Bursa
Az Bulutlu
24.1°

Bursa'da 4 okulda koronavirüs şoku!

EĞİTİM , 29 Ağustos 2020 Cumartesi, 15:19

KESK'e bağlı Eğitim Sen Bursa Şubesi Başkanı Derviş Erdem, okullarda koronavirüs vaka sayısının giderek arttığını belirterek, Bursa'da da 4 okulda vaka görüldüğünü söyledi. Erdem, söz konusu okulların karantina altına alınması gerektiğimi savundu.

Bursa'da 4 okulda koronavirüs şoku!

KESK'e bağlı Eğitim Sen Bursa Şubesi Başkanı Derviş Erdem, Milli Eğitim Bakanlığının koronavirüs sürecinde takındığı tavra tepki gösterdi.

Sorunlu Seminer, Sorunlu Okullar

Her yıl eğitim öğretim öncesi yapılan seminerlerin yüz yüze yapılmış olmasına değinen Erdem, "Mesleki çalışmalar için okullara giderek MEB'in ve okulların yüz yüze eğitime ne kadar hazırlıksız olduğunu gördük. Bütün önlemler, hiçbir ödeneği olmayan okullara bırakılmış durumdadır. Okullar kendi imkanlarıyla sadece dezenfektan ile birer tane ateş ölçer temin etmişlerdir. Gördüğümüz bütün hazırlık buydu. Bakanlık okullarda alınacak önlemlere dair ayrıntılı bir planlama yapmamıştır. Daha da önemlisi, okulların açılabilmesi için gerekli ve zorunlu olan ek bütçe ve ek atama gündemlerinde dahi yoktur. Bu koşullarda okullarda bulunmanın yarattığı sağlık riskleri ile baş etmek, tek tek eğitim emekçilerine ve öğrencilere bırakılmış durumdadır." dedi.

Kurumlardan Artan Vaka Sayılarına Şahit Olduk

Okullarda koronavirüs vakalarının arttığına dikkat çeken Erdem, şunları söyledi:

"Sendikamıza gelen bilgiler ışığında; Salı günü 34 okulda, çarşamba günü 46 okulda, perşembe günü 96 okulda, cuma günü 48 okulda vaka tespit edilmiş olup, vaka sayıları gelmeye devam etmektedir. Bu sayılar okul sayıları olup, okullardaki arkadaşlarımıza test yapılmadığı için kaç arkadaşımızın COVID pozitif olduğu kesin bilgisine ulaşılamamaktadır. İlimizde ise; Karacabey MTAL, Karacabey İMKB MTAL, Osmangazi Davut Çalışkan İlkokulu, Yıldırım Yiğitler Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde vaka olduğu haberleri gelmiş, yaptığımız bütün görüşmelere rağmen okullardaki tüm eğitim emekçilerinin karantinaya alınması kararı çıkmamış, diğer arkadaşlarımızın okullara gitmeye devam etmesi istenmiştir." diye konuştu.

Sürecin belirsizlirle dolu olduğunu kaydeden Erdem, şunları kaydetti:

Boşu Boşuna

"Eğitim emekçileri seminerlerde, bütün bir yılın her yönüyle planlamasını yaparlardı. Peki bir planlama yapabildik mi? Kesinlikle hayır. Öğretmenlerimiz ders dağılımını yapamadı, sınıf dağılımları sorunlu yapıldı. Yıllık ders planlarını yapılamadı, çünkü hangi dersin kaç saat işleneceği, seyreltilmiş eğitimin nasıl yapılacağı, seçmeli derslerin nasıl, kaçar saat planlanacağı, uzaktan yapılacak derslerin haftada kaç saat olacağı belli değildi. Sene başı seminer çalışmasında yapmamız gereken en önemli iş olan planlamayı yapamamışken bizleri boşu boşuna okullara çağırıp virüsün yayılmasına sebep olunmuştur."

MEB Belirsizliklerle Dolu

"Yönetmelikle belirlenmiş olan bir haftalık seminer çalışmaları 28 Ağustos'ta bitmesine rağmen, 31 Ağustos-18 Eylül tarihlerinde ne yapılacağına ait bakanlıktan net bir açıklama gelmemiştir. İdareciler, öğretmen arkadaşlara ne söyleyeceğini şaşırmış durumdadırlar. Kimi idareciler öğretmen arkadaşlarımızı bu tarihlerde okullara çağırmış, kimisi uzaktan eğitimi okulda yapacaksınız derken, kimi idareciler ise uzaktan eğitimi evlerinizde yapabilirsiniz demiştir. MEB tarihinde hiç bu kadar belirsizlik yaşamamıştır."

Aşamalı, Seyreltilmiş Şekilde Okulların Açılması Hedeflenmeli

"Eğitim hakkı ve sağlık hakkını birini diğerinin önüne geçirerek değil, birlikte değerlendirmek gerekir. 'Okulları ne olursa olsun açalım'. yaklaşımı da 'Aşı bulunana dek okullar açılmasın.' yaklaşımı da bu anlamda kabul edilebilir değildir. Gerekli önlemler alınarak, aşamalı ve seyreltilmiş şekilde okulların açılmasını hedeflemek gerekmektedir. Ancak, MEB'in ve siyasi iktidarın bu konuda yeterli hazırlık içerisinde olmadığını, doğru ve geçerli bir stratejiye sahip olmadığını belirtmek gerekir.

Bizler, bir an önce yüz yüze eğitimin başlaması gerektiğini düşünmekteyiz. Okulların kapalı kaldığı süre uzadıkça, öğrencilerin eğitimin dışına çıkma oranı artacaktır. Okula yeni başlayan öğrencilerin, okuma yazma, öz bakım gibi temel becerileri edinmeleri için de yüz yüze eğitimin bir an önce başlaması gerekir. Ayrıca okul, öğrencilerin istismar ve şiddetten korunması için en önemli kamusal denetim araçlarından biridir. Yüz yüze eğitim, çocuğun üstün yararı için vazgeçilmezdir.

MEB derhal eğitimin bileşenleri ile bir araya gelip, ortak akılla kararlar almalı, alınan kararlar açıklanarak belirsizliklere son vermelidir. Acilen ek bütçe ile okulların; yardımcı personel, öğretmen, temizlik malzemesi, maske, ateş ölçer ve dezenfektan ihtiyaçları karşılanmalı, bütün yük aile birliklerine, dolayısıyla velilere yıkılmamalıdır. Uzaktan eğitimde ihtiyacı olan öğrencilerin araç gereç ve erişim olanakları sağlanmalı, dezavantajlı öğrencilere yönelik çalışmalar yapılmalıdır."