Bursa
Açık
20.6°

Bursa'da 'Dünya Çevre Günü'nde HES tepkisi!

BURSA , 05 Haziran 2020 Cuma, 17:03

Bursa'nın Nilüfer ilçesine bağlı Çalı Mahallesinde hidroelektrik santrali tepkisi sürüyor. Bursa Çevre Platformu Bileşenleri, Dünya Çevre Günü'nde de Çalı'da buluştu.

Bursa'da 'Dünya Çevre Günü'nde HES tepkisi!

Bursa'da Çalı halkının uzun süredir devam eden HES mücadelesi Dünya Çevre Günü'nde de gündemdeydi.

5 Haziran Dünya Çevre günü nedeniyle düzenlenen basın toplantısında Çalı HES projesine yönelik tepkiler bir kez daha gündeme getirildi.

Bursa Çevre Platformu Bileşeni ve Çalı Çevre ve Kültür Derneği'nin düzenlediği basın toplantısına Çalı halkının yanı sıra çevreciler, DOĞADER kurucu üyesi Murat Demir, Bursa Barosu Çevre Komisyonu Başkanı Av. Eralp Atabek ve CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu katıldı.

ÇALI'DA NE OLMUŞTU? HABERE GİTMEK İÇİN TIKAYIN...

"PANDEMİYİ FIRSATA ÇEVİRDİLER"

Çalı halkının mücadelesine destek veren CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, "Dilerdik ki Dünya Çevre gününü neşe içinde kutlayalım. Ama maalesef çevre gününde çevre için yurdun dört bir yanında mücadele etmek zorunda kalıyoruz. İktidarı gücü elinde bulunduranlar burada kanununsun hukuksuz bir çalışma yürütülüyor. Artık yurttaşlar sadece çevreyi korumak için değil, hukuku korumak içinde iktidarı elinde bulunduranlara karşı maalesef seslerini duyurmak için böyle korona günlerinde toplanmak zorunda kalıyorlar. Korona virüs başladığından beri bu sürece fırsata çeviren rantçılar her yerde ülkenin dört bir yanında tam gaz çalışmalarına başladı ve bu salgın sürecince doğayı insanı, geleceği, insanı , ağacı, kuşları, çocukları sevenler, hayatı sevenler geleceğini, suyunu toprağını korumak isteyenler her şeyi göze alarak mücadele ediyorlar. Bizde her zaman yanlarındayız. Ve biz inanıyoruz evet adalet gecikebilir ama adalet mutlaka tecelli edecek. Halklı olanlar kazanacak." diye konuştu.

FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN

"YASA DIŞI YAPIYI ENGELLEMEK İÇİN BURADAYIZ"

Bursa Barosu Çevre Komisyonu Başkanı Av. Atabek, "Buradaki çalışmanın hukuksuz olduğunu baştan beri söylüyoruz. Haftalardır bununla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Bir takım sonuçlar elde ettik. Açılan ve açılacak olan çeşitli davalar söz konusu. Şu anda kaçak bir çalışma yapmaktalar ve işin garibi bu kaçak çalışmayı polis gözetiminde yapmaktalar. Bu korumayla daha fütursuzca davrandıkları kesin. Biz gerekli yerlere parsel numaralarını vererek başvurduk. Dava açma süreci içerisindeyiz. Buradaki eylem bir yasa dışı yapının engellenmesi yönündedir." dedi.

Vatandaşların da tepkilerini dile getirdiği eylemde Çalı Çevre ve Kültür Derneği Başkanı Ömer Bora, ortak basın açıklamasını okudu:

"ARTIK GÖVDELERİMİZİ VE YÜREKLERİMİZİ GÖRECEKLER"

"Aylardır neredeyse tüm dünyada olduğu gibi memleketimizde de Covid-19'a karşı mücadele veriyoruz. Ne yazık ki pandemi ile mücadelemizin yanında doğa mücadelesi vermek zorunda kalıyoruz. Çünkü egemenler, aç gözlü şirketler karlarına kar, sermayelerine sermaye katabilmek için doğamıza, toprağımıza, suyumuza yani yaşam alanlarımıza saldırıyorlar. Saldada, Kaz dağlarında, Kirazlı yaylada aynı iflah olmaz mantığı görüyoruz.

Ama bizler doğa savunucuları, köyüne toprağına sahip çıkanlar, derede yüzen balıkların, ormanda yaşayan sincabın yaşama hakkını savunanlar olarak mücadeleden bir adım bile geri durmadık, durmayacağız. Doğayı talan etmekten çekinmeyen şirketler bu süreçte hem işçilerinin sağlığını hiçe saymıştır hem de bizlerin sağlığını tehdit etmiştir. Karantina günlerinde de olduğu gibi normalleşme sürecinde de mücadelemiz artarak devam edecek.

Bugün 5 Haziran dünya çevre günü. Maalesef bugünü neşe içerisinde kutlayamıyoruz. Çünkü bulunduğumuz bu toprakları savunmak zorundayız. Şu gördüğünüz yeşilin bin bir tonu yok olmasın diye buradayız. Eğer biz bugün burada olmazsak hesçi şirket yaklaşık 3 bin metrekarelik alanı betona boğacak. Çocukken oynadığımız bu dereye giremeyeceğiz. Yazın kavurucu sıcaklığında bu ağaçların gölgesinde, bu derenin serinliğinde vakit geçiremeyeceğiz. Şu kurbağaların sesini duyamayacağız. Tek duyduğumuz santralin çark sesleri tek gördüğümüz beton yığınlar ve hüzün olacak.

Bu su bize atalarımızdan çocuklarımıza devretmemiz için miras kaldı. Bizim bu topraklara olan borcumuz var. Gördüğünüz bahçelerden günlerdir erik yiyoruz, çilek yiyoruz, yakında kiraz yiyeceğiz, vişneler olacak. Ova da meyvelerimiz olgunlaşıyor, neden hala suyumuz yok? Her yaz olan su neden bu yaz yok? Bozulmayacak dediğiniz sulama sistemi, zarar görmeyecek dediğiniz çiftçi şimdiden zarar görüyor. Tarım bu topraklarda ilk medeniyetlerden beri devam eden bir şey. Bu topraklar birçok medeniyete ev sahipliği yapmış topraklar. Bulunduğumuz yerin 100 metre ilerisi 3. derece arkeolojik sit alanıdır.

Yaşamın devamlılığını parayla görenlere sesleniyoruz. Bunun yanlış olduğunu paranın yenmeyeceğini anlayın artık. Üretemezsek tükeniriz. Bizler bu topraklara baktığımızda cenneti görüyoruz fakat onlar baktığında sadece para görüyorlar, enerji görüyorlar, maden görüyorlar.

Peki ne uğruna tüm bu yaşananlar? Orta düzeyde bir fabrikanın tüketeceği enerjiyi üretmek uğruna mı bunca çaba. Buradaki annelerimizin ahını almaya çocuklarımızın geleceğini çalmaya değer mi? Buradaki her insanların sağlığıyla oynamaya değer mi? 5 köyün tarım için kullandığı bu suyu riske atmaya değer mi? Bizler bu konuda çok kararlıyız. Kanımızın son damlasına kadar mücadele edeceğiz. Onlar bu dereye inemeyecek. İneceklerse de ağaçların önünde, suyumuzun önünde bu gövdeleri bu yürekleri görecekler."