Bursa
Çok Bulutlu
24.9°

FETÖ'nün çöktüğü Olay'ın kaynakları nasıl buharlaştı?

BURSA , 15 Haziran 2020 Pazartesi, 16:34

Evet Nezir Efendi, beklediğin gün ve saat geldi. FETÖ, seni "imam" sıfatıyla Türkiye'nin en büyük yerel medya grubu Olay'ın başına atadı, boynuna kravatı taktı, adam sınıfına soktu, mal mülk sahibi yaptı. Tabii sen de bunların karşılığını verdin. Bursa medyasının amiral gemisi Olay'ın gücünü ve kaynaklarını FETÖ'ye, FETÖ bağlantılı kişi ve kurumlara aktardın. Sana bunu nasıl yaptığını sorduk, FETÖ'ye ne gibi "hizmetler" sunduğunu anlat dedik. Ama sen sorulara cevap vermek yerine Cavit Çağlar'a kendi malını nasıl yönettiğini soruyorsun. Madem öyle biz anlatalım, kararı feraset sahibi kamuoyu versin.

FETÖ'nün çöktüğü Olay'ın kaynakları nasıl buharlaştı?

FETÖ'nün Bursa'daki medya yapılanmasına dair yazı dizimizin ilk bölümünde 2008 yılında Olay Medya'ya el konmasıyla başlayan süreci ve FETÖ'nün görevlendirdiği kişilerin ilk icraatlarını anlatmıştık. HABERE GİT

Yazı dizimizin ikinci bölümünde Türkiye'nin en büyük yerel medya grubuna ait kaynakların FETÖ'ye nasıl aktarıldığını belgelerle ortaya koyacağız.

Evet, Nezir Efendi, dikkatle oku!

DERGİ BASIMINDA AKÇALI HİZMETLER

FETÖ'cü Asaroğlu, Olay Medya kasasının başına geçmesinden sonra medya kaynaklarını birer birer FETÖ bağlantılı şirketlere aktarmaya başladı. Bunun en önemli örneklerinden biri, Olay grubunun aylık magazin dergisi Olay Trend'in baskı işinde yaşandı.

Önce Olay Trend dergisinin baskı işi mevcut matbaadan alınarak, Bursa'da kurulu bulunan Nihat Akınoğlu'nun sahibi olduğu Akmat Matbaasına verildi. Derginin baskı bedeli ilk aydan itibaren artmaya başlarken, Olay Medya'nın Cavit Çağlar'a iade edileceğinin kesinleşmesinden sonra da dikkat çekici bir gelişme oldu.

Akmat, 1 Ekim 2010 ve 1 Kasım 2010 tarihlerinde her biri 15 bin 251'er TL olmak üzere toplam 30 bin 502 TL "fiyat farkı faturası" kesti.

Geriye dönük 11 aylık fiyat farkı faturası Olay Medya muhasebesinde ilk kez rastlanan bir durumdu. Nitekim Olay Medya'nın Çağlar'a iade edilmesinden sonra Akmat Sahibi Akınoğlu, bu duruma mantıklı bir açıklama getiremedi.

Yaşananlar Nezir Asaroğlu ile Nihat Akınoğlu arasındaki ticari ilişkiye işaret ederken, söz konusu ilişki uzun süre devam etti. Hatta Asaroğlu'nun şantaj aracı olarak kullanmaya devam ettiği, adına gazete dediği paçavra da bir süre Akmat'ta basıldı.

ÇALIŞMAYAN MAKİNAYI KİRALADI

Nezir-Nihat arasındaki ticari ilişki bu kadarla da sınırlı değildi. İkilinin STP kalıp sistemi kurma girişimi tam bir hüsranla sonuçlanmış, ancak bu işten karlı çıkmayı becermişlerdi.

Matbaacı olan Akınoğlu, ikinci el olarak satın aldığı ve çok arıza yapmasıyla bilinen STP kalıp pozlama makinasını Olay'a kiraladı. Makine için özel bir oda yapıldı, klimalar takıldı, su ve elektrik tesisatları döşendi. Ancak küçük (!) bir sorun vardı. Makine çalışmıyor, çalıştırılamıyordu.

Olay Medya, Çağlar'a iade edildiğinde söz konusu firma makineyi çalıştırmak için İsrail'den operatörler getirdi. Ancak onlar da makinayı çalıştırmayı başaramadı. Bunun üzerine Çağlar yönetimi makinayı sökerek iade etti. Onlar da makineyi değerinin altında bir fiyata satılığa çıkardılar, ancak alıcı bulmaları mümkün olmadı.

