Bursa
Açık
17.8°
enBursa Haber

CHP'li Şenyurt: Toplum demokrasi istiyor

BURSA , 12 Haziran 2018 Salı, 18:18

CHP Bursa 2. Bölge Milletvekili adayı Mustafa Şenyurt, Türkiye'de temel talebin demokrasi olduğunu belirterek, "Bizi birbirimize düşman etti bu iktidar. İnsanlar birbirine kinle nefretle bakıyor artık" dedi. AK PARTİ'nin AB'ye girme gibi bir talebi olmadığını söyleyen Şenyurt, "Avrupa standartlarında bir demokrasi olsa bu ülkede ve bu demokrasiyi içselleştirmiş bir toplumumuz olsa AK PARTİ'nin alacağı oy yüzde 5 yüzde 7" diye konuştu.

CHP'li Şenyurt: Toplum demokrasi istiyor

CHP Bursa 2. Bölge Milletvekili adayı Mustafa Şenyurt, enbursa.com'u ziyaret etti. Şenyurt, ENGÜNCEL'de Filiz Şentürk'ün sorularını yanıtladı. İşte Şenyurt'un öne çıkan mesajları:

'TOPLUM DEMOKRASİ TALEP EDİYOR'

"O kadar çok şey değişti ki Türkiye siyasetinde, iletişimde de, medyada da, alışveriş kültüründe de, tüketim kültüründe de, çevre kültüründe de değişmeyen hiçbir şey kalmadı. Belki son 50-60 yılda dünya binlerce yılın gelişiminden daha fazla gelişim kat etti. Dolayısıyla siyaset anlayışı da değişti. Çok keskin ideolojik dogmalar bir tarafa bırakıldı mesela, en ana değişim o bence. Muharrem İnce de ifade ediyor, biliyorsunuz, ne sağ ne sol diyor, kadın erkek diyor, genç yaşlı diyor, zengin fakir diyor, işçi işveren diyor. Hepsinin ortak bir paydada birleştiği bir noktaya geldi siyaset. Şimdi insanlar ne talep ediyor? Sağcısıyla solcusuyla, toplumun her kültürel ekonomik kesimiyle demokrasi talep ediyor, adalet, hak, hukuk talep ediyor. Ne talep ediyor? Adil paylaşım talep ediyor. Ne talep ediyor? Dünya ile rekabet edebilecek bir ekonomi istiyor. Yüksek değer üretebilen, yüksek değeri olan, ihracından çok büyük paralar kazanan teknolojiye dayalı üretim talep ediyor. Barış talep ediyor, kayıtsız şartsız barışı sağlayalım, diyor. Herkesin genel talebi, geçmişteki gibi sığ siyaset, sığ siyasi parti talepleri geride kalmıştır artık. Öyle devam edenler, insanların duygularını, inançlarını sömürüp siyaset yapmaya çalışanlar belli bir süre başarılı oldular, ama şimdi yolda kalacaklar."

'SIRALAMANIN ÖNEMİ YOK'

"Hani derler ya üzerimde çok baskı vardı. Aslında samimi söylüyorum vardı! Ama ben istemesem kimse kimseyi zorla aday yapmaz. Örgütten bir talep vardı. Örgüt çekirdekten yetişmiş, partide insanların seçilebilecek yerde olmasıyla ilgili ciddi bir talep vardı ama kendim de arzuladım. Yetkin ve sıfatın ne kadar yukarıda olursa partine, halkına, Bursalılara o kadar yararlı olursun. Ana fikir bu! Bu anlamda bir talep vardı. Sıralama konusunu genel merkez sıraladı. Artı-eksi herkes kendini iyi yerde görmek ister, insanın doğasında var. Ama biz 1'inciyiz, 2'inciyiz, 3'cüyüz, 5'inciyiz demeden her adayımız canla başla çalışıyor. Gerçekten büyük özveriyle çalışıyor. İlçelerimiz, örgütümüz, hele hele kadınlarımız, neredeyse 24 saat çalış desen çalışacaklar. Broşür dağıtıyorlar, tek tek anlatıyorlar. Bütün imkanları kullanıyorlar. Onun için bizim o sırada, bu sırada olmamızın o insanların fedakarlıklarının yanında bir önemi kalmıyor. Çünkü bizim asli görevimiz Türkiye'yi daha iyi bir geleceğe taşımak."

