enBursa Haber

Hangi yöntem yumurtalık kanserinden koruyor?

SAĞLIK , 14 Eylül 2018 Cuma, 16:33

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Ceyhun Numanoğlu, son yıllarda kadınlarda tüplerin alınması ile yumurtalık kanserinin önlenebileceğine yönelik birçok çalışma olduğuna vurgu yaptı.

Hangi yöntem yumurtalık kanserinden koruyor?

Kadın kanserleri içinde en öldürücü olan yumurtalık kanseri, 100 binde 6.1 oranında görülüyor ve her 100 kadından yaklaşık 63'ü yaşamını yitiriyor.

Genlerin bu konuda çok büyük önem teşkil ettiğini belirten Medicana International İstanbul Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Ceyhun Numanoğlu, kadın kanserleri arasında en öldürücü olan yumurtalık kanserine yakalanma riskini arttıran faktörleri şöyle sıralıyor:

  • 40 yaşın üstünde olmak,
  • erken adet başlangıcı,
  • geç menopoz,
  • hiç çocuk doğurmamış olmak,
  • kısırlık, kısırlık tedavisi almak,
  • genetik yatkınlık.

Dr. Ceyhun Numanoğlu, bu kanser riskini azaltan etkenleri ise şöyle sıralıyor; çok çocuklu olmak, doğum kontrol hapı kullanmak, tüpleri bağlatmak, rahmin alınması ve emzirmek...

"Tüplerin Alınması Yumurtalık Kanserini Önleyebilir"

Doç. Dr. Numanoğlu, "Yumurtalık kanserlerinin tanınmasında ultrasonografi ve tümör markerları ön plana çıkıyor. O bölgede saptanan bir kitlenin ayırıcı tanısında ultrasonografi dışında MR da yararlı oluyor. Tüm bunlara karşın bu kanserlerin erken tanınması ve yakalanması açısından henüz etkili bir yöntem geliştirilemedi. Bu nedenle hastalığın erken tanısı ve tedavisinden daha önemli olarak korunma ve önleme stratejileri önem kazanmaya başladı" dedi.

Yumurtalık (Over) kanserinin oluşması ile ilgili son yıllarda ortaya atılan ve ses getiren epiteliyal kanserlerin başlıca iki tipte olduğunu belirten Numanoğlu, Tip 1 ve Tip 2 olarak ayrılan kanserin her iki tipinin de, STIC denilen ve tüplerde başlayan kanserin, yumurtalık üzerine sıçraması ile geliştiği belirtti. Doç. Dr. Numanoğlu, "Bu kanserlerin daha iyi huylu olan Tip 1 veya çok daha kötü huylu olan Tip 2 kansere dönüşümünü belirleyecek olan ise hastanın genetik yapısıdır. Buradan yola çıkılarak kadınlarda tüplerin alınması ile yumurtalık kanserinin önlenebileceğine yönelik birçok çalışma literatüre girmeye başladı. Özellikle sezaryen doğum sırasında tüplerin bağlanması yerine yumurtalık kanserinden korunmak amaçlı yapılacak olan iki taraflı olarak tüplerin alınması şeklindeki ameliyatlar, birçok çalışmada karşılaştırılmış ve alınan sonuçlara göre yan etkiler açısından herhangi bir olumsuzluk taşımadığı ortaya konulmuştur. Bunun dışında menopoz yaşı öncesinde myom, kanama gibi iyi huylu nedenlerle rahim alınması ameliyatı yapılan hastalarda, yine iki taraflı olarak tüplerin alınmasının yumurtalık kanserinden korunmak için önemli bir fırsat sağladığını söylemek mümkündür. Tüm bu fırsatçı ameliyatlardan başka (yani diğer nedenlere yapılan ameliyatlarda tüplerin de alınması) artık çocuk istemeyen çiftlerde, istenildiği durumlarda, belirli yaş sınırları korunarak, tercihen laparoskopik olarak -yani kapalı yöntemle- tüplerin çıkarılması ameliyatının, başarıyla uygulanabileceğini ve yumurtalık kanserlerinin çoğunluğunu önlemede önemli bir adım olacağını rahatlıkla söyleyebiliriz" dedi.

Gen Bozukluğu Görülen Hastalıklarda Over Kanseri Riski Artıyor

Ailevi kaynaklı olan kanserlerin genlerle ilişkili olduğunu söyleyen Doç. Dr. Numanoğlu, "Birinci derece akrabasında over kanseri olan kadında kanser gelişme riski yüzde 5'lere kadar çıkıyor. Onun dışında Lynch II hastalığında da gen bozukluğu söz konusu ve kanser riski yaklaşık 3 kat daha yüksek oluyor. Bu hastaların takibinde 6 ayda bir Ca 125 denilen kan testi ve ultrasonografi ile izlem, büyük önem taşıyor. Bu tür riskin var olduğu 35 yaş üstü ve çocuk sahibi olan kadınlara koruma amaçlı olarak tüp ve yumurtalıklarının çıkarılması ameliyatı öneriyoruz" diye konuştu.