PİYASA FİYATININ 2.5 KATINA KALIP

Peki, bu süreçte gazetenin günlük kalıpları nasıl hazırlanmıştı? Grafikerlerin tasarladığı sayfaların kalıptan geçmeden matbaaya girmesi mümkün değildi. Asaroğlu, bunun için şöyle bir yol izledi:

Olay'ın elinde zaten bir kalıp makinası mevcuttu, ancak o makine kullanılmadı. Onun yerine gazetenin günlük kalıpları Akınoğlu'nun matbaası Akmat'ta çekildi. Çekilen bu kalıplar da piyasa rayicinin 2.5 katına Olay'a fatura edildi. Tıpkı Olay Trend dergisinin basımında olduğu gibi fiyat farkı faturaları da ihmal edilmedi.

İşte o belgeler:

Peki, Nezir Asaroğlu'nun böylesi bir ticari ilişki içine girdiği Nihat Akınoğlu kimdi?

NİHAT AKINOĞLU FETÖ DAVASINDA HÜKÜM GİYDİ

Akmat Matbaasının sahibi olan Akınoğlu, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası FETÖ ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle kapatılan BUGİAD'ın üyelerinden biriydi. Hatta derneğin 2013 yılında yapılan olağan genel kurulunda yönetim kurulunda yer almış, eğitimden sorumlu başkan yardımcılığı görevine getirilmişti.

Akınoğlu, 15 Temmuz sonrası FETÖ'nün Bursa'daki iş dünyası yapılanmasına ilişkin soruşturma kapsamında tutuklanmış, yargılanmış, hüküm giymiş ve cezaevinde kalmıştı.

Nihat Akınoğlu, FETÖ'nün ve Nezir'in ölene kadar Olay'da kalma garantilerinden biriydi. Okuyucularımız bu ismi, önümüzdeki günlerde yine duyacak. Zira bu isim sadece FETÖ'cü BUGİAD'ın yönetim kurulu üyesi değil, FETÖ'nün Olay'ı satın alma operasyonunun da üyesiydi.

Nezir-Nihat dostluğunun uzun süre devam ettiği de Twitter yazışmalarıyla ortadaydı.

ARAÇ SATIŞINDAN ELDE EDİLEN GELİR NEREDE?

Nezir Efendi'nin FETÖ bağlantılı kişi ve kuruluşlara maddi kaynak aktarması matbaa işleriyle de sınırlı kalmadı. Bir de buharlaşan paralar vardı. Tıpkı Olay Medya'ya ait araçların satışından elde edilen gelirin ne olduğu gibi...

Asaroğlu yönetimindeki Olay Medya'da şirkete ait araçların satılarak elden çıkarılması, araç ihtiyacının kiralama yoluyla karşılanması kararı alındı. Kararla birlikte şirkete ait 5 araç (16 CHD 66-Hyundai, 16 CKN 03 Doblo, 16 CFL Berlingo, 16 J 1801 Ducato Maxi, 16 CPS 43 Berlingo) İstanbul'da bulunan bir galeriye satıldı. 5 aracın satış bedeli olarak toplam 57 bin 690 TL fatura kesildi. Ancak yapılan tahsilat 43 bin TL ile sınırlı kaldı. Kalan 14 bin 690 TL'lik tutar tahsil edilmedi.

İddiaya göre, muhasebe servisinde görevli tahsilatçılara da kalan bedelin hiçbir şekilde talep edilmemesi yönünde talimat verildi. Böylece Olay Medya'nın cari hesabının alacak hanesine 14 bin 690 TL daha eklendi.

İZGÜN'ÜN YEMEKLERİ GÜZEL MİYDİ NEZİR?

Nezir Asaroğlu'nun Olay Medya idaresindeki ilk işlerinden biri de FETÖ'nün yemek şirketi olduğu 15 Temmuz sonrası kesinleşen İzgün Yemek Sanayii'ni Olay'a sokmak oldu.

Mesainin 24 saat devam ettiği, öğle ve akşam yemeklerinin verildiği, sabaha karşı matbaa çalışanlarına yemek servisinin yapıldığı Olay'ın catering firması hemen değiştirildi. Çalışanlar açısından değişen tek şey çatal bıçak takımlarıydı, zira yemek kalitesinde bir değişim yoktu. Çalışanlar standart menüye talim ediyordu. Ama FETÖ'nün idarecileri için yönetim katına İzgün tarafından özel menü servis ediliyordu.

İzgün Gıda ve Yemek Üretim AŞ'nin FETÖ ile bağlantılı olduğu 15 Temmuz sonrası kesinleşti. Şirkete kayyum atandı, adı değiştirildi.

İzgün'ün FETÖ'cü yöneticileri de yargılandı, şirketin 4 yöneticisi "silahlı terör örgütüne yönetici olmak suçu"ndan 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı.

FETÖ'cü Nezir ve tayfası, tek görevi zarar ettirmeden ihale sürecine hazırlamak olduğu halde Olay'ın kaynaklarını işte böyle FETÖ'ye akıtıyordu.

Peki bu kadar mı? Elbette değil...

DEVAM EDECEK...