarına, sevenlerine ve bütün millete başsağlığı dileklerini iletti.

Türkiye'nin son 2 haftada 13 şehit verdiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, Suriye konusunda geçen salı günü 5 madde halinde bir yol haritası çizdiğini ve bunu kamuoyuyla paylaştığını anımsattı.

Kılıçdaroğlu, "Devleti yönetenlerden istirham ediyorum; yeni şehitlerimiz gelmesin. Ölenler bizim insanlarımız. Suriyeli komşumuzla kavga etmek istemiyoruz. Hele hele vekalet savaşının maşasının konumuna gelmek istemiyoruz. Türkiye, egemen güçlerin Orta Doğu'daki taşeronluğuna soyunmamalıdır, bedelini bizim asker ödememelidir." diye konuştu.

"SÖZÜM SÖZ"

Kemal Kılıçdaroğlu, astsubayların çalışma hayatında sorunlarının bulunduğunu, ancak iktidarın bunlara duyarsız kaldığını öne sürdü.

Emekli astsubayların yoksulluk sınırının 2 kat altında maaş aldığını anlatan Kılıçdaroğlu, bu kişilerin, "Üstlere emekli maaşı bağlama oranı yüzde 70-85 iken bizlere yüzde 40-55 olması gönlümüzü çok incitiyor, ağrımıza gidiyor. Bizler siyasileri sadece şehit merasimlerinde değil ekonomik, sosyal, hukuksal sorunlarımız olduğunda da yanımızda görmek istiyoruz. Her defasında sözler verilen sorunlarımıza bile insani hassasiyet göremiyoruz. Türk Silahlı Kuvvetlerinin omurgası bizler, ayrıcalık değil, sadece adalet istiyoruz." dediklerini aktardı.

Astsubayların kendisine bu konuda hazırladıkları bir kitapçık verdiğini bildiren Kılıçdaroğlu, söz konusu metinde sorunlarının ve kendilerine "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar tarafından verilip tutulmayan sözlerin" aktarıldığını söyledi.

Kılıçdaroğlu, "Erdoğan 17 Ocak 2020'de, 'CHP gibi vaat yağmuruna tutup seçim sonrası unutanlardan olmadık.' diyor. Seçim sonrası değil, yıllardır unuttun, sömürdün, vaat verdin, gereğini yapmadın ama benim size sözüm söz, CHP'nin iktidarında öncelikle sizin sorununuzu çözeceğiz. Bir yere grup toplantısının tarihini de yazın, göreceksiniz bütün bu sorunlar çözülecek." diye konuştu.

"HERKESİ VİCDAN MUHASEBESİ YAPMAYA ÇAĞIRIYORUM"

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Hatay Valiliği önünde kendisini yakan vatandaşı anımsatarak, bu kişinin bir baba olduğunu ve işsiz olması nedeniyle çocuklarına yiyecek alamadığını ifade etti.

İşsiz olduğu için çocuklarına yiyecek dahi alamayan babanın intihar etmesi konusunda herkesi vicdan muhasebesi yapmaya çağıran Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Beni üzen ne biliyor musunuz? Bu acı olayı dahi istismar edip bir vicdansızlığın altına bir kadının imza atmış olmasıdır. Kişi kendisini işsizlik ve açlık nedeniyle yakıyor. AK Parti'li Ağrı Belediye Meclis üyesi, 'Böyle ucuz siyasi manevraları millet yemez.' diyor. İnsan öldü gitti. 'Yuh olsun.' diyeceğim de hafif kaçıyor. Bunlarda vicdan, ahlak, din, iman var mı? Kişi aylardır işsiz, 'Çocuğuma borç alarak kola aldım.' diyor. Sen hala bunu siyasi manevra olarak görüyorsun. Milyonlarca gencimiz işsiz. Senin karnın tok, köşeyi döndün, her türlü istismarı yapıyorsun biliyoruz. Bari ahlaksızlık yapma."

Kılıçdaroğlu'nun diğer açıklamalarından satır başları;

Devletin tüm kılcal damarlarına sızdılar. diyor FETÖ'ye ilişkin faaliyet raporu. Devletin tüm kamu kuruluşlarını sızıp. Bir terör örgütü devletin tüm kılcal damarlarına sızar? Bu nasıl olabilir? Bunları amacı devlete getirmektedir. O zaman asıl sorunumuz ne? Devletin kılcal damarlarına bunları kim yerleştiriyor? Polise, adalete, orduya bunları kim yerleştirdi?

