Bursa
Parçalı Bulutlu
26.4°

Faruk Çelik açıkladı! AK PARTİ'den ayrılanlara Kızılcahamam daveti

BURSA , 27 Eylül 2019 Cuma, 20:53

Bursa siyasetinin önde gelen isimlerinden eski bakan Faruk Çelik, OLAY TV'de yayınlanan Her Açıdan programında Olay gazetesi Başyazarı Ahmet Emin Yılmaz'ın sorularını yanıtladı. AK PARTİ'nin makamdan güç alan değil, makama güç verenlerin partisi olduğunu söyleyen Çelik, Türkiye'nin içinde bulunduğu bölgesel gelişmelerin ayrışmayı değil, dayanışmayı zorunlu kıldığını belirtti. Çelik, "Yanlışlar, eksikler varsa kendi içimizde konuşulur. Bakın 4-5-6 Ekim'de Kızılcahamam'da bir toplantı var. Bana da davetiye geldi, partiden ayrılan arkadaşlara da gönderildi. Ben isterdim ki oraya gelsinler her şeyi söylesinler" diye konuştu.

Faruk Çelik açıkladı! AK PARTİ'den ayrılanlara Kızılcahamam daveti

Devlet Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve son olarak da Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı görevlerinde bulunan Çelik'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

'5.8'LİK DEPREM BÜYÜK BİR İKAZ'

"1999'da Yalova'da, Kocaeli'de, Sakarya'da acı manzaralara birebir şahit oldum. Birey olarak, aile olarak, toplum olarak ve sorumlu kişilerde hassasiyet olması gereken bir durum. 99 sonrası yapılan binaların bize acılar yaşatmayacağı kanaatindeyim. Ancak 99 öncesi yapılan binaların sıkıntılı olduğunu söylemek mümkün. Gerek vatandaşların gerek yerel yönetimlerin bu konuda duyarlı olması gerekiyor. Depremin tarihi bilinmiyor, her an olacakmış gibi hazırlıklı olmak gerekiyor. Türkiye'nin bu alanda bir saat bile kaybetmemesi gerekiyor. 5.8'lik deprem büyük bir ikaz."

'CUMHURBAŞKANI'NIN BM KONUŞMASI EZBER BOZDU'

"Cumhurbaşkanımızın BM'deki konuşması, tarihi, ezber bozan bir konuşma oldu. Bu çok önemli ve bu konuşma kayıtlara geçti. Dünyada umudu olup sözü olmayan milyonlarca insan var. Hayalleri var, ama gerçekleştirecek gücü yok. Onurlu insanların sesini yükseltebileceği platformlar yok. Sayın Cumhurbaşkanının bu konuşması milyarlara tercüman olacak bir konuşma. 'Dünya 5'ten büyük' sözü kayıtlarda. Bu gerçeği tüm dünya iyice görmeye başladı. Bu 5 birilerinin acıları üstüne geleceğini inşa ediyor, gençler bunun farkında."

'CUMHURBAŞKANI'NIN KONUŞMASI REHBER NİTELİĞİNDE'

"Sayın Cumhurbaşkanı'nın İsrail haritasıyla ilgili sunumu çok önemliydi. 1945'ten bu yana büyüyen bir İsrail... İsrail, ben toprak genişletme çalışmamı sürdüreceğim, derse, Hindistan Keşmir'i, Rusya Kırım'ı ilhak ederse, bu olumsuzluklara, bu haksızlıklara nasıl müdahale edilecek. Sayın Cumhurbaşkanının konuşması bu anlamda rehber niteliğinde."

