Bursa
Açık
19.5°
enBursa Haber

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: Cumhurbaşkanımız yeni sistemle ilgili ipuçları verecek

GÜNCEL , 06 Haziran 2018 Çarşamba, 00:58

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, "Seçimlere son bir hafta ya da on gün kala Cumhurbaşkanımız, yeni sistemle ilgili biraz ipuçları verecek. Çok şey konuşuldu bununla ilgili, farklı görüşler ileri sürüldü ama bunları derli toplu şekilde Cumhurbaşkanımız açıklayacak." dedi.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: Cumhurbaşkanımız yeni sistemle ilgili ipuçları verecek

Kalın, HaberTürk'te katıldığı programda gündeme dair soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.

Parlamentoda Cumhur İttifakı'nın çoğunluğu yakalayamadığı takdirde bunun bir krize neden olabilmesi ihtimaline ilişkin, "Türkiye yeniden seçime gider mi" şeklindeki soruya Kalın, "Bizde böyle bir endişe yok. Şu ana kadarki gerek kampanyanın seyri, duygusu, meydanların coşkusu, sokakların heyecanı çok güçlü bir şekilde seçimin ilk turda tamamlanacağına işaret ediyor. Parlamentoda da hem AK Parti'nin hem de Cumhur İttifakı'nın çoğunluğu rahat bir şekilde alacağını gösteriyor." yanıtını verdi.

Kalın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başlattığı kampanyaya ilişkin gittikleri illeri anımsatarak, alanlarda çok büyük bir heyecanın bulunduğunu yineledi.

İnsanların sorunlarını siyaset yoluyla çözebileceklerine inandıkları için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gibi bir lider geldiğinde buna ilgisiz kalamadıklarını belirten Kalın, "O heyecan çok güçlü. Bunu teyit eden anketler de var elimizde. Tam rakamı açıklamayı doğru bulmuyorum ama birinci turda bir sıkıntı olmadan inşallah Cumhurbaşkanımızın seçileceğini görebiliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Kalın, parlamentodaki çoğunluğun Cumhur İttifakı'na ait olmama ihtimaline ilişkin soruya ise "Böyle bir ihtimal şu anda görülmüyor. Olmayan bir şey üzerinden de spekülasyon yapmak istemem ama böyle bir tabloyla karşılaştığımızı varsayalım, o günün şartlarında buna tekrar bakılır." dedi.

Sistemin işleyişi açısından parlamento ile cumhurbaşkanlığı makamının uyum içinde çalışmasının, Türkiye'de siyasi istikrar açısından önemli olduğuna işaret eden Kalın, "Ama bizim gördüğümüz, sahadan izlenimlerden hareketle söylüyorum ve anketlere de baktığımızda, Cumhur İttifakı'nın tek başına parlamentoda çoğunluğu sağlayabilecek bir noktada olduğunu gösteriyor. Bunu rahat söyleyebilirim." değerlendirmesinde bulundu.

"DERLİ TOPLU ŞEKİLDE CUMHURBAŞKANIMIZ AÇIKLAYACAK"

Kalın, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, bir röportajında "böyle bir tablo karşısında a, b, c planlarımız var" şeklindeki sözleri anımsatılarak, "Bu plan nedir? Seçim mi yoksa başka a, b ve c'si nedir?" sorusu üzerine "Bütün ihtimaller her zaman masa üstündedir ve değerlendirilir. Şu anda bir şey söylemek erken olur çünkü seçmenin ve genel kamuoyunun da dikkatini dağıtmak bana çok doğru gelmiyor." dedi.

Seçimlere son bir hafta ya da on gün kala Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeni sistemle ilgili ipuçları vereceğini bildiren Kalın, şunları söyledi:

"Çok şey konuşuldu bununla ilgili, farklı görüşler ileri sürüldü. Bunları derli toplu şekilde Cumhurbaşkanımız açıklayacak. 'Bakanlıkların sayısı, bürokrasi nasıl azalacak' soruları soruluyor. Biz 'azalacak' diyoruz ama bürokratik kademeleri, oligarşiye dönüşen o ilişkileri biz nasıl minimize edeceğiz ve daha ileri hale getireceğiz, Cumhurbaşkanı'nın bununla ilgili açıklamaları olacak.

Orada tablo biraz daha netleşecek. Vatandaşlarımız da görecek, zihninde herhangi bir tereddütü olan varsa, yeni sistemi gördüğü zaman farklı alanlarda Türkiye'yi nasıl daha ileriye taşıyacağına dair ipuçlarını orada görecek."