Devletin en mahrem birimlerine, en önemli birimlerine FETÖ'yü yerleştirenlere FETÖ'nün siyasi ayağı diyoruz. Bunu neden diyorum? Bu yetkiyi sadece bazı kişiler kullanabilir. Bu yetki herkesin eklinde değildir. Bu kişiye FETÖ'nün siyasi ayağı denir. Bu kadar basit.

Bir çiftçiyi düşünün FETÖ'yü buraya getirebilir mi? Bir de düşünün FETÖ'yü devletin kılcal damarına Parlamento'da muhalif partiler yerleştirebilir mi? Hayır. Her şeyi reddiyorsunuz, düzenlemelerimize karşı çkıyorsunuz.

İktidardaki parti FETÖ'yü devletin kılcal damarlarına yerleştirirken, "Bun bunların böyle olduğunu bilmiyordum, benim bilgim yoktu" diyebilir mi? Kaymakam olarak, Emniyet Müdürü olarak atadınız bunları. Devletin hiçbir yöneticisi benim haberim yoktu diyemez.

Daha önceki grup toplantılarında da söyledim. Devlet bakidir. Ama iktidarı süresi vardır. Devletin bürokrasisi hafızasıdır. Her türlü bilgi devletin ishbaratında var.

FETÖ'nün faaliyetleri devlet tarafından izleniyor muydu? Liyakatin olduğu bir devlette izlenmesi lazım. Fethullah Gülen CIA olan bağlantısı 1991'de bu ülkenin namuslu bürokratları saptadı ve rapora değiştirdi.

Sadece 91 yılında mı MİT rapor düzenledi, hayır düzenli olarak izledi.

MİT müsteşarının, 1 Ekim 1999 tarihli açıklamasında, "Milli Eğitim'de, Adalet'te Emniyet'te yer almak ve prayı konrtrıl etmek istiyorlar. Devletin diğer birimleri de FETÖ'yle ilgli istihbarat topladı düzenli olarak.

MGK'da bu olay tartışılıp konuşuldu ve 25 Ağustos 2004'te FETÖ'nün bir terör örgütü tespiti yapıldı. MKG kararı, devlette neler yapılması ve önlem alınmasını isteyen bir karar. Fethullah Gülen konusu gündeme gelmiş, yurtiçi ve yurtdışı faaliyetlerine karşı önlem alınması ve ilgli birimlere bunun bildirilmesi yönünde karar alınmıştır.

Dönemin hükümetinin başında Erdoğan vardı. Kendisi imzaladı bu kararı. Ama önlem almak için ne yaptı FETÖ'ye karşı?

Dönemin MİT Müsreşarının kitabından sizlere okuyorum: MGK kararı bildirildikten sonra Erdoğan ile bu konuyu konuştuk. Bu metin Bakanlar Kurulu'nda imzaya açılmadı ve hiçbir işlem yapıldı. Konudan MGK katılan bakanlar dışında kimsenin haberi olmadı. Bütün toplumsal ve siyasal riski hükümet adına başbakan üstlendi.

FETÖ'nün siyasi ayağı kim şimdi?

Bu memlekti sevenler adına soruyorum. FETÖ'nün siyasi ayağı kim? Ben bilmiyorum neler söyleyeceğini. Millete yalan söylüyor. 2004 yılında söylediler, sen imza attın buraya. İmzaladığı MGK kararını inkar ediyor.

FETÖ'nün yürütme organın yetkilerini aşan faaliyetleri nasıl yaptı? O zamn diyor ki FETÖ'nün taleplerini getimek için yasa çıkarmalıyım. TBMM, FETÖ unsurları için yasa çıkardı. Yargıya 160, Danıştaya 51 FETÖ militanı atandılar. Ben bu kürsüden eleştrdiğimde bana tepki gösterdiler. Şu an şimdi hapiste. Kim haklı? CHP haklı.

Hakimlik sınavını 35'ten 45'e çıkardılar. Yargıtay olma süresini 8 yıldan 4 yıla düşürdüler. Sırf kendi adamlarını yerleştirmek için. Bir insanın en temel özelliği ülkesine koşulsuz bağlanmasıdır. Kusura bakmayın sizin milletçiliğiniz başka bir partinin yandaşlığına bağlıdır. Bakaın bu knouda hiçbir yorum yapmayacağım. Konuyla ilgli Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının hazırladığı bir bölüm okuyacağım. Emniyet terfi sırası gelmeyen şurasını daha kısa sürede atamıştır.