'TÜRKİYE MÜSTEMLEKE DEĞİL'

"Türkiye'nin IMF ile 60'lı yıllarda başlayan ilişkisi AK PARTİ hükümetleriyle sona erdi. Ancak uluslar arası bir kuruluş, ilişkiler devam ediyor. Muhalefetin IMF heyetiyle görüşmesinde bir mahsur yok. Gizli değil, bir gizemli havaya sokuldu. Bir yer belirlenir, basına haber verilir. Bu yaklaşımı doğru bulmuyorum. Ekonomide yaşanan bazı sorunlar var. Tayyip Erdoğan gitsin kampanyası yürütülen bir süreç var. Şüphe uyandıracak bir görüşme, IMF ile ne konuştun sorusunu gündeme getiriyor. Türkiye şikayet mi ettin? Görüntü şık değildir. Yoksa gelen heyetle görüşmede bir sıkıntı yok. 2003'e kadar IMF ile çalıştık. Türkiye müstemleke değil. O görüşmelerde benim bakan olarak gördüğüm Türkiye böyle bir borca mahkum olmamalı, kendi sorunlarını kendi çözmeli. Emir ihtiva eden borçlar alınması son derece tehlikeli. AK PARTİ bu anlamda sağlıklı bir yapı oluşturdu."

'AK PARTİ MAKAMDAN GÜÇ ALAN DEĞİL, MAKAMA GÜÇ VERENLERİN PARTİSİ'

"AK PARTİ, 18 yılda çok büyük başarılara imza attı. Yerel seçimlerde bazı kayıplar yaşandı. Demokrasi bu. Seçime gideceksiniz, milletin terazisine çıkacaksınız. Olaya bu yönüyle bakmak gerekiyor. Millet bazı yerlerde kırmızı kart gösterdi. Yerel seçim sürecinden ders çıkarıyorsak bence bir problem yok. Siyasi partilerin hayatında inişli çıkışlı süreçler olur. Aslolan varsa yanlışlarda ısrar etmemektir. Sayın Cumhurbaşkanımız da ders alındığını ve gereken adımların atılacağını söyledi. Toplum da bunu bekliyor. Kabine revizyonu deniyor, parti teşkilatları deniyor. Kamuoyuna dönük söyleminden eylemine kadar bir çok önlem gündeme gelebilir. AK PARTİ makamdan güç alanların değil, makama güç verenlerin partisi. Burada eksik varsa gidermek gerekiyor. Makama güç verecek kişilerin, parti içinden dışından hiç fark etmez, bunların söz sahibi olması gerekir. Bunları bu dönem içerisinde değerlendireceğiz."

'TECRÜBEYLE DİNAMİZMİN BİRLEŞMESİ GEREKİYOR'

"'Pergelin bir ucu Ankara'da diğer ucu tüm dünyada der' Sayın Cumhurbaşkanımız. Gençleşme sürecine girildi, ama net ve açık olarak gördük ki tecrübeyle dinamizm birleşmeden, hafıza olmadan, kısa yoldan hedefe ulaşamıyorsunuz. Siyasetçi yaşama zevkiyle değil, yaşatma aşkıyla donanmalı. Bu aşkla siyaset yapmalı. Bu anlamda genel itibariyle bir deformasyon var. Siyasetin toplumun zorluklarını ortadan kaldırma hedefiyle yapılmalı. Gençlerin yaşama değil, yaşatma aşkıyla siyaset yapması gerekiyor. Yetenekli ama değerleri içselleştirmemiş olanlar var. Yetenek hangi zemini yeşertecek? Günümüz dünyasında buna dikkat etmek gerek. Sonuçta AK PARTİ gereken dersleri çıkardığında geleceğin inşasında katkı koyacak çok önemli bir kurum olacaktır. Yalnızca partimiz için değil, tüm siyasi partiler için geçerli bunlar. Bu temel ilkeler gözetilmezse kaybeden ülke olur. Dolayısıyla yol haritalarının sağlıklı olması gerekiyor."

