Bursa
Parçalı Bulutlu
7.9°

'Daha kötü senaryolara hazırlanmalıyız'

SAĞLIK , 25 Mart 2020 Çarşamba, 15:20

Uludağ Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kayıhan Pala, Habertürk'te katıldığı canlı yayında koronavirüsle mücadele konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Dünya Sağlık Örgütü'nün virüsün toplumun yüzde 40'ına bulaşabileceği öngörüsünü hatırlatan ve bu sayının Türkiye'de 30 milyonu aşkın kişi anlamına geldiğini belirten Pala, Türkiye'nin olgu tanımını genişleterek daha kötü senaryolara hazırlıklı olması gerektiğini söyledi.

'Daha kötü senaryolara hazırlanmalıyız'

Profesör Pala, sürece dahil edilen özel hastanelerin kamudan kaynak desteği talepleri ile ilgili sorulan soruya şu şekilde yanıt verdi:

'SAĞLIĞI BU KADAR ÖZELLEŞTİRİRSENİZ KAMU SİSTEMİNE İHTİYAÇ ORTAYA ÇIKAR'

"Sağlık sistemini bu kadar özelleştirirseniz kamu sistemine ne kadar ihtiyaç duyduğumuz ortaya çıkar. İnsanlar can derdinde, sağlık çalışanlarımız mücadele ederken burada rakamların konuşulmasını doğru bulmuyorum. Eğer özel hastanelerde bu sürece dâhil ediliyorsa ihtiyaç duyulan tüm malzemeleri devlet temin etmeli. Daha işin başında özel hastanelerin öldüm bittim demesini doğru bulmuyorum. Tüm hastanelerin ortak havuzda toplanması doğru karar. İhtiyaçlar devlet tarafından tek elden karşılanmalı."

Pala, devletin böylesi durumlarda sadece özel hastanelere el koymak değil toplum sağlığı söz konusu ise pek çok adım atabileceğini söyledi. Hala sağlık çalışanlarından koruyucu ekipman talebi geldiğini hatırlatan Pala, şöyle konuştu:

'SAĞLIK ÇALIŞANLARINDAKİ TEDİRGİNLİK ORTADAN KALDIRILMALI'

"Bu dönemde ihtiyaç duyulan malzeme sağlanamıyorsa bırakın özel hastaneleri ilaç firmalarına da el koymak dahil devlet önlemlerini almalıdır. Biz hala sağlık çalışanlarından kişisel ekipman olarak eksik var diye çağrı alıyorsak geç kalıyoruz demektir. Halen kişisel koruma ekipmanı ile ilgili eksiklik yaşandığına dair endişeler dile getiren meslektaşlarımız var. Eğer biz sağlık çalışanlarındaki tedirginliği ortadan kaldırmazsak mücadelemiz başarılı olamaz."

Pala, benzer bulgular taşıyan kişilerin de 'Covid pozitif' olarak kabul edilmesi gerektiğini söyledi ve ekeldi:

'CİDDİ BULGULAR POZİTİF KABUL EDİLMELİ'

"Biz bu süreci henüz daha tepe noktasına gelmeden daha doğru yönetmeliyiz. Daha fazla test yaparak daha fazla pozitif hasta tespit etmeliyiz. Ciddi bulguları olmasına rağmen hala negatif sonuç çıkma oranı yüksek. Yayınlanmış bilimsel araştırmalar göre henüz virüs yükünün fazla olmaması ya da ilk aşamada olması nedeniyle negatif sonuçlar gelebiliyor. Bunları koronavirüs yok dişye tanımlamak yerine Çin gibi potansiyel hasta olarak kabul etmek gerekiyor."

İlk teste negatif sonrasında pozitif çıkma örneklerinin yaşandığını belirten Pala, benzer bulgular taşıyan hastaların 'covid poziitf' kabul edilmeyip negatif tanısı üzerinden eve gönderilmesinin bulaş ihtimalini arttırabileceği uyarısında bulunarak şunları söyledi:

'BENZER OLGULARI POZİTİF ALGILAMAZSAK TEDAVİYE GEÇ KALABİLİRİZ'

"Biz olası vakalar ve ölümlerle ilgili biraz daha olgu tanımını büyüterek yürütmeliyiz. Biz bu olguları pozitif olarak algılamazsak tedaviye geç kalma ihtimalimiz var. Tedaviye erken başlandığında olumlu seyretme ihtimali var. Erken olası olgu kabul etmezseniz bulaştırma riskini önleyemezsiniz. İlk teste negatif sonrasında pozitif çıkanlar oldu. Hekimler olası hasta gözüyle bakıyorsa poziitf gözüyle bakalım.

Sağlık yöneticilerinin rakamların yüksek çıkma ihtimalinden çekinmemesi gerektiğini söyleyen Pala, Dünya Sağlık Örgütü örneği üzerinden Türkiye'nin daha kötü senaryolara hazırlıklı olması gerektiğini belirtti. Pala, şöyle konuştu:

'DAHA KÖTÜ SENARYOLARA HAZIRLIK YAPILMALI'

"Rakamların yüksek olmasından çekinmeyelim. Önemli olan toplumun güvenini sağlamak, başta sağlık çalışanları olmak üzere. Dünya Sağlık Örgütü'nün öngörüsüne göre toplumun yüzde 40'ı virüse yakalanabilir. Türkiye'de 30 milyondan fazla insandan bahsediyoruz. Dolayısıyla daha kötü senaryolara göre sıkı hazırlıklar yapmalıyız."

Pala, hastaların evde izole olup olmadıkları veya sokağa çıkıp çıkmadıkları konusunda tedirginlik duymak yerine bazı önlemeler alınabileceğini belirterek şu önerilerde bulundu:

'KAPATILAN OTELLER DEĞERLENDİRİLEBİLİR'

"Hastaların eğer evlerinde izolasyona uğrayamayacakları düşünülüyorsa kapatılmış bir sürü otelimiz var. Bunları değerlendirebiliriz. Polisiye tedbirler yerine toplumu ikna ederek ve böyle imkanlar sağlayarak süreci yönetmek gerektiğini ancak basta iyi tedbirler alınmasına rağmen son günlerde bu konularda geç kalındığını düşünüyorum."