Bursa
Çok Bulutlu
16°
enBursa Haber

Glokom kör edebilir!

SAĞLIK , 29 Mart 2018 Perşembe, 10:48

Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Zerrin Gökşin, belirti vermeyerek ortaya çıkan göz tansiyonunun, sadece ilerleyen yaşlarda görülmediğini, çocuklarda da sık rastlandığını ve kontrol altına alınmadığı taktirde körlüğe neden olabileceğini belirtti.

Glokom kör edebilir!

Ailesinde göz tansiyonu hastalığı olan, göz yaralanmaları geçirenler, diyabet hastalığı olanlar, uzun süre kortizon kullananlar, yüksek miyop olan kişilerin 30 yaş sonrası her yıl göz muayenesi yaptırmaları şart. Riskli gruba girmeyen kişilerin ise hiçbir şikayetleri dahi olmasa 40 yaşından sonra yılda bir kez muayene yaptırmaları gerekiyor.

Özel İbni Sina Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Zerrin Gökşin, hiçbir belirti vermeyerek ilerleyen glokomun (göz tansiyonunun), yaşlı hastalığı olmadığını ve çocuklarda da sık rastlandığını söyleyerek tansiyonun kontrol altına alınmadığı taktirde körlüğe neden olabileceğini belirtti.

Glokom nedir?

Göz içi basıncının yükselmesi sonucu oluşan göz tansiyonunun, çocuklarda bile görüldüğünü belirten Op. Dr. Zerrin Gökşin, "Halk dilinde göz tansiyonu olarak bilinen (Glokom) göz içi sıvısının üretim fazlalığı veya dışa akım yollarında meydana gelen tıkanmalar sonucunda oluşur. Göz içi basıncının uzun süre yüksek olması nedeniyle de görme siniri zarar görür ve tahrip olur. Bu durum da hasta tarafından fark edilmez. Sinsice yavaş ilerleyen göz tansiyonu geri dönüşümü olmayan görme kaybına, hatta körlüğe kadar ilerler" dedi.

Glokom nasıl tespit edilir?
Op. Dr. Gökşin, "Normal bir gözde tansiyon 20-21 mm Hg'nin altında olmalı. Göz tansiyonu 35-40 yaşlarında yüzde 3 ve 50-60 yaş arasında ise yüzde 12 oranında görülürken, çocuklarda ise konjenital glokom görülmektedir. Ağrı olmadığı için belirti vermez. Ancak görme bozukluğu yaşanması sonucu yapılan muayene sonucu ortaya çıkar. Ama kaybedilen görme bozukluğu ise asla geri getirilemez" ifadelerini kullandı.

Glokom Tedavisi

Göz tansiyonunun körlükte ikinci sırada yer aldığını belirten Op. Dr. Gökşin "Göz tansiyonu sonucu görme kaybı yaşamamak için düzenli olarak göz kontrolü yaptırmak oldukça önemlidir. Göz tansiyonunun tedavisi yoktur. Ancak ilk evrelerinde bu durum fark edilirse kontrol altında tutulabilir ve tansiyon yavaşlatılabilir. Aksi halde ilerlemiş ve evresi geçmiş göz tansiyonunda hastada görme kaybı yaşar. İleri göz tansiyonu olan hastalarda kusma, bulantı, baş ağrısı meydana gelmektedir. Bu durumda olan hastalara ise acil müdahale şarttır" diye konuştu.

Ameliyat
Ameliyatta amacın göz içi sıvısının dışa akımını artırabilmek için yeni bir boşaltım yolu sağlayarak göz içi basıncının düşmesi olduğunu belirten Op. Dr. Gökşin " Ameliyattan önce ilaç tedavisi ve lazer uygulamaları gibi diğer tedavi yolları denenir. İstenilen sonuca ulaşılamazsa ameliyat en son basamaktır. Göz tansiyonu bulunan hastaların mutlaka verilen tedavi şekline uymaları asla ve asla tedavilerini aksatmamaları gerekir. Aksi taktirde dönüşü olmayan durumla karşılaşırlar" şeklinde konuştu.