Erdoğan'ın, "Oyumu Cumhurbaşkanına veririm ama AK Parti'ye vermem söylemini üretenler aslında münafıklar çetesidir." sözleri anımsatılarak, "Kim bu münafıklar çetesi" sorusu üzerine Kalın, erken seçim ilan edildikten AK Parti'nin manifestosunu açıklandığı güne kadar böyle bir algının yaratılmaya çalışıldığını söyledi. Kalın, "'Şu isim, şu kesim' demek zor. Cumhurbaşkanımızın verdiği, tavra tepkiydi." dedi.

"BAŞBAKANLIK, BAŞBAKAN YARDIMCILARI KALKIYOR"

"Cumhurbaşkanlığı danışmanları üzerinden Beştepe'de yeni bir demokratik düzen kuruldu" şeklinde söylemlerin sorulması üzerine ise Kalın, şu ifadeleri kullandı:

"Cumhurbaşkanımızın çalışma tarzını bilmeyenler, dışarıdan bu tür senaryolar yazıyorlar. Bir kere Cumhurbaşkanımızın çalıştığı ekiplerin her biri kendi alanlarıyla ilgili çalışmalarını getirip arz ederler, bunlar genellikle kolektif çalışmalardır. Cumhurbaşkanına arz edilir ve nihai karar oradan çıkar. Çalışma tarzı budur.

Ama bunlar arasında 'katı hiyerarşik ilişkilerin olduğu, birinin öbürünün ayağına basarak ön aldığı' gibi algılar yaratılmak isteniyor. Bir kere Cumhurbaşkanımız böyle bir yönetim tarzına zaten müsaade etmez. O bütün verileri alır, herkesi dinler. Ben bu kadar kendisiyle yakın çalışan birisi olarak biliyorum. MGK toplantısından özel güvenlik toplantılarına, top secret toplantılara, diğer bütün ekonomi ve sosyal politikalarla ilgili konulara kadar hepsine şahit olmuş birisi olarak bunu net görüyorum. İstişareye önem veren bir liderdir Tayyip Erdoğan. Herkesi dinledikten sonra kararını açıklayıp, onaya sunar, o karar haline gelir."

Kalın, Beştepe'nin siyasi rekabetlerin yaşandığı bir yer haline gelip gelmediğine ilişkin soruya, "Kimse siyasi pozisyon peşinde koşmaz. Burada asıl olan devletin ciddiyeti içerisinde, milletin menfaatine olacak kararları oluşturmaktadır." ifadesini kullandı.

Yeni sistemde devlet protokolünün değişip değişmeyeceğine ilişkin soruya ise Kalın, "Başbakanlık kalkıyor, başbakan yardımcıları kalkıyor, bakanlıklar yeniden yapılandırılıyor." cevabını verdi.

"DEVLET CİDDİYETİYLE BAĞDAŞMIYOR"

CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'nin, 2. Ordu Komutanı Metin Temel'le ilgili eleştirilerinin hatırlatılması üzerine Kalın, Temel'in devlet protokolüyle TESK'in düzenlediği iftar davetine katıldığını söyledi.

Kalın, Temel'in söz konusu iftara katılmamasının anormal olabileceğini, bunun bir tavır gibi algılanabileceğini belirterek, şöyle devam etti:

"Açıkçası bu çok da siyasetin kalitesine yakışmayan çıkışlar. Eleştirecekseniz başka şeyleri eleştirin. Ekonomi, sosyal politikaları...eleştirin ama şimdi bakın normal şartlarda olması gereken bir şeyi siz çok zorlayarak siyasi polemik yaratmaya çalışıyorsunuz. Tersi olsaydı ve Metin Paşa katılmasaydı, bu bir 'tavır' gibi algılanırdı. Alkışlama meselesine gelince; şimdi Cumhurbaşkanı konuşuyor ve herkes konuşma içerisinde birkaç defa alkışlanır, her yerde bu olur. 'Alkışlamadı' diye bu sefer başka spekülasyonlar çıkardı. Tartışmanın kendisi bence biraz sakil bir tartışma. Bir parti faaliyetinde değil Metin Paşa. Bunun üzerinden 'apoletlerini sökeceğim, sökerim' vesaire gibi çıkışlar bir kere devlet ciddiyetiyle de bağdaşmıyor."