Hizmet süresini 28 yıla indirecek kanuni düzenlemeyi siyasi otoroiteye yaptırmayı başarmışlarmışlar. Kimdir bu siyasi otorite, FETÖ'nün siyasi ayağıdır. Parlamento'dan zorla geçiriyor. Ben milletvekili kardeşlerim için bir şey demiyorum. Ama FETÖ'nün devletteki siyasi ayağı Recep Tayyip Erdoğan'dır. Başka da bir şey demiyorum.

FETÖ ne zaman kendini devletin tek fiili hakimi olarak görmeye başladı? Örgüt 17 sonra devlette örgütlenmesini toplamış ve operasyon hünerlerini ortaya koymuştur. Anayasa deşikliği örgütü devletin içinde çok ileri bir noktaya taşımıştır. 2010'dan itibaren FETÖ kendini devletin tek hakimi olarka görmeye başladı. O anayasa değişikliğine biz karşı çıktık. Şimdi Türkiye bu hale geldi.

Alınan paralar hepsi belli, yapılan hortumun hepsi belli. Bunu söyledim diye avukatı FETÖ'den içei atmaya çalışıyor. Erdoğan, FETÖ'yle barış girişimde bulunuyor. Size okuyorum: Ertesi sabah Kısıklı'da konutunda randevu verdi Recep Bey. O da aynı şekilde aradan 48 saat geçti. Başbakan Erdoğan hemen gidin" dedi.

Hangi gerekçeyle barışmak ister? Daha fazla pisliğe ortaya çıkmasın diye. MGK'ya tekrar istihbarat örgütleri rapor verdiler. MGK yılda 15 kez toplanıyor.

Devletin namusunu FETÖ unsurlarına kim açtı? Devletin tüm sınırları bir kişinin talimatıyla açıldı. Recep Tayyip Erdoğan. Şimdi tüm millete sesleniyorum. Devletin en mahram sırlarını terör örgütüne açmak vatan hainliği değil midir. FETÖ'nün siyasi ayağı, ne alaka kardeşim ya? Kokan bir ayak.

Sayan İlker Başbuğu FETÖ'nün siyasi ayağını açıkladı mı? Başbuğ diyor ki, var böyle bir ayak ama açıklarsak neler olur? Ordu özellikle Kayseri'de FETÖ unsu kişileri saptamış, Ancak gece 12'de hemen düzenleme yaptıları. Diyor ki, orduda ters düşen şahıslar özel mahkemelerde yargılanabilir diye bir madde eklediler. FETÖ'cüleri devletle birleştiren siyasi irade yeterli miydi? Maalesef devletin en kritik noktalarına atanmak için tek bir şart vardı. FETÖ'cü olmak.

Devlet yönetimde sadece ehliyet ve liyakatla hareket edilmeli diyor Sayın savcı. Türkiye tek kriterin FETÖ'cü olmak olduğu bir dönem yaşadı Erdoğan döneminde. Tazminata mahkum ettiler FETÖ'cü hakimleri. Sonra yine kanun çıkardılar, hakimin tazminatı devlet öder. Sornra Erdoağn şunu söyledi. Tutuk, çekingen bir hukuk sınıfı olmamalı.

FETÖ'yle gerçekten mücadele ediliyor mu? FETÖ unsurları devletten temizlendi mi?Herkes biliyor ki parası olan dışarda. Diyasi arkası olan hiçbir kişinin kılına dokunulmadı. 215 bin 92 Bylockçu listesi var. Bu listeyi neden açıklamıyorsunuz. Bylockçu listesini açıklamıyorsan FETÖ'ye destek veriyorsun demektir.

Bildikleri, korktuğu bir şey var. Açıklamıyorlar.

15 Temmuz Darbe Gecesinde başarılı olsalarda devletin başında kim olacaktı? Bu liste var onlarda. Bunu biye açıklamıyorlar. En kritik iki kişi var.Tüm olayları bilen bir kişi. Erdoğan niye göndermedi? FETÖ'nün siyasi ayağı ortaya çıkmasın diye.

Milyon dolarlar alıyorlar insanları çıkıyorlar. Bank Asya'ya para yatırdılar. Şimdi apartman aidatlarını bu bankaya ödeyen insanlarla uğraşıyorsun.

15 Temmuz Araştırma Komisyonu raporu niye gizli? Onu niye açıklamıyorsunuz?