Bursa
Dumanlı
24.5°
enBursa Haber

EYT ABD medyasında haber oldu!

GÜNCEL , 01 Ağustos 2019 Perşembe, 22:48

Emeklilikte Yaşa Takılanlar gerek sosyal medya gerek milletvekileri vasıtasıyla seslerini duyurmaya çalışıyor. EYT'lilerin sesi çok uzaklara, Amerika'ya kadar ulaştı. Amerika'nın Sesi (VOA), EYT'lilerin mücadelesini okurlarıyla paylaştı.

EYT ABD medyasında haber oldu!

Amerika'nın Sesi'nden Soner Kızılkaya'nın haberine göre, Yıllardır bazen sokaklarda, bazen sosyal medyada yaptıkları eylemlerle gündeme gelen Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT'liler) mücadelelerini bir üst boyuta taşımaya hazırlanıyor. EYT'liler şimdiye kadar seslerini daha çok Türkiye'nin farklı illerinde kurdukları platformlarla duyurmaya çalışıyordu. 2015 yılında İstanbul'da kurulan Emeklilikte Yaşa Takılanlar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği dışında bir dernekleri yoktu. EYT'liler şimdi bütün illerde dernek kurmayı ve bu dernekleri federasyon çatısı altında bir araya getirmeyi hedefliyor.

Bu çerçevede şu ana kadar beş ilde EYT'liler derneği kuruldu. Bu illerden biri de İzmir. İzmir'deki EYT'liler derneğinin kurucu başkanı Doğan Türker VOA Türkçe'ye yaptığı açıklamada, "Gücümüz artık milyonları aştı. İstanbul Maltepe ve Yenikapı'da, Ankara'da, İzmir'de büyük mitingler yaptık. İstanbul'daki tek dernek artık bu kitleye yetmiyor. EYT'liler Türkiye'nin her yerinde. Bu yüzden 2018 Nisan ayında Bolu'da 52 ilin temsilcisiyle yaptığımız toplantıda her ilde dernek kurulmasına ve daha sonra federasyon oluşturulmasına karar verildi" dedi.

"GERÇEK ÜYE SAYIMIZIN ORTAYA ÇIKMASI ÖNEMLİ"

Böylece il derneklerinin daha fazla EYT mağduruyla tanışabileceğini, her ildeki gerçek üye sayısının ortaya çıkabileceğini vurgulayan Türker, "İzmir'de 10 Temmuz itibariyle derneğimizi kurduk. Bütün EYT'lilerin, EYT'ye gönül verenlerin, çalışma hayatına ilişkin farklı mağduriyetleri olanların derneğe üye olmasını istiyoruz. Sosyal medyada sayımız milyonları aşıyor ama gerçek sayımızı böyle ortaya koyabiliriz. Üye sayımız arttıkça daha güçlü mücadele verebiliriz" diye konuştu.

Türkiye'nin son yıllarda yaşadığı yerel ve genel seçimler, referandumlar ortamında önemli bir kitleyi temsil eden EYT'liler siyasi partileri de kendi sorunlarının çözümü için harekete geçmeye zorladı. 24 Haziran 2018'de yapılan cumhurbaşkanlığı ve meclis seçimleri öncesinde MHP, seçim beyannamesinde EYT'lilerin sorunlarının çözüleceği vaadinde bulundu. Seçim sonrasında İYİ Parti'nin bu konuda verdiği önergenin TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmesi CHP, MHP ve HDP'nin desteğiyle kabul edildi. Ancak MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta, Devlet Bahçeli tarafından görevinden alındı. Önerge Genel Kurul'a geldiğinde Cumhur İttifakı içinde yer alan MHP, ortağı AK Parti'yle birlikte önerge aleyhine oy kullandı ve EYT'lilerin umutları boşa çıktı.

"SİYASETÇİLER KENDİLERİNİ BİZİM YERİMİZE KOYARAK DÜŞÜNMELİ"

Her oyun büyük önem taşıdığı 31 Mart yerel seçimleri öncesinde bile istedikleri yasal düzenlemeyi çıkartamayan EYT'liler, normal şartlarda dört yıl boyunca seçim yapılmayacak bir dönemde başarılı olabilir mi? Türker, bu soruya "Bizim mücadelemizin seçimle bir ilgisi yok. Zaten siyasetçinin de bu konuyu seçim malzemesi yapmaması gerekir. Ortada mağdur edilmiş, zor durumda kalan insanlar var. 45 yaşında birçok işsiz arkadaşımız var. İşveren bu arkadaşlarımıza yaşlı oldukları için iş vermiyor. Devlet emekli etmiyor. Bu mağduriyet devlet tarafından yaratılmış. Siyasetçilerin ellerini vicdanlarına koyarak, kendilerini bizim yerimize koyarak düşünmesi lazım" cevabını verdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 31 Mart seçimleri öncesinde EYT'liler için "Onların ne istediğini, taleplerinin ne anlama geldiğini çoğu kimse bilmiyor. Onlar 38 yaşında emeklilik istiyorlar" demişti. Türker bu konuda, "Biz söylendiği gibi 38 yaşında emekli olmak istemiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı 46 yaşında emekli oldu. Ben 50 yaşındayım. Normal şartlarda emekli olmak için dört yıl daha beklemem gerekiyor. Şu anda bir yasa çıksa ve emeklilik hakkımız tanınsa en genç emeklimiz 43 yaşında olacak. Bu da Türkiye şartlarında çok genç bir yaş sayılmaz. Belki işleri olsa o arkadaşlarımız zaten emekli olmayacak. Birçok arkadaşımız zaten 40 yaşından sonra iş bulamıyor. İnsanlar kiralarını ödeyemiyor, çocuklarını okutamıyor" ifadelerini kullandı.

