Bursa
Çok Bulutlu
20°

Bilim Kurulları yaygınlaşmalı!

GÜNCEL , 22 Mayıs 2020 Cuma, 21:40

Sağlık için COVİD-19 nedeniyle kurulun aldığı kararlar ve pandemi konusunda gelinen iyi noktada bağımsız Bilim Kurulu'nun rolünün ne kadar yüksek olduğu görüldü. Neden buna benzer bilim kurulları Türkiye'nin öncelikli problemleri olan ekonomi, eğitim ve tarım alanında da kurulmasın? Buna hangi kanun, hangi otorite engel? İnsan ve Akademi Platformu Başkanı Metin Türk, enbursa.com'a yazdı...

Bilim Kurulları yaygınlaşmalı!

Sağlık Bilim Kurulu alanında oluşturulan kurulun benzeri yapıların, Türkiye'nin öncelikli problem alanları ekonomi, eğitim ve tarım için de oluşturulması, ülkemizin geldiği noktada çok elzem gözüküyor. Bu kurulların oluşturulmasında, karar almasında ve aldığı kararların uygulanması hususunda bir yönetmelik çıkarılarak, siyasi ve dünya görüşü ne olursa olsun kendi alanında yayınladığı bilimsel akademik yayınları, öğretileri toplum tarafından genel kabul görmüş, toplumun farklı kesimlerinden (kamu kurum ve kuruluşları, üniversite, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör) bizlere örnek olan liyakatli kişilerin oluşturduğu bilim kurulları olmalıdır.

COVID-19 virüsü sayesinde Sağlık Bakanı'nın başkanlığında oluşturulan Sağlık Bilim Kurulu, kamu yönetiminde bilimin ve bilmenin, ehliyet ve liyakatin ne kadar değerli olduğunu ve bu şekilde toplumdan ciddi takdir alabileceğini bizlere gösterdi.

Bilim Kurulu üyelerinin kendi alanlarındaki yetkinliği, normal zamanlarda radyo ve televizyonlarda boy gösteren, birtakım hurafelerle aldatmaya çalışan şaklabanların pabucunu dama attı. Bu sayede toplum gerçek bilim adamlığının mezhebin, meşrebin, ideolojinin ve siyasi duruşa bakılmaksızın açık ara önünde olduğunu anladı. Toplum bilginin her şeyden daha değerli olduğunu gördü ve liyakatli bu kişileri tartışmadı ve kurulun aldığı kararları azami olarak uygulamaya koydu.

Günümüzde çok üst seviyede siyasi kazanç elde etmek amacıyla ayrımcılığı, çatışmayı ve ayrıştırmayı körükleyen, keskin siyaset yapan politikacılardan kendini ayrıştırarak, hiçbir siyasi polemiğe girmeyen ve bu durumu siyasi rant için kullanmayan Sağlık Bakanı, toplumun çok büyük bir kesmi tarafından takdir topladı. Demek ki toplumun kanayan yaraları ve ciddi kangren haline gelmiş yılların problemlerini siyasete malzeme etmeden, bilimsel bir duyarlılıkla ve ortak karar alarak çözebiliriz. Korona süreci bunu herkese gösterdi.

Aynı zamanda, bu kriz döneminde hızlı ve bilimsel karar alamayanları ve öne çıkması gereken kurumların ve yöneticilerin nasıl çuvalladığını da görmüş olduk. Gerçek başarılı kurum ve yöneticileri bu tür kriz dönemlerinde ortaya çıkarak farklılıklarını gösterirler. Yoksa normal zamanlarda sıradan birçok yönetici oturmuş kurum ve şirketleri yönetebilirler.

Gelelim bizim asıl bu durumdan almamız gereken derslere ve başka alanlara bunu yansıtıp yansıtamayacağımıza!

Konunun sağlık boyutu ne kadar önemliyse ekonomik, eğitim, tarımsal ve sosyal boyutu da o kadar önemlidir. .

Şöyle ki;

Yaşadığımız sağlık problemi birçok can almakla birlikte bunun ekonomik ve sosyal sonuçları toplumu önümüzdeki yıllarda çok daha vahim etkileyecektir.

Öncelikli olarak ekonomi, eğitim, tarım ve sosyal alanlarda aynı konu üzerinde belirli kişi ve zümrelere yakın kişiler tarafından alınan kararlar birçok kere değiştirilmek zorunda kalınıyor, iktidarın ve dolayısıyla devletimizin yapmış olduğu değişiklikler toplumun yaşamını direkt olumsuz olarak etkilemekte kalmayıp toplumda bürokrasiye, kurumlara ve idarecilere ciddi bir güven kaybına neden oluyor. Halbuki bu tür toplumun genelini ilgilendiren kararlar Sağlık Bakanlığının COVİD-19 salgını sırasında Bilim Kurulu'nda almış olduğu ve yürütmenin uyguladığı kararlar gibi olsa bu karar ve uygulamalar geniş kitleler tarafından hem kabul hem de saygı görür.

Oluşturulacak olan Bilim Kurulları toplumun farklı kesimlerini temsil edecek, kabul görmüş kişilerden oluştuğunda gerek iktidar gerekse de muhalefet bu konuda bu üyelerin maksimum bilgi ve deneyimlerinden faydalanmaya odaklanacak, bu şekilde gereksiz siyasi polemik ve gündemimizi suni konulardan uzak tutacağız. Ayrıca, bu kurulların önerileri bakanlığın vereceği kararlara bilimsel dayanak oluşturacaktır. Bu sayede kamunun kıt kaynakları etkili ve rasyonel bir şekilde dağıtılarak çalışma hayatına da ciddi katkılar sağlanabilecektir.

Burada iktidarın çekincesini oluşturacak temel konu Bilim Kurullarının önerilerinin kendi partisinin ve tabanına vermiş olduğu sözlerle çatıştığı noktalarda "yönetebilme" manevrasının kısıtlanacağı düşüncesidir. Ancak burada da eminiz ki iktidarlar ülkenin genel menfaati söz konusu olduğunda bir takım siyasi oy kazançlarını feda etmekten çekinmeyeceklerdir!

Öncelikli bu konularda Bilim Kurullarının oluşturulması bu ülkede yeni bir umut, heyecan ve başlangıcın habercisi olmakla kalmayacak, tekrar ülkemizin bilime, akademiye, liyakate ve bilgiye verdiği önemi de tazeliyecektir.

"Ben yaptım oldu" felsefesi hiçbir toplumu ileriye götürmediği gibi her zaman yıkımın, çatışmanın ve ayrışmanın da tetikleyicisi olmuştur.

Metin Türk

İnsan ve Akademi Platformu Başkanı

Ekonomist/İş İnsanı

Yunuslardan görsel şölen
Yunuslardan görsel şölen
Türkmen Şelalesi hayran bırakıyor
Türkmen Şelalesi hayran bırakıyor
Konya'da bir doğa harikası
Konya'da bir doğa harikası
Yaylalarda görsel şölen
Yaylalarda görsel şölen