Bursa
Açık
30.4°
enBursa Haber

CHP'li Gürer'den flaş EYT açıklamaları

EKONOMİ , 01 Ağustos 2019 Perşembe, 13:47

Başta emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) olmak üzere çalışan ve mağdur kesimlerin sorunlarını her fırsatta gündeme taşıyan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, enbursa.com'a özel açıklamalarda bulundu. EYT'yi "son yılların en büyük hak arama mücadelesi" olarak niteleyen Gürer, "Bu kadar büyük boyutlu toplumsal sorunu hiçbir iktidar 'Ben görmüyorum' diyemez. Eninde sonunda bir çözüm getirilmesi gereklidir" diye konuştu.

CHP'li Gürer'den flaş EYT açıklamaları

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 2 dönemdir çalışan kesimlerin adeta sözcüsü haline gelen CHP Niğde Milletvekili, Tekstil Sendikası Çukobirlik Şubesi Kurucu Başkanı, Endüstri Mühendisi Ömer Fethi Gürer, enbursa.com'a özel açıklamalarda bulundu.

İşte Gürer'in açıklamaları...

Meclis'te, çalışan kesimin sorunlarını en çok dile getiren milletvekillerinden birisiniz. Bugüne kadar bu konularda kaç yasa teklifi hazırladınız? Bu teklifler hangi konuları içeriyordu?

'AKP OYLARIYLA REDDEDİLDİ'

Kanun Teklifi 178 adet, Yazılı soru önergesi 1703 adet... Meclis Araştırma Önergesi 128 adet verdim. Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) olarak bilinen, 1999 yılında çıkarılıp geriye doğru işletilen ve 2008 yılında yaşın 58'den 65'e taşınması ile mezarda emekliliğe dönüşen uygulamanın değiştirilmesi için verdiğim kanun teklifi AKP oyları ile ret oldu. Görüşülmeyi bekleyen emekli intibak düzenlemesi, emekli gıda ve yakacak yardımı, emekli bayram ikramiyesi artırılması, asgari ücret düzenlenmesi, KHK ile çıkarılıp mağdur olan tüm taşeronların kadroya alınması kanun teklifini geçici mevsimlik ve Toplum Yararı Projesinde çalışanların kadroya alınması, SGK öncesi kadın doğum borçlanması, Bağ-Kur kayıt olmadan odaya kayıt olan esnafın oda kaydı prim ödenerek esas alınması, çırak ve stajerler çalışma başladığı an yaşlılık sigorta sayılması, üniversiteli işçiler, sözleşmeli öğretmenler, KYK borçlu mezun üniversiteli iş buluncaya kadar borç ödenmesi, ek 3600 gösterge tüm memurlara çıkarılması, çalışma yaşamında fazla çalışmadan güvencesiz çalışmaya var olan tüm sorunlarla vergi konusu dahil farklı alanlarla ilgili kanun teklifleri verdim.

Engelliler, memurlar, esnaf ve çiftçilerle ilgili de çok sayıda kanun teklifim TBMM Başkanlığında bekliyor. İş cinayetlerinden silahlanmaya kadar çok farklı günlük yaşamda sorunlarla ilgili kanun tekliflerinden öte gıda, tarım, iş ve işçi yaşamı, besici, çevre, doğa, çocuk, kadın hakları dahil çok sayıda Meclis Araştırmam da görüşme beklemektedir.

Siz aynı zamanda bir sendikacısınız. Türkiye'de sendikal hareketin son dönemine baktığınızda EYT'lileri nasıl bir yere koyuyorsunuz?

Çok genç yaşta sendika başkanı oldum. İmzaladığım toplu iş sözleşmesi (TİS) 30 yıldır aşılamamış, gelmiş geçmiş Tekstil İş kolundaki en iyi sözleşmesi idi. Kıdem tazminatı 80 gündü, şimdi 30 gün dahi işçinin elinden alınmaya çalışılıyor.

'EYT SON YILLARIN EN BÜYÜK HAK ARAMA MÜCADELESİ'

Sendikacılık sınırlı etkisi kaldı. Çünkü 15 milyon SGK'lı var, toplu sözleşme grev hakkı ile donanan üye sayısı tüm sendikalarda toplam 700 bin civarında ve bunun önemli bölümü kamuda. Bu durum her şeyi anlatıyor. EYT hareketi son yılların en büyük hak arama mücadelesi. Örnek bir hak arama uğraşı. Demokratik yollardan mücadele edip bu kadar geniş etkileşim yaratan bir dernekleşme yok. Alkışa değer bir mücadele veriyorlar ve inanıyorum hak mücadelesini başaracaklar.