'AYRIŞMANIN ZAMANI DEĞİL'

"Türkiye'de siyasetin yeniden şekillenmesini gerektirecek bir tablo yok. Bölge ülkelerinde, Yemen'den Libya'ya kadar büyük bir çalkantı yaşanıyor. Emperyalistlerin hesabının kitabının olduğu son derece karmaşık bir süreçteyiz. Bir yandan ülkeyi yöneteceksiniz, bir yandan 100 yılda bir tanzim edilen bölge için masada olacaksınız. Türkiye ilk defa 'Ben bu masadayım' diyor. Böyle bir süreçte Türkiye'de en çok ihtiyaç duyulan birlik beraberlik ve dayanışmadır. Kişisel hesapların içinde olmamamız gerekiyor. Bütüncül bakabiliyorsak, BM'deki 5 ülke arasındaki ilişkileri görebiliyorsak, bölge ülkelerinin hesabını görebiliyorsak, yapmamız gereken dayanışma içinde olmaktır. Suriye'de bir oluşum meydana gelse, Suriye'yi birilerinin üssü haline getirirlerse Türkiye bundan nasıl çıkar. Suriye'deki olay 'şununla konuş da bu olay bitsin' değildir. İktidarıyla muhalefetiyle bir araya gelmek gerekirken, parti içinde bir ayrışmanın yeri ve zamanı değildir."

'KIZILCAHAMAM'A PARTİDEN AYRILANLAR DA DAVET EDİLDİ'

"Parti içerisinde partileşme sürecine ihtiyaç olmadığı bir dönemdeyiz. Birileri rahatsız göremezden gelelim, yanlışlar var; eksikler var gidermeyelim. Hayır bu doğru değil. Kendi içimizde bu konuşulur. Bakın 4-5-6 Ekim'de Kızılcahamam'da bir toplantı var. Bana da davetiye geldi, partiden ayrılan arkadaşlara da gönderildi. Ben isterdim ki oraya gelsinler her şeyi söylesinler. Belki genel başkanımız orada önemli çıktılar alacak. Bunun mücadelesini vermeden ben parti kuracacağım yaklaşımını son derece sakıncalı buluyorum. Arkadaşlarımız son derece deneyimli, devlet yönetiminde bulunmuş insanlar. Bunu görecekleri kanaatindeyim."

'GÜÇLÜ MECLİS YAPISI OLUŞTURULMALI'

"Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini biz getirdik. Revizyona ihtiyaç varsa bunu yapmak da bizim görevimiz. Sistemin oturmasıyla ilgili şu anda yoğun bir çalışma var. Bunun bir an önce tamamlanması gerekiyor. Hızlı bir şekilde eksiklerin mutlaka giderilmesi gerekiyor. Millete dayalı bir Başkan seçildi. Millete dayalı, güçlü bir Meclis oluşturmak, böylece sistemin dengesini sağlamak. Bu da dar bölge, daraltılmış bölge sistemiyle olabilir. Bakanlıkların ayrılması gerekiyorsa bunun kararı verilir. Yeni sistemde koordinasyon nasıl olacak? Aksayan unsurlar bir yıl içinde görüldü. En doğru şekilde mevzuatımız düzenlenmeli."

'İLK TURDA YÜZDE 40 ÜZERİNDE ÇALIŞILABİLİR'

"Başkanlık sistemi 50 + 1 sistemiyle yürürlüğe girdi. Uygulamada, sanki, benim kanaatim, sistemin daha sağlıklı işlemesi açısından, ittifakların daha sağlıklı olması açısından 1. turda yüzde 40 ve üzeri alan seçilir, olmazsa ikinci turda yüzde 50 ve üzeri olur, gibi bir düzenleme yapılabilir. Zira bugün yaşanan tablolar gelecekte başka sıkıntılara yol açabilir. Bu tabii benim kişisel görüşüm. Bu, muhalefet partileri için de geçerli. Yüzde 40 az bir oy değil. İttifak anlayışı yerel seçimlere de yansıdı. Belki yerel seçimlerde olmasa farklı sonuçlar ortaya çıkabilirdi. Onu bilemiyoruz. Hem iktidar açısından hem muhalefet açısından söylüyorum, süreç uzun, genişleyebilir, daralabilir, gelecekte nasıl şekil alır, onu kestirmek mümkün değil."