'BURSA MİTİNGİ ORGANİK BİR KALABALIKTI'

"Geçmişte çok büyük eleştiriler alırdık. Şunu değiştirin, bunu değiştirin, şu eksik, bu eksik devamlı bir savunma mekanizmasında anlatmaya çalışırdık. Tek tek anlatmaya da insanın ömrü yetmiyor. Ama şimdi gerçekten çok avantajlı bir durumdayız. Alanda, kırsal kesim dahil hiçbir eleştiri almıyoruz. Bu bizim için çok büyük bir avantaj ve herkes şunu diyor. Bizi bu iktidardan kurtarın! Biz sizi kurtaramayız, siz kendinizi kurtaracaksınız bize oy vereceksiniz biz de sizin adınıza siyasette yerimizi alıp mücadele edeceğiz diyoruz. Çok büyük bir ilgi var, alaka var. Projelerimize çok büyük ilgi alaka var. Muharrem İnce deyince büyük bir sempatiyle karşılıyor. Aynı zamanda Bursa'ya gelişi de bu ivmenin hızlanmasında bir yararı oldu. Muharrem İnce Bursa'ya geldiğinde o miting alanında sizi temin ederim bir kişi taşımalı değildi, bir minibüs bile tutmadık. Çünkü dedik ki bunun ekonomik maliyeti çok fazla oluyor. Gelen kendisinden gelsin dedik. Son derece organik bir kalabalıktı o."

'BİZİ BİRBİRİMİZE DÜŞMAN ETTİ BU İKTİDAR'

"Bizi birbirimize düşman etti bu iktidar. İnsanlar birbirine kinle nefretle bakıyor artık. Başka partidekiler, farklı partilere oy verenler. Neden? İktidar kendisi seçmen tabanını stabil etmek, başka partilere kaçmaması için başka partilere bütün hakaretleri yapıyor, bütün suçlamaları yapıyor. CHP'ye ağza alınmayacak hakaretler, bizim terbiyemiz müsaade etmez ama Muharrem İnce dedi, testi içindekini döker! İçinde ne varsa insan, onu dışa döker. Gerçekten çok doğru. Tek sebebi insanlar isterse birbirini yesin, birbirine kin nefret duysun ama seçimi kazansın. Bir ikbal hırsı bu kadar insanı nasıl içine alır? Nasıl bir duygudur? Nasıl değerler taşıyor bunları anlamak mümkün değil! Bu ülke için insan seçim kaybetmeyi bile göze alır. Yeter ki birlik beraberlik olsun, dostluk olsun, barış olsun."

'TÜRKİYE'NİN İTİBARI SIFIR'

"Demokrasi yoksa, yargı güvencesi yoksa ekonomiye geçiyor yatırım gelmiyor. Yatırımı engelliyor çünkü güvenmiyor. Bunlar yarın el koyar diyor, paramızı alamayız diyor yatırımcılar. Üretim olmazsa toplumsal barış olmuyor, paylaşım olmuyor. Dolayısıyla dış politika yanlışsa yeniden yatırım gelmiyor. Güvenilirlik noktasından uzak oluyorsun. Yani bütün konular birbiriyle bağlantılı. Toplumsal barışı sağlayamamışsan ekonomik yatırımlar bölgesel farklılıklar daha da keskinleşiyor, daha uçurum büyüyor. Şu anda Türkiye'nin itibarı sıfır! Dünya lideri diyorlar bizim yaşamadığımız bir dünyanın lideri herhalde şu anki iktidarın başkanı. Hiçbir yere gidemiyor. Demokrasiyle yönetilen ülkelerin hiçbirisi kabul etmiyor. Zoraki! Merkel'le görüşmek için 1 ay 2 ay kulis yapılıyor. Trump'la görüşmek için 1 ay 2 ay kulisler yapılıyor. Sadece bir görüntü vermek için. Bak biz bunlarla görüşebiliyoruz. Öyle bir şey yok! Sen bütün kredini bitirmişsin, güvenilirliğini bitirmişsin. İleri demokrasi adına çıkmışsın yola AB seni bağrına basmış sen ne demişsin? AB bizim için bir amaç değil, araç demişsin. İşin bitince de o yoldan çıkmışsın. Kendi ait olduğun yola girmişsin. Neresi senin ait olduğun yol? Ortadoğu bataklığı. Ortadoğu bataklığına Türkiye'nin kafasını sokmuşsun iyice boğmak istiyorsun, buna müsaade etmeyeceğiz!"

'AB'YE GİRME TALEPLERİ YOK'

"Bizi yönetenlerde AB'ye girmek gibi bir talebi yok! Demokrasiye inancı yok. Avrupa standartlarında bir demokrasiyle bunların ülkeyi yönetmesi mümkün değil. Avrupa standartlarında bir demokrasi olsa bu ülkede ve bu demokrasiyi içselleştirmiş bir toplumumuz olsa AK PARTİ'nin alacağı oy yüzde 5 yüzde 7. Onu alamaz barajı aşamaz. Dolayısıyla bunlar işine geliyor. Ne diyorlar? Üniversiteleri gereğinden fazla çoğalttık. Bitirenler bize oy vermiyor. Biz çok büyük yanlış yaptık. Bakış açıları bu. Türkiye'yi inançları sömürerek, demokrasi dışı değerlerle yönetmek. Başka türlü yönetmeleri mümkün değil."