Bursa
Açık
12.9°
enBursa Haber

81 ilin 56'sı kirli hava soludu

GÜNCEL , 20 Ağustos 2019 Salı, 09:24

Temiz Hava Hakkı Platformu'nun raporuna göre 2018'de Türkiye'deki 81 ilin 56'sı uluslararası standartlar açısından kirli hava soludu. Hava kalitesi en kötü şehirler Kahramanmaraş, Iğdır ve Mersin. Dünya Sağlık Örgütü kriterlerine göre tek temiz havalı il ise Ardahan.

81 ilin 56'sı kirli hava soludu

Ağustos ayı başında Birleşmiş HMilletler, Dünya Sağlık Örgütü (DSO), Birleşmiş Milletler Çevre Programı ile iklim ve Temiz Hava Koalisyonu temiz hava konusunda çağrı yaptı.

Açıklamada 'Temiz Hava Girişimi' adındaki yeni oluşum duyurulurken, BM Genel Sekreteri'nin İklim Eylem Zirvesi Özel Temsilcisi Luis Alfonso de Alba, iklim ve hava kirliliği krizlerinin aynı sebeplerden kaynaklandığını ve birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

Hürriyet gazetesinden Ece Çelik'in haberine göre, Türkiye'de ise Temiz Hava Hakkı Platformu dört yıldır bu konuyla ilgili bilimsel veri üretiyor ve temiz hava hakkı için savunuculuk yapıyor.

TEMA, Greenpeace, Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF), Yeşil Düşünce Derneği, Sağlık ve Çevre Birliği, Halk Sağlığı Uzmanlan Derneği (HASUDER), Türk Nöroloji Derneği'nin de aralarında bulunduğu 16 sivil toplum kuruluşunun girişimleriyle oluşturulan platform bu sene bir yıllık bir çalışmanın sonucu olarak hava kirliliği ve sağlık etkilerini ortaya koyan 'Kara Rapor' yayımladı. Raporda, 2016-2017 ve 2018 yılları mercek altına alındı.

SOLUNUM YOLUYLA KANA VE KALBE GİRİYOR

2013 yılında DSÖ hava kirliliğini kanser yapıcı maddeler arasına eklendiğini belirten Temiz Hava Hakkı Platformu HASUDER temsilcisi Prof. Dr. Çiğdem Çağlayan, en az sigara kadar tehlikeli bir durumla karşı karşıya olduğunu söylüyor.

Kirli havadan kaçışın mümkün olmadığını belirten Prof. Dr. Çağlayan, "Hava kirliliğinin akciğer, kalp hastalıklarında çok önemli rol oynadığını, çocuklarda nörolojik bozukluklara sebep olduğunu biliyoruz. Havada yer alan maddeler belli limitlerde olmalı. Havanın içerisinde çözülmüş şekilde bulunan maddeler, havada bulunan asılı kalan tozlar bulunuyor. Bunların büyüklüğü çok önemli. Bu maddelere 10 mikronun üzerindeyse hapşırık ve öksürükle bunları atabiliyoruz. Ancak 10 mikronun altındaysa bu nefesimize giriyor. 2.5 mikron boyutundaki toz ise solunum vasıtasıyla kana, kalbe kısaca tüm vücuda giriyor" diye uyarıyor.

Partiküler kirliliğin çok yaygın olduğunu belirten Çağlayan, "Türkiye'de hava kalitesi kontrol yönetmeliğinde DSÖ'nün belirlediğine göre daha yüksek hava kirliliğine izin veriliyor. Kirlilik göstergeleri için örgütün limitleri esas alınmalı" diyor.

RAKAMLARLA HAVA KİRLİLİĞİ

  • - Türkiye'de 2017 yılında hava kirliliği trafik kazalarının 7 kati can aldı.
  • - 2018'de hava kalitesi ulusal sınır ve değerlerine göre değerlendirildiğinde 81 ilin yüzde 56'sı kirli hava soludu.
  • - 2017'de hava kirliliği Dünya Sağlık Örgütü'nün önerdiği kılavuz değerlere indirilseydi Türkiye'de yaşanan ölümlerin yaklaşık yüzde 13'ü engellenebilirdi.
  • - 2018'de hava kalitesi en kötü il Kahramanmaraş olarak belirlendi. Kahramanmaraş'ı Iğdır ve Mersin takip etti.
  • - 2018'de Dünya Sağlık Örgütü kriterlerine göre tek temiz il Ardahan'dı.
  • - 2017'de hava kirliliğine bağlı yaşanan ölüm sayısının en fazla olduğu ilk üç il Istanbul, Bursa, ve Ankara.

RAPORDA BURSA NASIL YER ALDI?

Rapora göre, Bursa Merkez'de yaşayanlar neredeyse tüm yıl (10 aydan fazla gün) boyunca sınır değerlerin üzerinde kirli hava soluyor.

Bursalılar son üç yılda yılın yüzde 80'inde 50 μg/m3 daha fazla partikül madde soludular.

300 günden fazla limit aşımı ölçülmesi, hava kirliliğinin 2018 yılının tamamına yayılan bir sorun olduğunu gösteriyor.

Bursa'nın da aralarında olduğu 16 ilde son 3 yıldır hasva kalitesinde hiçbir iyileşme olmuyor ve ciddi bir hava kirliliği yaşanıyor.

Bursa, hava kirliliğine bağlı yaşanan ölüm sayısının en fazla olduğu ikinci il.

Bursa'da 3 yıllık PM10 kirliliği ortalaması 72-90 μg/m3 civarında. Bu değer 2019 ulusal sınır değerin 2 kat, DSÖ limitinin 4 kat civarında üzerinde. Bu da hava kirliliğinin iyileştirilmesi için sıkı önlemler alınması gerektiğini ortaya koyuyor.

BURSA İLİ HAVA KALİTESİNİN DURUMU

Raporun Bursa bölümü de şöyle:

"Bursa, 2014 yılı içerisinde Türkiye'de yıllık PM10 ortalamalarının en yüksek bulunduğu ilk beş il içerisinde yer almış, Bursa (Osmangazi) ve Bursa (İnegöl) hava kalitesi izleme istasyonları Siirt, Düzce ve Iğdır'ın ardından en kirli 4. ve 5. istasyon olarak kayıtlara geçmiştir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Nilüfer Belediyesi verilerine göre Bursa'daki hava kirliliği sorunu Bursa-Osmangazi istasyonu başta olmak üzere Bursa-Beyazıt Caddesi, Bursa-Kestel ve Nilüfer Belediyesi istasyonlarında son beş yıl içerisinde herhangi bir azalma olmaksızın sürerken, İnegöl istasyonunda önemli bir azalma gerçekleşmiştir. Bursa-Kestel istasyonunda 2017 ve 2018'de, Nilüfer Belediyesi istasyonunda ise 2018'de yetersiz veri sorunu yaşanması dikkat çekicidir.

Bu kadar yüksek bir hava kirliliği düzeyi hastalıklar ve erken ölümler açısından çok büyük bir risk oluşturmaktadır. Bursa'da PM10 bakımından günlük ulusal sınır değer aşımlarında da büyük bir artış söz konusudur. 2018 yılında 353 gün ölçüm yapılan Bursa-Osmangazi istasyonunda 296 kez aşılmıştır. 2018 yılında PM10 ölçümü yapılan istasyonlarda 24 saatlik limit aşım sayıları aşağıda verilmektedir.

PM10 için 24 saatlik ortalamaya göre 'İlk seviye uyarı eşiği (260 μg/m3 )' 2018 yılında BursaOsmangazi istasyonunda 2 kez (8 Ocak ve 27 Mart) ve Bursa-Beyazıt Caddesi istasyonunda 2 kez (30 ve 31 Ocak) aşılmasına karşın kamuoyu bu konuda uyarılmamış ve etkin önlemler alınmamıştır. Bursa Tabip Odası tarafından yayınlanan bir raporda, PM10 düzeyi artışı ile kronik tıkayıcı akciğer hastalığı (KOAH) ve akut bronşitin benzer bir artış gösterdiği belirtiliyor. Bursa'da 2016 yılında aylara göre tanı konulan KOAH ve akut bronşit hasta sayısı ile aylık ortalama PM10 düzeyi arasında anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. PM10 düzeyi arttıkça KOAH tanısı alan ya da KOAH tanısıyla hastanelere başvuran hasta sayısında ve akut bronşit tanısı alan ya da akut bronşit tanısıyla hastanelere başvuran hasta sayısında artış gözlenmektedir. Ayrıca, PM10 düzeyi arttıkça astım hastalarının kamu hastanelerine başvuru sayısı da artmaktadır. Bu ilişki tüm istasyonlarda tespit edilmiş olmakla birlikte en belirgin ilişki Bursa-Osmangazi istasyonunda gözlenmektedir [15]. Bursa Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından hazırlanan "Bursa İli 2017 Yılı Çevre Durum Raporu"nda Bursa'da hava kirliliğine yol açan kaynaklar ve hava kirliliğinin giderilmesinde karşılaşılan güçlükler önem sırasına göre aşağıdaki şekilde sıralanmıştır.

Bursa Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün raporunda önemli bir konu dikkat çekmektedir. Raporda kirlilik kaynaklarına ve kirliliğin giderilmesinde karşılaşılan güçlüklerin önem sırasına ilişkin herhangi bir veriye dayalı bilimsel bir değerlendirme söz konusu değildir. Örneğin; Bursa Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından, Bursa'da hava kirliliğinin giderilmesinde karşılaşılan güçlükleri sıralarken birinci sırada Orhaneli Termik Santrali ve maden işletmeleri yerine imalat sanayi işletmelerinin yazılmasının sebepleri bilimsel bir temelle açıklanmamaktadır.