Bursa
Parçalı Bulutlu
19.7°
enBursa Haber

İsmail Saymaz EYT'lilerin sesi oldu

GÜNCEL , 20 Kasım 2019 Çarşamba, 20:22

Gazeteci, Yazar İsmail Saymaz son günlerde Türkiye'nin gündemine oturan Emeklilikte Yaşa Takılanların (EYT) sorunlarını ve çözüm önerilerine dair çok önemli saptamalarda bulundu.

İsmail Saymaz EYT'lilerin sesi oldu

Haber Global televizyonunda yayınlanan Erdoğan Aktaş'ın sunduğu "Eşit Ağırlık" programının konukları arasında yer alan Gazeteci Yazar İsmail Saymaz, Emeklilikte Yaşa Takılanların (EYT) sorunlarının nedenlerini ve çözüm aşamasında neler yapılmasını gerektiğini tane tane anlattı.

İşte Saymaz'ın EYT'lilerin sorunları ve çözüm önerilerini ders niteliğinde anlattığı o konuşması:

MUHALEFETTEYKEN SAVUNDUKLARINI İKTİDARDAYKEN YUTTULAR

1999 sosyal güvenlik "reformuna" karşı Fazilet Partisi grubu adına Mahfuz Güler tarafından TBMM genel Kurulunda yapılan konuşmadan "Bu, 58-60 yaş, mezarda emeklilik demektir. 58-60 yaşa evet diyenler, işçimizin, memurumuzun yüzüne bakamayacaklardır. Bu maddeye evet diyenler, bu akşam, bu gece evlerine döndüklerinde, eşlerinin, çocuklarının gözlerinin içine bakamayacaklardır. 58-60 yaşa evet demek, zorbalığa evet demektir, IMF'ye evet demektir. Bütün milletvekili arkadaşlarımın vicdanlarına sesleniyorum: Gelin, bu önemli maddeyi, bu akşam önergelerle düzeltelim, kadınlarda 50, erkeklerde 55 yaş olarak belirleyelim; prim ödeme gün sayısını 5000 gün olarak düzeltelim ki, bu akşam hepimiz hepiniz evlerimize vicdanı rahat olarak dönelim." bölümünü okuyan İsmail Saymaz, Mahfuz Güler 2002'de AKP kuran ekibe katılıp milletvekili seçildiğini hatırlattı.1999'da eleştirdiği sosyal güvenlik yasasından çok daha tehlikelisi olan 2008'de TBMM Çalışma Komisyonu üyesi olarak etkin rol oynadı. Bugün EYT'li diye bir sorunu yaşıyorsak bu sorunun kaynağında sağ siyasetin ve siyasal islamın genel çelişkisi böyle. Muhalefetteyken hararetle savunduğunu iktidardayken hararetle yutabilme özelliğine sahipler.

EYT'LİLER MAAŞ ALMADAN EVİNDE OTURUYOR
EYT'lilerin kurduğu derneğin başkanı Gönül Boran Özüpak ile görüştüğünü söyleyen Saymaz Özüpak'a "sizi 40 yaşında emekli olma arzusu ile itam ediyorlar. Sahiden 40 yaşında, 43 yaşında emekli mi olmak istiyorsunuz? ya da Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan gibi 46 yaşında emekli mi olmak istiyorsunuz?Nedir sizin beklentiniz ve arzunuz? " sorunu yöneltiğini ifade etti.

Özüpak'tan aldığı yanıtı yorumlayan Saymaz, "problem şuradan kaynaklanıyor 91'den sonra ve 99'dan önce sigortalı olup, bugünlerde aslında o yasa geçerli olsaydı emekli olması gerekenleriz bizler. Mesela benim 95 ylında sigorta girişi yapılmıştır. Eğer o yasa geçerli olsaydı 20 yıl çalıştıktan ve 5 bin prim gününü dolduktan sonra 2015 yılında emekli olmuş olacaktı.Yahut Gönül Hanım ile beraber eşinin 1995 yılında sigorta girişi yapılmış olsaydı, 25 yıl çalışıp 5 bin prim gününü doldurup 2020'de emekli olacaktı.Ama yasa değiştiği için 99 yılında kademeli olarak kadınlarda 58'e erkeklerde 60'a çıkarıldığı için artık onların emekli olma yaşı 10 yıl ileriye atıldı.Bu bazı kişilerde 8-10-12 yıl ertelenmiş oldu. Bu durumda ne oluyor, onlar işten çıkarıldığında maaş alamadan evinde bekliyorlar.Neyi bekliyorlar? o yaşın gelmesini bekliyorlar." diyerek anlattı.

ÇAĞ DIŞI BİR UYGULAMA
Saymaz "şimdi geçen ay açıklanan TÜİK verilerine bakalım. Real anlamda işsizlik 4,6 milyona çıkmış.Bu kayıt dışı işsizlikle 10 milyona kadar yükseldiği ifade ediliyor.Geçen yılın aynı dönemine göre 1 milyon işsiz artmış.15 ile 26 yaş grubu yani eğitimli diyeceğimiz yaş grubu arasında yüzde 27 artmış. Yani her geçen gün eğitimli ve genç işsiz sayısı artıyor. Yani düşünün 45 yaşında 50 yaşında insan nerde iş bulacak?Devletin iş ilanlarında bile 18-40 arası çıta konuyor.Kim 45 yaşında insanı işe alacak? kim 50 yaşındaki insanı işe alacak? 50 yaşındaki kişi 58 yaşına kadar süre geçmesini bekleyecek. Bu sürede maaş alamıyor, iş bulamıyor,sağlık hakkından da yararlanamıyor.Halbuki bu insan 25 yıl geçtikten ve 5 bin prim gününü doldurduktan sonra emekli olacağını biliyordu. Birden bire o insan işe başladıktan 99'da bir yasa geldi. Hiçbir yasaya tanınmayan özellik bu yasaya tanındı.O ne? Geçmişe doğru uyarlama...95'te işe başlayan bir kişi 2020'de emekli olacağını beklerken 99'da çıkan yasa ile 2030'da emekli oluyor.10 yılda devlet ona iş vermeyecekse,devlet onun iş bulmasına yardımcı olmayacaksa, devlet ona işsizlik maaşı bağlamayacaksa, devlet ona aile sigortası bağlamayacaksa ne diye bu yasayı çıkardı o halde? Olur mu? çağ dışı bir uygulama" ifadelerini kullandı.

ÇALIŞMA YAŞI ARTIYOR AMA MAAŞ DÜŞÜYOR
Vatandaşların primleri ile ayakta durmaya çalışan devlet, şimdi ondan prim alırken rahatlıkla onlardan bir 10 yıl daha beklemesini tebliğ ediyor. Fazlandan bir 10 yıl daha çalışması gerektiğini tebliğ ediyor, üstelik 2008'de yaptığı düzenleme ile alacağı maaşıda her geçen gün daha da azaltıyor. 1999'da yaş süresi uzadı, 2008'deki düzenleme ise emekli aylığındaki kat sayı düşürüldü.Bu da kişi ne kadar çok prim öderse o kadar az emekli maaşı almasına neden oldu. Bu da gelir adaletsizliğine neden oluyor.Şimdi bin tl emekli maaşı insanlar alıyor. Elinizi vicdanınıza koyun. Bu para ile kim geçinebilir?Asgari ücretin yarı yarıya altında.Yetim aylığı bile 700 tl. Hiç birşey yapma 700 tl alıyorsun. Bu para ile geçilemez. Açlık sınırı 4 bin yoksulluk sınırı 6 bin lira.

EYT'DEN KESECEĞİNE KAYIT DIŞI ÇALIŞMANIN ÖNÜNÜ KESİN

EYT'liler diyorki biz hangi dönem girdiysek bizi o dönemin hukukuna göre emekli edin. Devlet bile 50 yaşında işçi çalıştımak istemediğini hatırlatarak. Dolayısıyla 5,5 milyona yakın insan var.Konunun uzmanı Murat Özveri'ye danıştığını ve devlet kaynak yaratmak istiyorsa sigorta kaçaklarının önüne geçmesi gerektiğinin altını çizerek 10 milyon 400 bin kişi kaçak çalışıyor ve prim ödemiyor.Ayrıca SGK verilerine göre 5 milyon asgari ücretlinin yarısı asgari ücretin altında maaş alarak bir kaçak yarattığını söyledi. 10 milyon kaçak işçi ile 24 milyon devletin kasasına girmiyor. Bir kısmı asgari ücretin altında veya üstünde kaçaklarla sistem açık veriyor. Bu açık EYT'lilerin, emeklilik bekleyenlerin, işçilerin ve asgari ücret alanların sırtına biniyor.

Emeklilik yaşı için 65 yaş ön görülüyor. Türkiye'de bu yılki ortalama yaşam ömrü bile erkeklerde 75 kadınlarda 85. O da ortalama. 65 yaş insanların tam donanımlı çalışacağı bir yaş değil.Bu yasa, bu uygulama böyle devam ederse de çoğu insan emekli olmadan ölecek. Sonu olarak yaş skalası ilerledikçe insanların emekli olmak ihtimali ortadan kalkacak. Artık emekli olunamayan bir çalışma dönemine hızla ilerliyoruz. Bugün çalışma hayatına katılan bir genç 65 yaşında emekli olacağı düşünüldüğünde ve 7500 prim günü eklediğinde yurttaşlar bu yaşa kadar çalışamayacak durumda olacaklar.Esnek iş modelinde bu kadar kayıt dışı çalışan, Afganlar, Suriyeliler, Pakistanlılar varken iş bulmaları; bulsalarda 65 yaşına kadar çalışmaları 7 bin 9 bin prim günü ödemeleri mümkün değil.

ÇÖZÜM YOLLARINI SIRALADI

Bu toplumun geleceğinde emekli olamayacak bir karanlık var.Emekli olamadan ölecekler.Emekli primi yüzü göremeyecekler.Hangi iş hukuku ile çalışmaya başladıysam o iş hukuku ile emekli olmak istiyorum.Hukuk geriye işlemez diyor.Haklı. Bugünkü hükümette diyor ki ödeyemiyorum. Bütçem yok diyor.Bu 1990'ların hatasıydı. Bu hatayı telafi etmek için değiştirdiler. Bugün bunu ödemeye kalkarsam ekonomi çöker diyorlar.Hele hele AKP gibi popülist bir iktidarın en büyük hevesi seçimden bir gün önce bunu ödemek olurdu herhalde.Denk getirir o zaman öder. Bir yerden bulup buluşturur.Dolayısıyla bir yol bulmak gerekir. Bu yüzden primini ödemiş yaşını bekleyenler için ya biz işsizlik kapsamında bir ödenek çıkaralım, sağlık güvencesi çıkaralım. Ya devlet onlara öncelikli alanlar açsın. Nasıl engelli,mahkum kotası varsa yaşlı kotası koysun.Yani birşey yapsın. Yahut emeklilik yaşına az kalan bir kişiye düşük emeklilik maaşı ile ödeme yapsın.Yani emekli olduğunda 2 bin lira alacaktır ama mevcut durumda bu biraz geriye çekilerek 1250 tl verilir.