"HDP, PKK'NIN SÖZCÜLÜĞÜ ROLÜNÜ ÜSTLENMEK DURUMUNDA KALDI"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, meydanlarda sadece İnce'yi muhatap aldığının görüldüğü ve bunun bir strateji olup olmadığına yönelik soruya Kalın, "Bizim mitingelerimizde, Cumhurbaşkanımız konuşmalarında, salon toplantılarında yüzde 95 kendisini anlatıyor. Siyasi olarak tabii ki seçim ortamında polemikler kaçınılmazdır. Çünkü diğer muhalif adayların da her gün konuşmalarına bakın, tersine yüzde 90-95 Tayyip Erdoğan üzerinden gündem oluşturmaya çalışıyorlar." yanıtını verdi.

Kalın, Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş'ın tutukluluğunun hatırlatılması üzerine ise şunları söyledi:

"Asıl derin çelişki, Türkiye'yi yönetmeye aday birisinin PKK terör örgütü ile arasına net bir mesafe koyamaması. Bu yeni bir şey değil. HDP'nin ilk umut vaat ettiği, çözüm sürecinin vesairenin gündemde olduğu günlerde hatırlayın, beklenti neydi? HDP hem bir siyasi parti, aktör olarak, terör örgütü ile arasına net bir tavır ve mesafe koyacak, bu konunun siyasi olarak çözümü için katkı sunacak... Hep örnekler verilirdi, IRA'dan, ETA'dan, İspanya'dan ve İrlanda'dan başka yerlerden. Oralardaki örnekler neydi? Siyasi kanat bu işin öncülüğünü alır, örgütü saf dışı eder, bir silahsızlanma süreci olur. Herkesin beklentisi bu yöndeydi. Ne oldu? Tam tersine maalesef HDP, PKK'nın sözcülüğü rolünü üstlenmek durumunda kaldı. Tercih etti, bunu bilemiyorum, kendi içlerinde ne tür tartışmalar oldu."

Bu arada bir sürü olayların yaşandığını belirten Kalın, vatandaşlara, güvenlik güçlerine ve devlete karşı terör faaliyetlerinin hala devam ettiğini vurguladı.

Kalın, "Türkiye'yi yönetmeye aday bir şahsın ya da bir partinin, bütün Türkiye'yi kucaklamaya aday bir partinin herkesten önce terör örgütü ile arasına çok net bir mesafe koyması gerekirdi. Biz bunu görmedik maalesef." değerlendirmesinde bulundu.

"DAYANIŞMANIN DEVAM EDEBİLECEĞİNİ SÖYLEYEBİLİRİM"

"24 Haziran'dan sonra Cumhur İttifakı devam eder mi?" sorusuna Kalın, "Seçimlere giderken AK Parti ve MHP bir ittifak protokolü imzaladı. Bu seçimlere dönük bir protokoldür, resmi bir kağıt imzalandı, şu şartlarda bu iki parti seçimlere ittifak halinde girecek diye." karşılığını verdi.

Kalın, "25 Haziran'da protokol resmen bitiyor mu?" sorusu üzerine ise "Geçerliğini yitiriyor çünkü artık seçim yapıldı, bitti. Kastedilen şuysa; 'bu iki partinin birlikte hareket etmesi, birbirine destek olması' bunu gerektirecek bir durum yok şu anda. 24 Haziran'da çıkacak tabloyu da göreceğiz. Benim gördüğüm hem AK Parti'de hem MHP'de zaten bu yönde bir irade var." dedi.

"AK Parti ile MHP arasındaki iş birliği biter mi?" sorusuna Kalın, "İş birliği niye bitsin ki? Tam tersine belki daha da yaklaştıracaktır AK Parti ile MHP'yi belli konularda. Ama bu şu demek değil, her konuda bu iki parti yüzde 100 aynı düşünür, aynı şeyi yapar. Görüş farklılıkları olabilir, farklı görüşler gündeme gelebilir." cevabını verdi.

Kalın, 24 Haziran gecesi ortaya çıkacak parlemento tablosuna bakılıp, o gün ona göre mutlaka değerlendirmeler yapılacağını bildirerek, "Genel olarak bu birlikteliğin ve dayanışmanın devam edebileceğini rahatlıkla söyleyebilirim." dedi.