EYT'lilerin sayısı sizin tespitlerinize göre nedir?

'SAYI DEĞİL SORUN ÖNEMLİ'

EYT sayısından daha önemlisi böyle bir sorunun varlığı... Resmi bir veri yok, ama 1 milyondan az etkilenen olmadığı kesin. Sorun katlamadan çözüme ermelidir.

EYT ile ilgili bir düzenleme yapılması halinde bunun bütçeye ağır bir yük getireceği iddiasına ne diyorsunuz?

'HANGİ BÜTÇEYE YÜK GETİRECEK?'

Hangi bütçeye yük getirecek? Savruk, kuralsız, öngörüsüz, yandaşa bulan israfçı anlayışın yaklaşımdır bu EYT bütçe dengesinden söz eden... EYT, olmayan bir hakkı istemiyor ki!.. 20-25 yıl prim ödemiş, devlet, yani siyasi iktidar bu primleri doğru yönetse emekli için ek kaynak gerekmez, EYT, ödediği primi geri istiyor, durum bu kadar basit.

'İKTİDAR ÇÖZÜM ÜRETMEK ZORUNDA'

Çünkü işini yitirince özel sektör yaşlı diye iş vermiyor, iktidar genç diye emekli etmiyor, olan EYT'lilere oluyor. Bu sorun mutlaka çözüme erdirilmeli. Siyasi iktidar bu konuda çözüm üretmek zorunda. Biz EYT için desteğe varız.

EYT konusunda özellikle seçim sonrası iktidar kanadından neredeyse hiç ses çıkmıyor. Bir milletvekili olarak Ankara kulislerine yakın bir isimsiniz. Acaba iktidar ne düşünüyor bu konuda, bir hazırlık var mı?

'ENİNDE SONUNDA ÇÖZÜLECEK'

İktidar ne düşünüyor bilmiyorum ama düşünmeleri gerekir. EYT yalnız bir seçmen değil, hakkı elinden alınan yurttaş... Bu kadar büyük boyutlu toplumsal sorunu hiçbir iktidar 'Ben görmüyorum' diyemez. Eninde sonunda bir çözüm getirilmesi gereklidir.

Doğrulanmayan haberler olmakla birlikte iktidarın EYT için çeşitli formüller geliştirdiği, özellikle Finlandiya modeli diye adlandırılan bir formül üzerinde durulduğu konuşuluyor. Bu konuda görüşünüz nedir?

'SORUNUN KONUŞULMASI BİLE BAŞLANGIÇ'

EYT'lilerin görüşü, düşüncesi alınmadan, göstermelik ve özüne yansımayacak bir düzenleme sorunu çözemez. Ancak sorunun konuşulması değerlendirilmesi en azından bir başlagıç sayılabilir

EYT cephesinde 'bir erken seçim olması halinde yasa çıkarılabileceği' gibi bir görüş hakim. Katılır mısınız? Sizce bir erken seçim olacak mı?

'İKTİDAR 17 YILDIR BECEREMEDİ'

Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik krizde bir erken seçim yeni sorunlar da üretebilir. Her seçimin bir maliyeti var. Muhalefet her koşulda seçimlere hazırdır. Geniş tanımlı 8 milyon işsiz varken, asgari ücret, açlık ve yoksulluk sınırı altında iken iktidarın yandaşa değil, halkın sorunlarına eğilmesi şarttır. Seçim konuşmak yerine sorunları önceliklemek gerekir. Bugün EYT gibi, ek 3600 gibi tüm partilerin seçim öncesi vaatleri olan sorunlar Meclis'te iktidar isterse Meclis açıldığında hemen ele alınabilir. İktidarın işçi, memur, çiftçi, esnaf, emekli, engelli, kadın, genç, işsiz ve farklı mağdur sorunlarına kulağı tıkalı. Ama toplum çoğunluğunun bu kesimler olduğunu unutmasın artık. Hayal değil, her kesim gerçeği görerek değerlendirme yapıyor. İktidar 17 yıldır beceremedi. Bu sorunları çözecekleri seçmek de mağdur kesimlerin görevi...

GÜRER'İN 2 GÜN ÖNCE HALK TV YAYININDA YAPTIĞI AÇIKLAMALAR DA ŞÖYLEYDİ: