Bursa
Parçalı Bulutlu
18.4°
enBursa Haber

Adanur: Kentsel dönüşüm kazanmamız gereken bir savaş

BURSA , 14 Ağustos 2019 Çarşamba, 18:19

Ergünkent İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Emin Adanur, Bursa'da çözüm bekleyen sorunların başında gelen kentsel dönüşüm konusunda çarpıcı açıklamalarda bulundu. 0.50 emsal uygulamasının topluma ve mahkemelere doğru anlatılamadığını söyleyen Adanur, dönüşümle Nilüfer'de nüfus yoğunluğunun artırıldığı eleştirisine karşı çıktı. Adanur, sorunun çözülmesi halinde Bursa ticaretine 2.5 milyar TL gibi bir rakamın gireceğini, bunun da mucizeyle eşdeğer olduğunu söyledi.

Adanur: Kentsel dönüşüm kazanmamız gereken bir savaş

Bursa'da kentsel dönüşüm çalışmalarını başlatan ilk isim olan Ergünkent İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Emin Adanur, yaşanan süreci enbursa.com'a değerlendirdi.

0.50 emsalin topluma doğru anlatılamadığını söyleyen Adanur, Nilüfer'deki projelerin nüfus yoğunluğunu artırdığı iddiasından sektörde yaşanan bunalıma kadar kapsamlı açıklamalar yaptı.

İşte Emin Adanur'un açıklamaları...

İnşaat sektörü zor bir dönemden geçiyor. Özellikle Bursa'da kentsel dönüşüm konusu tam anlamıyla bir kördüğüme dönüşmüş durumda. Böyle bir ortamda siz Ergünkent İnşaat olarak, henüz 10 gün önce yeni bir projenin temelini attınız. Kriz ortamında nasıl oldu bu?

'SÜRECİ ÖNCEDEN GÖRDÜK'

Bizim çalışma anlayışımız biraz daha farklı aslında. Kişisel harcamalarımıza da hep dikkat etmişizdir. Bizim bu krizden çok fazla etkilenmememizin sebebi hem süreci daha önceden görebilmemiz hem de banka borçluluğumuzun hiç denecek kadar az olmasıdır.

İnşaat, neredeyse son 20 yılın en önemli sektörü oldu. Ancak gelinen noktada bir tıkanma olduğu görülüyor. Evet, küresel ekonominin yarattığı sorunlar da var. Ancak siz sektörün içinden bir isim olarak, sektöre dışarıdan bir gözle bakarsanız, durumu nasıl değerlendirirsiniz? Sektörün de hataları var mı?

'ANLAMSIZ YARIŞIN BEDELİNİ ÖDÜYORUZ'

Bu konuda en büyük hata sektörün, yani bizlerin. Bir kere birbirimizle girdiğimiz anlamsız yarışın bedelini ödüyoruz, onu söyleyeyim. Ve önemli başka bir hata da çok fazla kullanılan banka kredileri. Çünkü çekilen bu kredileri birçok arkadaşımız lüks arabalara ve evlere harcadılar maalesef...

Kentsel dönüşümün gündeme gelmesiyle sektör dışından kişi ya da kurumların da müteahhitliğe soyunduğunu gördük. Ancak üstesinden gelemeyip kenara çekilenler de çoğunlukta. Bu durumu nasıl yorumluyorsunuz? Bu da bir hata değil mi?

'TIKANIKLIK BÜROKRASİDE'

İnsanlar kentsel dönüşümü çok yanlış algıladılar zaten. Kentsel dönüşüm binanın yıkılarak yapılması değil ki!.. Hatta kentsel dönüşümde inşaat aşaması işin en kolayı. Diğer sektörlerdeki kişiler bu işin büyüsüne aldandılar. Bugün yaşanan birçok tıkanıklığın sebebi ise bürokrasinin ilerlememesi.

Özellikle kentsel dönüşümle ilgili sosyal medya hesabınızdan dikkat çekici paylaşımlar yapıyorsunuz. Türkiye'nin neredeyse tamamı ve bu arada Bursa da aktif fay hatlarının üzerinde. Deprem de kendisini sık sık hatırlatıyor. Buna karşın kentsel dönüşüm hala sürüncemede. Sorunlar adeta dağ gibi. On binlerce kişi de mağdur durumda. Cumhurbaşkanı Erdoğan bile yerel seçim öncesi Bursa'da yaptığı mitingde bu soruna değinme gereği hissetti. Bir anlamda vatandaşa söz, yetkililere talimat verdi. Ancak hala somut bir adım yok. Asıl sorun nedir sizce? Neden çözülmüyor?

Aslında benim yaptığım biraz da vicdanımı rahatlatmak. Çünkü bu işi ben başlattım Bursa'da ve başladığımda bunları hayal etmemiştim. Fakat süreç benim de hiç beklemediğim kadar hızlı ilerledi ve bazı hatalar yapıldı. Şimdi herkes bunun bedelini ödüyor aslında.

'EN BÜYÜK SORUN KONUNUN DOĞRU ANLATILAMAMASI'

Bana göre en büyük problem bu konunun doğru anlatılamaması. Bu işin en tepesindeki ve bu işe karar verecek olan kişi kim? Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş... Peki, sorunu çözmeyen kişi Alinur Bey mi? Tabii ki hayır... Konunun maalesef bürokratların kendisine ve mahkemeye doğru anlatılamamasından dolayı bunlar yaşanıyor. Halbuki işin çözüm noktasında birçok öneriler sundum. Özellikle Bursa Ekonomi Gazetecileri Derneği (BEGD) ile yaptığımız Kentsel Dönüşüm Çalıştayı'nda kesin çözümler ve formüller önerdim. Ama anlamsız bir şekilde hiç kimse ilgilenmedi bile. Benim gördüğüm kadarıyla bu işi bürokratik anlamında bilen ve çözebilecek düzeyde herhangi bir bürokrat bulunmuyor.

'BURSA'NIN MASTER PLANI DEĞİŞMELİ'

Bana göre Bursa'nın master planının tekrar gözden geçirilmesinde fayda var. Bugüne kadar 0,50 emsal artışlarının karşılığında, söz konusu bölgede artan nüfus 12 bin civarında. Fakat yine bugüne kadar donatı fonksiyonları değiştiği için emsalin boşa çıktığı, yoğunluğun azaldığı birçok parsel de bulunuyor. Şehrin donatı fonksiyonları tekrar ele alınmalı ve yeni bir master plan yapılmalıdır. Buradan çıkan sonuç zaten mahkemelere yeterli bir gerekçe olacaktır ve planların iptalleri ortadan kalkacaktır.

'DÜN EVET DİYENLER, BUGÜN..'

Bunların hiçbirinin olmamasına rağmen anlam veremediğim başka bir konu ise dün Büyükşehir Meclisi'nde bu konuya el kaldıranların bugün sanki o elleri bir başkası kaldırmış ve kendilerinin hiçbir alakası yokmuş gibi davranmaları... Bu gerçek de herkes tarafından bilinmektedir.

0.50 emsal ile yoğunluğun artırıldığı, bunun ilave altyapı sorunlarına yol açtığı ya da açacağı, nüfus artarken bu nüfusa yetecek kadar sosyal donatı alanları, okul, sağlık vb. hizmetlerin göz ardı edildiği savunuluyor. Bu görüşe ne diyorsunuz?

'174 BİN KİŞİ ALTYAPIYI MAHVETMİYOR DA 12 BİN KİŞİ Mİ MAHVEDİYOR?'

Bunların tamamı hikayelerden ibaret. Az önce de bahsettim, onaylanan 250 planın tamamı tekrar onaylansa ve inşaatları başlasa ve bitse dahi artan nüfus yoğunluğu 12 bin kişiden ibaret. Benim yaptığım hesaplamalara göre ise bugüne kadar yapılan plan değişiklikleriyle bunun 2 katı kadar emsal boşa çıkmış zaten. Bunu ben lise mezunu olan biri olarak dert edinip hesaplıyorum da bu işi mahkemeye veren kurumun başındaki kişiler ve bu işi savunması gereken bürokratlar ve siyasiler neden ilgilenmiyor? Bu şehirde şu anda resmi rakamlara göre 174 bin 865 Suriye mülteci yaşıyor. Şehrin yüzde 5'i... Geleneğimiz göreneğimiz gereği bu insanlara kucak açıp sahip çıkıyoruz. Şimdi Bursa'ya gelmiş olan bu en az 174 bin kişi Bursa'nın mevcut sosyal donatılarını bozup mahvetmiyor da benim kendi içerisinde yer değiştirmiş 12 bin vatandaşım mı bozuyor? Bence bu doğru değil...

Kentsel dönüşümde sorunlar yargı kararlarıyla başladı. Buna karşın sorunun imar plan değişikliklerinin yargı kararları doğrultusunda revize edilmesiyle çözülebileceği anlaşılıyor. Büyükşehir Meclisi'nde de Mayıs 2018'de bu yönde adım atılacağı müjdesi verilmişti. Neden hala bir adım atılmıyor sizce? Projeler yeniden tek tek ele alınıp bu sorun giderilemez mi?

Sorunun çözümü aslında basit. Yargıya iş doğru anlatılamadı. Bu iş son derece aciliyeti olan ve bir an evvel olması gereken bir iş. Düşünün ki bir ambulans yola çıktı ve bir hastayı almaya gidiyor. Yolda giderken ambulans kırmızı ışığı geçiyor, bazen kaldırımdan giderek yayaların hayatını tehlikeye bile sokabiliyor, kısacası hiçbir kurala uymayabiliyor. Neden? Çünkü karşıda ambulansı bekleyen acil bir hasta var ve tüm toplum bunun bilincinde.

'BİR DEPREM OLURSA KAÇ AMBULANS ÇIKACAK?'

Peki ya kentsel dönüşüm? Herhangi bir deprem olduğunda kaç tane ambulans sokağa çıkacak ve yıkılan evlerin altından kaç tane hastayı taşıyacak? Topluma maalesef bu bilinç yerleştirilemedi ve insanlar dönüşümü açıkçası rant olarak gördü. Bugün ise dönüşüm yapan müteahhitlerin aslında herhangi bir rant elde edemediği de açıkça görülmüş oldu.

'10 BİN DEĞİL 100 BİN MAĞDUR VAR'

Tabii bu arada on binlerce kişi mağdur oldu. Evlerini verdiler, kiraya çıktılar, devletin verdiği kira yardımının süresi de doldu. Bu konuda Ankara'ya düşen bir görev var mı? Mağdurları bir nebze olsun rahatlatmak adına ne yapılabilir?

Bu konu Bursa'da çözülür, Ankara'da değil. Ben zaten o insanlara çok üzülüyorum. Çünkü gündelik hayatlarında yaşadıkları birçok kendi sıkıntıları da var. Bu iş dolaylı olarak 100 bin insanı ilgilendiriyor hatta, o kadar mağduru var. Bunun yanında birçok inşaat şirketi ve taşeronlar mağdur durumda. Ortada çözümü görünmeyen bu problem kat malikleri ve inşaat şirketlerinin arasını da çok fazla bozuyor, hatta ciddi problemler yaşandığı bile oluyor. Kentsel dönüşümü bir trafik sorunu gibi algılayabilirler. Vatandaşa birebir dokunan bir problemdir. Yıkılan evler insanların barınma ihtiyaçlarını karşılıyordu, bence bunun farkında olmak lazım ve vatandaşın kirası bitip de kendı cebinden ödemeye başladığı an iş bambaşka bir boyuta taşınır ve şehri altüst eder.

'GEÇMİŞİ TEMİZLEMEDEN GELECEĞE TEMİZ ULAŞAMAZSINIZ'

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın kentsel dönüşümde teminat ya da tamamlama sigortası gibi bir takım düzenlemeler üzerinde çalıştığı biliniyor. Böyle bir düzenleme yaraya merhem olur mu? Örneğin, siz bir müteahhit olarak mağdurların sizden istediği açıklamayı rahatlıkla yapabilir misiniz?

Böyle bir düzenleme henüz kanunlaşmadı. Kanunlaşsa bile hiçbir anlam ifade etmiyor. Çünkü çok geç kalındı. Sorun yeni yapılacak işlerde değil, sorun geçmişten gelen işlerde.. Öncelik geçmişten gelen işleri temizlemekte. Geçmişi temizlemeden geleceğe temiz ulaşamazsınız.

Peki diyelim ki hiçbir şey olmadı, merkezi yönetim de yerel yönetim de herhangi bir adım atmadı. Süreç bu şekilde devam ederse nasıl bir sonuçla karşı karşıya kalınır?

'BİRÇOK FİRMA BATMAK ÜZERE'

Sürecin bu şekilde devam etmesi söz konusu bile olamaz!.. Çünkü şu an insanlar beklenti içerisindeler ve kiraları ödeniyor. kiralarının bitmesi ve beklentilerin karşılanmaması durumunda çok farklı kaotik ortamlar oluşabilir ve bu hiç hoş olmaz. Bu inşaat şirketleri için de geçerli, birçok firma batmak üzere ve buna gerekçe olarak da maalesef planların onaylanmamasını gösteriyorlar ki, haklılar da...

Kentsel dönüşümün asıl amacından uzaklaşarak, daha çok inşaat sektörünü canlandırmayı amaçladığı, dahası belli kesimlere haksız rant kazandırdığı iddiası da var. Siz bu iddialara ne diyorsunuz? Kentsel dönüşüm asıl amacının dışına mı çıktı?

'RANT SADECE KAT MALİKLERİNİN'

'Kentsel dönüşümden rant elde etmiş bir tane firma gösterin bana' desem, herkes havaya bakar; ama gelin görün ki bu artık şehir efsanesi olmuş bir konu. Bu işten rant elde eden birileri varsa onlar da evlerinin değeri 3 katına çıkan kat malikleridir. Onlara da hiç kimsenin hiçbir şey demeye hakkı yoktur. Hepsi risk alarak evlerini yenilemiştir. Nitekim bugün ortada kalan on binlerce mağdur da bu riskin somut bir göstergesidir.

Sorunların aşılarak kentsel dönüşümde doğru adımlar atılması halinde Bursa'ya ne gibi sosyal ve ekonomik katkısı olur?

'2 YIL İÇİNDE BURSA PİYASASI 2.5 MİLYAR TL'

Bu katkı inanın saymakla bitmez. Yapılacak olan işlerin piyasa maliyet karşılığı yaklaşık 2,5 milyar TL. Bu paranın 2 yıl içerisinde Bursa piyasasına girdiğini düşünesenize... Bugün ülkemizdeki her şehirde bu civarda bir yatırımın söz konusu olması bile aslında bir mucize.

'KAZANILMASI GEREKEN BİR SAVAŞ'

İnsanların bu krizde neler yaşadığını hepimiz görüyoruz ve gerçekten bu krizde Bursa ticareti için kazanılması gereken bir savaş diyebilirim kentsel dönüşüm. Bunun yanı sıra sorunun çözüldüğünü ve evlerinin tekrar yenileneceğini gören toplum, yarına daha umutlu bakacaktır. Çocuklar hayallerini güvenlikli, havuzlu ve spor salonları olan sitelerde kuracaklar; gençler güven ve huzur içerisinde kaliteli bir yaşam standardına ulaşacaklar. Ebeveynler de kendilerinin ve çocuklarının can güvenliğini korudukları, onların geleceğine yaptıkları bu güzel katkının mutluluğunu yaşayacaklardır. Kısacası kentsel dönüşüm vatandaşı, yani toplumu ilgilendirir. İnsanların hayallerini ve barınma ihtiyaçlarını doğru dizayn edemezseniz, ileride bunun karşılığını toplumsal reaksiyonlarla maalesef geri almak zorunda kalabilirsiniz.

Örneğin sizin son projeniz Bulvar Diamond. Eski Fatih Sitesi... İkisi arasında ne gibi farklar olacak?

'BETON KALİTESİ YÜKSELDİ'

Eski Fatih Sitesi'nde 40 adet 3+1 konut ve ticaret alanı vardı. Bulvar Diamond'da ise 62 adet, 1+1, 2+1 ve 3+1 konut, artı ticari alanlar bulunmakta. Beton sınıfı olarak Fatih Sitesi'nin çıkan rapor sonuçları C8-C9 civarındaydı. Bugün bizim kullandığımız betonun min. sınıfı C30, hatta bazı yerlerde C40 sınıfı beton. Eski Fatih Sitesi'nde kapalı otopark yoktu. Hatta sitenin oturma izni bile alınmamıştı. Şimdi onlara güvenlikli, kapalı otoparkı olan, çift asansörlü bloklardan oluşan daireler verildi.

Bu arada, sizin yarım kalan projeleriniz için kapınızı çalan binlerce mağdur olduğunu duyuyoruz. Siz bu süreci nasıl yönetiyorsunuz? Taleplere nasıl cevap veriyorsunuz?

'BURSA'YA ÇOK BÜYÜK YABANCI YATIRIMCILAR GELECEK'

Şu an talepleri değerlendiren ayrı bir birimimiz var. İnanın kaba tabiriyle 'yetişemiyorlar' desem yeridir. Lakin çok ciddi ilgilendiğimiz ve aşama katettiğimiz 3 tane farklı işimiz var. Bunlardan bir tanesi Çarşı konseptinde, diğeri Bursa merkez ilçelerinde hiç olmayan bir turizm projesi ve büyük aşama katettiğimiz çok büyük bir konut projemiz var. Üçünün gerçekleşmesi durumunda - ki gerçekleşmemeleri için hiçbir sebep yok- Bursa'ya çok büyük yabancı yatırımcılar gelecek ve bütün Bursa kazanacak.

Halihazırda devam eden projeleriniz var mı? Ne zaman teslim edeceksiniz?

4 adet devam eden projemiz var. Bunlardan üçünü bu yıl teslim etmiş olacağız inşallah. Bir de yeni başladığımız Bulvar Dıamond projemiz var. Onun da teslimatını 2021'in 2. ayında yapacağız.

BURSA'DA BÜYÜK BİR DEPREM OLMASI HALİNDE KAÇ BİNA YIKILACAK?