"KÜRTLERİN ÖZGÜRLÜKLERİNİ GERİLETECEK HİÇBİR ADIM ATILMAYACAK"

"Kürt seçmen bu seçimde Cumhurbaşkanı Erdoğan'a oy vermekte tereddüt edebilir yorumları yapılıyor? Siz böyle bir ihtimal görüyor musunuz?" sorusu üzerine Kalın, şu ifadeleri kullandı:

"Diyarbakır mitinginde verdiği en önemli mesajlardan bir tanesi, Kürt vatandaşlarımızın sahip olduğu özgürlükleri geriletecek hiçbir adım atılmayacaktır. Özgürlüklerin korunması konusunda Cumhurbaşkanlığı olarak kendisinin Cumhurbaşkanı olarak bundan sonra izleyeceği politikanın da en önemli ipucunu aslında bu veriyor.

Kürt vatandaşlarımızın temel meselelerin gerek hizmet siyaseti noktasında, gerekse kimliğinin tanınması onurlu eşit vatadaş muamelesi görmesi noktasında hakikaten bir devrim yaşandı, bunu hiç kimse inkar edemez."

"ŞAHSİ HUKUKUMUZA BİANEN YAPILMIŞ BİR ZİYARETTİ"

Kalın, seçim sürecinin başlangıcında Genelkurmay Başkanı Akar ile kendisinin 11. Cumhurbaşkanı Gül'ü ziyaret etmesine ilişkin soruya, "Bu ziyaret tamamen Hulusi Akar Paşa'nın ve benim, Sayın Abdullah Gül ile olan şahsi hukukumuza binaen yapılmış bir ziyaretti." dedi.

Gül ile nasıl bir şahsi hukuklarınının sorulması üzerine ise Kalın, sözlerine şöyle devam etti:

"Hulusi Paşa'nın bildiğim kadarıyla 40 yıla varan bir dostluğu var Sayın Abdullah Gül ile. İkisi de devletin farklı görevlerine, makamlarına geldikleri zaman da bu ilişkileri devam etti. Ta ki bugüne kadar. Benim de yaklaşık 15 yıldan fazla bir süredir Sayın Abdullah Gül ile bir tanışıklığım ve hukukum var. Bu hukuka binaen yapılmış bir ziyaret.

Bunun dışında 'gittiler, ultimatom verdiler, darbeydi' gibi siyasi istismar konusu yapılan meselelerin hiç birinin gerçekle bir ilgisi yok. Biz gittik, görüşlerimizi açıkladık, tamamen kendi şahsi inisiyatifimizle görüşlerimizi açıkladık."

Kalın, "Cumhurbaşkanı Erdoğan mı gitmenizi istedi" sorusuna, "Bilgisi dahilinde gittik ama onun talebi üzerine değil. Biz kendi inisiyatifimizle gittik oraya." dedi.

Gül ile görüşmede neler konuşulduğuna ilişkin ise Kalın, şunları kaydetti:

"Birinci sorumuz, 'sizinle ilgili aday olacak, böyle bir hazırlık var' gibi şeyler konuşuluyor. Böyle bir şey var mı yok mu diye bizzat sizden duymak istedik. Gerekli konuları etraflı bir şekilde değerlendirip, tamamen nezaket çerçevesinde...

Çok senaryo yazıldı, ben de ilk defa konuşuyorum bununla ilgili. Bunun böyle bir siyasi istismar malzemesi yapılması... Bir faydası da olmadı bana sorarsanız, bunu hedefleyenlerin. Netice itibariyle de Sayın Gül aday olmayacağını, olmadığını açıkladı, konu kapandı gitti."

"TAKDİR CUMHURBAŞKANIMIZIN"

Kalın, son günlerde Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliğinde (MESAM) yaşanan olayların sorulması üzerine şunları söyledi:

"Benim için üzücü. Arif hocayla Orhan Gencebay'ın bu polemikleri MESAM'da yaşananlar benim için üzücü. Ama ben detaylarını bilmiyorum, o tartışmaya hiç girmedim, girmek de istemem. Keşke bunlar yaşanmasa, keşke bundan sonra düzeltme imkanı olsa. Çünkü son tahlilde bir mesleki kuruluş içerisinde yaşanan bir tartışma var benim uzaktan görebildiğim kadarıyla."

Yeni kabinede bakanlık beklentisinin sorulması üzerine Kalın, "Benim öyle bir beklentim yok. Takdir Cumhurbaşkanımızın. Önemli olan herkesin bulunduğu yerde görevini en iyi şekilde yerine getirmesidir." dedi.