EYT'LİLERİN SAYISI VE BÜTÇEYE GETİRECEĞİ YÜK TARTIŞILIYOR

EYT'liler ile ilgili tartışılan bir başka konu ise bu sorunun kaç kişiyi ilgilendirdiği ve EYT'lilerin emekliliğini sağlayacak bir yasal düzenlemenin bütçeye ne kadar yük getireceği. Cumhurbaşkanı Erdoğan 16 Ekim 2018'de AK Parti grup toplantısında yaptığı konuşmada, "Sosyal Güvenlik Kurumu'nun yaptığı hesaba göre, emeklilikte yaşa takılanlar denilen gruba 6 milyon 200 bin kişi giriyor. Bunun yıllık maliyeti 26 milyar liradır. Toplamda bu rakam 750 milyar lirayı buluyor. Ekonomik savaşın verildiği dönemde bir tarafta fırsatçılar türedi, diğer taraftan da bunlar türedi" demişti.

Doğan Türker ise, EYT'lilerin gerçek sayısını öğrenmek amacıyla Çalışma Bakanlığı'na resmi olarak başvuruda bulunduklarını ancak kişisel verilerin korunması gerekçesiyle bu sayının kendilerine verilmediğini söyledi. Türker, "Biz kimsenin kişisel verilerini istemedik. Sadece toplam sayıyı istedik. Ama verilmedi. İstanbul'daki yerel seçimlerden önce Çalışma Bakanı 1 milyon 350 bin EYT'li olduğunu açıkladı. Yani sayı söylendiği gibi 6-7 milyon değil. Bizim görüştüğümüz sosyal güvenlik uzmanları her yıl ortalama 400 bin kişinin zaten emekli olduğunu söylüyor. Uzmanlar, bizim mağduriyetimizi giderecek bir yasal düzenleme bugün çıkartılırsa, bu rakama ek olarak yılda 250 ila 300 bin kişinin daha emekli olabileceğini söylüyor. Yani bütün EYT'liler aynı anda zaten emekli olamayacak. Bu kadar insanın getireceği maliyet de devlet için büyük bir rakam değildir" dedi.

"TASARRUF YAPILACAKSA ÖNCE TEPEDEKİLER BAŞLAYACAK"

Türker sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz memleketimizin kötülüğünü istemiyoruz. Eğer bu memleket hakikaten biz emekli olunca alacağımız maaşlarla batacaksa, biz bu işte yokuz. Ama öyle bir şey söz konusu değil. Eğer bu memleketin bütçesi iyi değilse ve bir tasarruf yapılacaksa önce tepedekiler başlayacak. Bugün Suriyelilere milyonlar harcanıyor. Bu, devlete yük olmuyor. Spor kulüplerinin borçları affediliyor. Bu devlete yük olmuyor. Ama benden vergi alıyorsun, işsizlik parası kesiyorsun, maaşımın yarını alıyorsun ama bana verirken 'yük oluyor' diyorsun. Halk devletine yük olmaz. Halk, hakkını istiyor".

"EMEKLİLİK GECİKTİKÇE EMEKLİ MAAŞI DA DÜŞÜYOR"

Doğan Türker, EYT'liler olarak sadece emekli olamadıkları için değil aynı zamanda emekli aylığı bağlama oranındaki (ABO) değişiklik nedeniyle de mağdur olduklarını ve geçen her yıl alacakları emekli maaşının düştüğünü de sözlerine ekledi. Türker, "Bildiğiniz gibi emekli maaşı, sigortalının ortalama aylık kazancı ile ABO çarpılarak hesaplanıyor. 2000 yılından önce ABO, yüzde 75'e kadar çıkıyordu. 2000 yılında çıkan bir yasayla bu yüzde 60'a düşürüldü. 2008'de ise yüzde 28'e kadar düştü. Özellikle düşük maaşla çalışan arkadaşlar, SGK'ya prim yatırdıkça emekli maaşları da azalıyor. Bu da ayrı bir hak kaybı. Bununla da mücadele edeceğiz".

EMEKLİLİKTE YAŞ DÜZENLEMESİNİN 20'NCİ YILDÖNÜMÜ GELİYOR

Türker dernek olarak staja başlangıç tarihinde SKG kayıtları yapılmasına rağmen, bu tarihin sigortalılık başlangıcı olarak kabul edilmemesinden dolayı mağdur olanlar için de mücadele edeceklerini belirtti. Türker kadınların doğum borçlanması konusunda da mağduriyet yaşandığını belirterek bu mağduriyetin giderilmesi içinde çaba harcayacaklarını söyledi: "Sigorta başlangıcı olduktan sonra doğum yapan kadınlar çalışamadıkları süreyi prim ödeyerek sigortalılık süresinden saydırabiliyor. Ama sigorta başlangıç tarihinden önce doğum yapan kadınlar, o süreyi sigortalılıktan saydıramıyor. Bu, haksızlık".

Artık federasyonlaşma aşamasına gelen EYT'lilerin öncelikle hedefi, 8 Eylül'de seslerini daha gür duyurmak. Çünkü emeklilikte yaş şartını getiren yasa, 8 Eylül 1999'da çıkarıldı. Türker, mağduriyetlerinin 20. Yıldönümü için özel bir etkinlik düşünüyoruz" diye konuştu. Türker, kurulacak federasyonla Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan randevu isteyeceklerini de söyledi: "Sayın Cumhurbaşkanı'ndan rica ediyoruz. Bizi kabul edip, görüşmesini istiyoruz. Derdimizi anlatmak istiyoruz".